banner1199

banner1202

banner1197

banner1203

04.05.2015, 20:51

Hedef: Daha küçük Türkiye

 24 Nisan 2015 tarihi Ermeni diyasporası ve Ermenistan’ın özellikle hazırlık yaptığı ve çok önemsediği bir tarihti. Türkiye üzerine baskının artırılacağı, Türkiye’nin köşeye sıkıştırılacağı ve emperyalizmin bir yalanı olan Ermeni soykırımının tanınması için çok önemli bir döneme girilecekti. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından çok önce ve savaş sırasında Ermenileri kullanan ve Ermeni katliamı yapıldı diye psikolojik harp amacıyla hazırladıkları propaganda kitaplarını yayınlayan emperyalist ülkeler, bugün de aynı yalanın arkasında durdu; hem de büyük riyakarlık örneği göstererek. Amaç belliydi. Bölgede düşündükleri değişiklikleri yapmak.

Nedir bölgede istedikleri değişiklik? Türkiye’nin küçültülmesi, Rusya’nın arka bahçesi olan Güney Kafkasya’nın Rusya’dan koparılarak Batı kontrolüne girmesi, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan dahil... Bunu Gür- cistan’da denediler, Rusya müdahale etti. Ukrayna’da yaptılar Rusya müdahale etti. Rusya’yı Ortadoğu’dan, Doğu Avrupa’dan, Akdeniz’den, Karadeniz’den, Hazar’dan, Orta Asya’dan, Baltık’tan tecrit etmek ve çevirmek ana amaç... Rusya, Hindistan, Çin bağlantısını önlemek, daha sonra da Hint Okyanusu üzerindeki kritik boğaz, geçit ve deniz yollarına hakim olma mücadelesi devam ediyor. Yemen’deki iç savaşın ana nedeni de bu. Yani Güney Yemen’in karasularında bulunan, Aden körfezi ve Bab el Mendep Boğazı’na (Kızıl Deniz çıkışını ve Süveyş Kanalı’nı kontrol eder) hakim Scotra takımadalarında üs tesis etme mücadelesi var ABD ve Rusya arasında. Ermeni soykırım yalanı da bu büyük çerçevede Rusya’yı çevrelemek için Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da yeni devletler kurmak, Türkiye’yi küçültmek amacını taşıyor. Başka bir ifade ile Doğu Anadolu Ermenilere verilmek istenirken, Güneydoğu’da bir Kürt ulusu inşa süreci devam ediyor. Böylece uzun vadede Türkiye ile Ortadoğu arasına ve Türkiye ile Güney Kafkasya dolayısıyla Orta Asya arasına bir set çekilmiş olacaktır. İngiltere 1918-1921 arasında başaramadığı Kafkas Setti projesini hayata geçirmeye çalışıyor.

Türkiye’deki siyasi iktidar, düşünce kuruluşları(!), aydınlar(!), Genelkurmay, MİT, muhalefet partileri, Kürt liderler bunun ne kadarının farkında? Verilen demeçlere, yürütülen politikalara bakıldığında hiç de farkında olmadıkları anlaşılıyor. Bunların bir kısmının yaklaşan tehlikenin farkında olmadıkları aşikar. Yoksa gelin ülkemizi parçalayın anlamına gelecek demeç vermelerinin başka ne anlamı olabilir? Ermeni soykırımı yalanının insan hakları ile, demokrasi ile, insanlık dramı ile bir ilgisinin olmadığını ne zaman anlayacağız?

Türkiye üzerindeki baskılar, ülkemize diz çöktürünceye kadar devam edecektir. Bunun bilincinde olmalı ve tedbirler geliştirmeliyiz. Kafamızı kuma gömmekle, görmezden gelmekle ya da hoşgörü göstererek ve taviz vererek bunu önleyemeyiz. Türkiye’nin gücü bu tehdidi önlemeye yeter ve bize baskı yapan çok sayıda ülkeyi de caydıracak durumdadır. Yeter ki, siyasi irade olsun.
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P