banner1199

banner1202

banner1197

banner1203

Nazım Hikmet Ran kimdir? Nazım Hikmet'in kaleminden otobiyografisi

Bugün 118. doğum günü olan Büyük Türk Şairi Nazım Hikmet Ran anılıyor. Nazım Hikmet Ran'ın kendi ağzından hayat hikayesi ve eserleri...

BİYOGRAFİ 15.01.2020, 11:10
Nazım Hikmet Ran kimdir? Nazım Hikmet'in kaleminden otobiyografisi

15 Ocak 1902'de Selanik'te dünyaya geldi. Babası Hikmet Bey, çeşitli illerde valilik yapmış olan Nâzım Paşa’nın oğludur. Osmanlı Hariciyesi’nde çeşitli memurluklarda ve Matbuat Umum Müdürlüğü görevinde bulunmuştur. Annesi Celile Hanım ise, dilci Enver Paşa ile Leylâ Hanım’ın kızıdır. Celile Hanım, İlk kadın ressamlarımız arasındadır.

Küçük Nâzım ilk eğitimini annesi ve sıkça şiirli toplantılar düzenleyen, kendisi de bir mevlevi şairi olan büyükbabası Nâzım Paşa’dan alır. Ve henüz on bir yasındayken ilk şiirini yazar… Orta öğrenimini Galatasaray ve Nişantaşı Sultanilerinde gören Nâzım, 1915 yılında Bahriye Mektebi’ne girer. 1918 yılında ilk kez bir dergide şiiri yayınlanır. Bu bir aşk şiiridir. Ancak, İstanbul’un işgaliyle birlikte yerini yurtsever nitelikte şiirlere bırakır…

Mezuniyetine üç ay kala geçirdiği bir hastalık nedeniyle Bahriye’den ayrılır. Bir grup arkadaşıyla Anadolu’ya geçer. Ankara Hükümeti’nin görevlendirmesiyle arkadaşı Vâlâ Nurettin ile birlikte Bolu’da öğretmenlik yapar.  Daha sonra kısa aralıklarla iki kez Moskova’ya gider. İlkinde iki yıl kalır.

Rusya’da gerçekleştirilen ihtilale tanık olur. Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi KTUV’da ekonomi-politik öğrenimi görür. İkincisi ise küreğe konulma cezasının verildiği dava nedeniyle zorunlu bir göçmenliktir. Bu kez daha önce öğrenci olduğu Üniversite’de çevirmenlik ve asistanlık yapar. Ceza Yasası’ndaki değişiklik nedeniyle 1928 yılında ülkeye döner. Kısa bir süre cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılır.

Çeşitli gazete ve dergilerde yazıları, şiirleri yayınlanır. Kitapları basılır. Siyasal ve entellektüel yaşamda aktif bir rol üstlenen ünlü bir şairdir. Şiirleri ders kitaplarına girer, oyunları devlet tiyatrolarında oynanır ama koğuşturmalardan da kurtulamaz… Sık sık gözaltına alınır, yargı önüne çıkartılır. Onun etkileyici gücü ürkütmektedir kimi çevreleri… Düzmece davalarla yaşamının on yedi yılı hapishanelerde geçer. 1950 yılında ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen kampanyalar sonunda çıkarılan Genel Af Yasası’yla serbest kalır. Ne var ki yaşamına yönelik komplolar nedeniyle yeniden yurtdışına çıkar. Ve ölene dek yurduna, halkına, sevenlerine hasret şiirleri yazacağı göçmenlik yılları başlar…

Bu dönemde Uluslararası Barış Ödülü sahibi bir sanatçı olarak  barış hareketi içinde aktif olarak yer alır. Dünya Barış Konseyi Başkanlık Divanı’na seçilir. Ünlü Şostokoviç’e, Şarlo’nun yaratıcısı Charlie Chaplin’e ve Fransız Parlamentosu Başkanı Eduard Heriot’a Uluslararası Barış Ödülü’nü veren jürinin başkanlığını yapar. Cezaevi yıllarından kalan hastalıklar onu rahat bırakmaz ve acılı yüreği 3 Haziran 1963 günü sabahı Moskova’daki evinde durur.

Nazım Hikmet'in çok sayıda; şiiri, romanı, masalı, hikayeleri, oyunları ve yazıları vardır.

Vatan şairi Mavi Gözlü Dev'i, biz de özlem ve hasretle anıyoruz...


KENDİ CÜMLELERİYLE HAYAT HİKAYESİ

1902’de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem.
üç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova’da komünist Üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-parti konukluğu ve
on dördümden beri şairlik ederim.

kimi insan otların  kimi insan balıkların çeşidini bilir
                                                                           ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
                                                    ben hasretlerin
hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir
           
otuzumda asılmamı istediler,
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
                                                                                  verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu
elli  dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prağ’dan Havana’ya.

Lenin’i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924’te
961’de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır
partimden koparmağa yeltendiler beni
                                                           sökmedi
yıkılan putların altında ezilmedim

951’de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52’de çatlak bir yürekle dört ay sırt üstü bekledim ölümü

sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo’ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımıniçtim ama akşamcı olmadım

hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı, ne mutlu bana
başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
               ama durup dururken de yalan söyledim
bindim tirene, uçağa, otomobile,
çoğunluk binemiyor.
operaya gittim,
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere ben de gitmedim 21’den beri
                    camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye,
                    ama kahve falına baktırdığım oldu
yazılarım otuz kırk dilde basılır
                Türkiyem’de Türkçemle yasak

kansere yakalanmadım daha
yakalanmam da şart değil
başbakan filân olacağım yok
meraklısı da değilim bu işin

bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin’de kederden gebermekte olsam da
                                              insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım,
                              başımdan neler geçer daha
                                                                  kim bilir.                                                            
                                                                                       11 Eylül 1961, Doğu Berlin


HAYATINI KAYBETTİKTEN SONRA YAYINLANAN ESERLER

La Fontaine'den Masallar(1949), 
Saat 21 – 22 Şiirleri(1965), 
Enayi(1965), 
Ferhad ile Şirin(1965), 
İnek(1965), 
İstasyon(1965), 
Kan Konuşmaz(1965), 
Yolcu(1965), 
Yaşamak Hakkı(1966), 
Bu Bir Rüyadır(1966), 
Henüz Vakit Varken Gülüm(2008), 
Öteki Defter(2008), 
Büyük İnsanlık(2011), 
Piraye'ye Mektuplar 1(1998), 
Piraye'ye Mektuplar 2(1998), 
Sanat ve Edebiyat Üstüne(1998), 
Bizim Radyoda Nazım Hikmet(2002), 
Yatar Bursa Kalesinde(1991), 
Sanat, Edebiyat, Kültür, Dil(1992)
Çankırı'dan Piraye'ye Mektuplar(2010)
Bütün Şiirleri(2007)

ulusal.com.tr

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P