banner1199

banner1197

15.05.2014, 20:38

Bankacılık kesiminde yabancılaşma ve İSMMMO Raporu üzerine bir not

 İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) son raporu ‘Türk Bankacılık Sisteminde Yabancı’laşma’ başlığını taşıyor. Gerçekten önemli bir soruna parmak basmış odamız.
Rapora göre, yabancıların toplamdaki payı Türk bankacılık dizgesinde yüzde 25; bu orana BİST eşdeyişle Borsa İstanbul kapsamı bağlamında bakarsak, yüzde 42’yi aşan bir oran ile karşı karşıyayız.
Yabancı yatırımcıların katılım bankaları da dahil 49 bankadan 37’sinde pay iyesi olması gibi bir manzara söz konusu.

Hani ne derler, attığın taş ürküttüğün kurbağaya değmeli. Acaba yabancıların 2001 yılında HSBC’nin Demirbank’ı satın alması (daha yüksek bir fiyatla satın alma düşünülürken, ilginç ve pek rastlantısal gelişmelerle ve hatta bir aslan sosyal demokrat bürokrat-bankacının da desteğiyle kapatması desek mi?) ile başlayan ve 2013’de Alternatif Bank’ın yüzde 71’inin CBQ’ya satılmasına dek olan süreçte, yabancılar banka satın almak için toplam 20,5 milyar dolar yatırmışlar, bu yatırımlarının değeri 27 milyar dolara ulaşmış ve yanı sıra 12 yıllık dönemde 17 milyar lira kâr elde etmişler. Şekerli misin vay vay / Kaymaklı mısın vay vay!

Patlayan tüketici kredileri ve konut-inşaat kredileri talebi; tam bir organik pazar biçimindeki kredi kartları pazarının kışkırtıcılığı elde var bir. Örneğin bireysel kredilerin toplam kredilere oranı toplamda yüzde 35 iken, yabancı bankalarda bu oran yüzde 60. Ama emperyalist kapitalizmin finansallaşma boyutu ön plana çıkınca elbette ki, finans piyasalarını denetim altına almak ülkenin yönetimini yönlendirmek için olmazsa olmaz koşul oluyor. İmalat sanayinde kâr düşmeleri ve sıkışmalarından kapitalistlerin kalbinde de arada sıkışmalar oluyor zaten.

Raporda bankaların yabancılara geçmesindeki bu artışın kimi sakıncalarına dikkat çekiliyor. Sayılan sakıncaların çoğu piyasa mantığıyla çelişki oluşturmuyor. O yüzden de İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan’ın ‘özelleşme yerine yabancılaşma olduğu’, ‘yabancı bankalara denetimin şart olduğu’ gibi söylemleri sorunun gerçek çözümüne işaret etmiyor. Hem globalleşmeyi (biz emperyalizmin yeni evresi diyelim) her ortamda ve olguda karşı çıkılması bir veri olarak alıp (bkz.İSMMMO Mali Çözüm dergisi sayı 63’teki başyazısı) , sonra da yabancıların kâr transferine karşı çıkmak, sadece kârlı alanlara yatırım yapmalarını eleştirmek, geçimbilimsel bunalımlarda ülke çıkarlarını gözetmeyeceklerini belirtmek pek yaman bir çelişki değil mi?

Gönül ister ki, muhasebe ve denetim sektöründe yabancılaşma konusunu da aynı biçimde ele almalı odamız. Çünkü İSMMMO’nun bankacılık sisteminden önce muhasebe ve denetim sektöründe yabancı’laşma konusuna eğilmesi gerektiğini düşünen malî meslek mensuplarının sayısı bir hayli yüksek! Yabancı denetim şirketlerinde çalışan ama zihin göçü yaşamamış profesyoneller ve kraldan fazla kralcı olmayan diğer malî meslek mensuplarının da bu talebi olduğunu düşünmek pek abes olmayacaktır.


Melih Baş
ulusalkanal.com.tr


Yorumlar (1)
şengül korkmaz 6 yıl önce
zaten ismmmo'nun ve yahya başkanın kafaları hep karışık, tercihleri kapitalizm
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P