banner1199

banner1197

30.10.2015, 23:24

Gandhi değil, Gorbi

 Artık çok açık konuşma zamanı. Kimse kusura bakmasın ben liberal değilim ve hiçbir zaman olmayacağım. O yüzden tarihten dersler çıkarma vazifemiz sabittir. Tarihsel gerçeklik bunu emrediyor ve hayat bu emri dayatıyor. "Basın özgürlüğü ve "yandaş medya" iki kavramında içi boşaltılmış durumda. Hiç kimsenin yalan söyleme, iftira atma, kumpas kurma özgürlüğü yoktur. Dün "Nurjuvazi" diyerek net biçimde karşı çıktıklarımıza bugün içi boş "basın özgürlüğü" naralarıyla destek olamayız. Eşbaşkanlığı ve hırsızlığı elbette unutmayacağız ve hesap soracağız ama yalancıdan, kumpasçıdan da hesap soracağız, sormalıyız. "Yandaş basına" gelince. Baştan yazayım ben yandaşım çünkü Atatürk diyor ki: " "Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum." Bugün sözü edilen "yandaş basınla" alakası olmayan bir yandaşlıktan bahsediyorum. Yani "yandaş" yaftasından kaçıp liberal olamam. Zaten hırsızlığın ve emperyalizmin yandaşı olmayız olamayız.

MAO'DAN DERSLER

7 Eylül 1937'de Çin'in devrimci önderi Mao şöyle diyordu:
"Liberalizm devrimci bir topluluğa son derece zararlıdır. Birliği kemiren, dayanışmayı zayıflatan, kayıtsızlığa yol açan ve ayrılık yaratan yıkıcı bir şeydir. Devrimci safları sağlam bir örgütlenmeden ve sıkı bir disiplinden yoksun kılar, politikaların uygulanmasını engeller. Parti örgütlerini Partinin önderlik ettiği kitlelerden koparır. Bu, son derece kötü bir eğilimdir.Liberalizm, küçük-burjuva bencilliğinden kaynaklanır, kişisel çıkarları birinci plana alır, devrimci çıkarları ikinci plana iter ve bu da ideolojik, politik ve örgütsel liberalizme yol açar."

GLASNOST VE PERESTOROYKA

Gorbaçov döneminde SSCB’nin felaketi iki kelimeyle özetleniyordu: Glasnost(açıklık) ve Perestoroyka(Yeniden Yapılanma) Üstelik iktidarda “devrimci parti” vardı. SSCB’de yolsuzluklarla mücadele sloganlarıyla partiye genel sekreter olan Gorbaçov’un ilk işi “yeni Komünist Parti”yi kurmak olmuştu. Görünüşte orak çekiçli devrimin partisi ülkeyi yönetiyordu ama parti kitlelerden kopuyordu. Mao’nun tanımı tam olarak yerli yerine oturuyordu. Sosyalist SSCB, liberal SSCB oluyordu. Yeni parti, liberalleşmek anlamına geliyordu. Açıklık adı altında açılımlar yapılırken disiplinden uzaklaşılıyordu.

AÇILIM VE YENİLENME

Bugün Türkiye’de en çok konuşulan iki politik olgu var. Birincisi “açılım” ikincisi “yenilenme.” Açılım politikasını uygulamak için adeta partiler birbiriyle yarışıyor. AKP malum eşbaşkanlık görevi dahilinde elinden geleni yapıyor CHP ise Amerikan açılımları ile AB açılımlarını ben daha iyi yaparım politikası güdüyor. “Yeni CHP” derken devrimciliği değil liberalizmi rota ediniyor. Devrimcilik, yeniliğe açık olmak gericiliğe karşı koymak demek elbette ama CHP’nin gerek aday politikası gerekse söylemlerini takip edecek olursak sonuç ortada. Bütün olanları görüp sessiz kalmaksa “kişisel çıkarları ön plana alıp, devrimci politikaları ikinci plana itmektir.” Kısacası 1930'ların CHP'si ve devrimcilerin öğütleri esastır. Açılımla kurulmak istenen "Yeni Türkiye" ile CHP'yi eskimiş kabul etmek aynı kapıya çıkar. Türkiye'yi parçalanmaya götürecek kara formülün Rusçası "Glasnost ve Perestoroyka" Türkçesi "Açılım ve Yeni" dir. Yazının başlığı, anlayana...
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P