banner1199

banner1197

ABD askeri konvoyuna terör örgütü PKK/YPG flaması asılı sivil araçlar eşlik etti

ABD askeri konvoyuna, Türk askeri konvoyu ile buluşma noktasına gelirken PKK/YPG flaması asılı sivil araçlar eşlik etti. Eski Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Necati Özgen, olayı ABD’nin iki yüzlülüğü olarak değerlendirirken bu durumun kabul edilemez olduğunu, ABD’ye sert karşılık verilmesini gerektiğini söyledi

GÜNDEM 10.09.2019, 08:47
ABD askeri konvoyuna terör örgütü PKK/YPG flaması asılı sivil araçlar eşlik etti

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) pazar günü ilk kez Fırat’ın doğusunda Amerikalılarla birlikte kara devriyesine çıktı. Suriye’den Türk konvoyu ile buluşmak için sınıra doğru gelen ABD zırhlı araçlarının arkasında sivil araçlar da görüldü. Ancak bu araçların kime ait olduğu ilk başta anlaşılamamıştı. Ancak dün Hürriyet’ten Fatih Çekirge, Fransız haber ajansı AFP’nin dünyaya servis ettiği fotoğrafları gündeme getirdi. Fotoğraflarda ABD zırhlı araçlarının arkasındaki sivil araçlarda PKK/YPG’nin kukla örgütü SGD’nin flaması dalgalanıyordu.

ABD’YE SERT YANIT VERİLMELİ

AFP’nin fotoğrafları yayınlamasından sonra “Türkiye bundan haberdar mıydı?” sorusu gündeme geldi. İlgililer konuyla ilgili açıklama yapmadı. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, oluşturulacak güvenli bölge hakkındaki değerlendirmesinde, fotoğrafları gündeme getirmeden ‘ABD’nin güvenli bölgeyi Türkiye için değil terör örgütü için istediğini’ söyledi.

Eski Harp Akademileri ve Asayiş Komutanı Necati Özgen, konuyla ilgili Aydınlık’a yaptığı açıklamada olaya sert tepki gösterdi. Bu fotoğrafa inanmak istemediğini kaydeden Özgen, “Böyle bir şey asla kabul edilemez. TSK ve Milli Savunma Bakanlığı bu konuda hemen açıklama yapmalıdır. ABD başından beri ikiyüzlü davranıyor. Türkiye’yi oyuna getirdiyse buna sert yanıt verilmelidir. Bu durum geçiştirilecek bir durum değildir” dedi.

ABD OYALIYOR

ABD ile yapılan kara devriyesini de eleştiren Özgen, şunları kaydetti: “Bu tür devriye ile sonuç almak mümkün değil. ABD, PKK/YPG’ye silah sevkıyatını sürdürüyor. Onları koruma kalkanı altına almış durumda. Bu koşullarla devriye ile zaman geçirmemiz yanlış. ABD, Türkiye’yi oyalıyor. Türkiye, ABD ile değil Suriye ile anlaşmalıdır. Biz geçmişte Irak içinde güvenlik alanları oluşturduk. Timler kurduk. Orgeneral Metin Temel o günlerde binbaşı olarak bazı timlerin başındaydı ve kontrol görevi vardı. PKK, Irak’ın kuzeyinde bitmeden bu timlerin Türkiye’ye geri dönmeyeceği konusunda anlaşma yaptık. Bu, Türkiye’nin güvenliği açısından önemli işler yaptı. Yapılması gereken bu tür alanların oluşmasıdır. Türkiye girmeli ve güvenli bölgelerini kendisi kurmalıdır. Korkmamalıdır. Atatürk de böyle yapmıştı.”

ABD İLE GÖRÜŞMELER SONA ERDİRİLMELİ

Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal da ABD’nin PYD’ye kalkan olmasını eleştirdi. Türkiye’nin bu durumu protesto edip ABD ile güvenli bölge görüşmelerini sona erdirmesini isteyen Ünal, şu görüşleri savundu: “ABD’nin amacı PKK’nın güvenliğini sağlamak; Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunu açıkça dile getirdi. Türkiye bu durumu protesto edip ABD ile sürdürülen güvenli bölge görüşmelerini bitirmelidir. Türkiye’de kurulan Müşterek Harekat Merkezi’ni dağıtmalı, ABD askerlerini göndermelidir. Sonuç almak için de acilen Suriye yönetimi ile işbirliğine geçmelidir. ABD şu anda Türkiye’nin Esad yönetimi ile temasa geçmeyeceği varsayımı ile hareket ediyor. Bu algı kırılmalıdır. Suriye ile temas ABD’ye en iyi yanıt olacaktır.”

DAVUL TOZU MİNARE GÖLGESİ

Terör uzmanı Abdullah Ağar da Fırat’ın doğusunda yapılan kara devriyesini eleştirdi. Ağar, “müşterek kara devriyesi” ile ilgili “Bu şekliyle kalır veya bu haliyle devam ederse davul tozu minare gölgesi taktik görüntülü idari bir faaliyetten ibarettir. Yapılan kara devriyesinin sembolik olarak bir değeri var. Ama sadece sembolik” değerlendirmesi yaptı. Ağar, ABD ile yapılan anlaşma ile “Müşterek Harekat Merkezi” oluşturulduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:”Açıkçası ABD, Müşterek Harekât Merkezi üzerinden; Türkiye’yi elinde tutmuş, Türkiye’nin bir harekât yapmasını engellemiş, en azından geciktirmiş, Türkiye’nin Rusya ve İran ile ilişkilerini germiş, Astana sürecini riske sokmuş ve gelişen güven skalasını aşağıya çekmiş; konsantrasyonu, sorunsalı ve tehdidi Fırat’ın doğusundan İdlib’e çevirmeye çalışmış, Suriye’de kendi varlığı, etkisi ve meşruiyetiyle ilgili kaygan zemini sağlamlaştırmak istemiştir.”

ulusal.com.tr

Yorumlar (0)
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P