Küreselleşmenin kazananı ve kaybedeni


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

16 Temmuz 2017, 13:47

Küreselleşme saldırısının kazananı, elbette küreselleşmeyi planlayanlardır. Öyleyse küreselleşmenin kazananı, çok uluslu şirketler ve bu şirketlerle iş yapan yerel elitlerdir. Kalifiye çalışanlar ve kozmopolitlerdir. (350 olan çok uluslu şirket (tekel) adedi beş yüze çıktı.)
Kaybedenler arasında; ekonomi üzerindeki etkinliğini, payını ve hukukunu kaybeden ulus devletimizdir.
Buna bağlı olarak, işçiler, yerli şirketlerde çalışan kalifiye çalışanlar ve yerli sermayenin kendisidir.
Emeğin, toprağın ve paranın metalaştırılması, iş güvenliğinin ortadan kaldırılması, çok uluslu şirketlerle ortak yapıda olan sermayenin kuralsızlaştırılmasıyla mümkün oldu.
Bir anlamda, kural koyanlar kendileri oldu. Adına da piyasa dediler. Piyasa istedi, piyasa istemedi jargonu (aslında çok ulusluların talimatı) buradan geldi.
Ekonomik krizlere bir de, siyasi meşruiyet krizleri eşlik ettiğinde, öfkeli bir toplum ortaya çıktı.
Piyasa toplumu olmak veya olduğunu sanmak, halkı kaybedenlerin yanına itti. Halk ezilince dönüp geriye baktı. Geriye bakınca, müktesebatını yeniden milliyetçilikle kazanabileceği düşündü.
Ülkemize yapılan küresel saldırılarda, yönetenler, ekonomik alandaki tüm yetkilerini,kuralsızlaştırılmış çok uluslu sermayeye terk etmiş olmasına karşın,küreselleştiriciler bununla yetinmediler. Ulus devletimizi yıkmak üzere, kiralanmış terör ve içerden devşirilmiş istikrarsızlaştırıcılar oluşturdular.
Küreselleştiricilerin, şehir devletçikler veya mahalle şeklinde mahalle devletleri kurma stratejileri halen yürürlüktedir.
Küreselleşme, milleti kazanan ve kaybedenler olarak ikiye bölerken, buna karşılık, milletin öfkesi, milliyetçilik olarak tezahür etti.
Bu sebepten milletin varlıklarını çok uluslu şirketlere satarken, hiçbir şekilde, Türk milleti demeyenler, ülkenin savunulması mecburiyeti ortaya çıkınca, tek devlet, tek millet diyebildiler.
Dışlayıcı bu milliyetçilik, kapsayıcı olmadığından, bölünmenin derinleşmesine sebep olabilir.
Geleceği olmayan nesiller, güvencesizler gerçeği gördüğünde, bu öfkenin ne tarafa döneceği belirsizdir.
Arzumuz dışlayıcı milliyetçiliğin, tüm halkımızı kucaklayan kazanıcı milliyetçiliğe dönüşmesidir. Vatan savunması ancak bu şekilde mümkün olacaktır.
Küselleşmenin kaybedenleri, kendi aralarında bölünürlerse, kazanan, gene küreselleştiriciler olacaktır.
Neoliberal memnuniyetsizlik sadece bize özgü bir şey değildir. Tüm dünya halkları bu durumdan muzdariptir.


Bülent Esinoğlu
[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.