banner1199

banner1197

03.11.2017, 09:25

Rusya’nın PYD hamlesi

Rusya, 8 Kasım 2017 tarihinde Soçi’de toplanacak olan “Suriye Ulusal Kongresi”ne PYD’yi de davet etti.

Olay önemlidir. Bilindiği üzere PYD konusunda Rusya’nın, başından beri Türkiye’den farklı bir politikası vardır. Moskova’da PYD temsilciliğinin açılmasına izin vermiştir. PYD’nin kontrolündeki Afrin’de, Rus askeri gözlemcileri bulunmaktadır vb.

Türkiye, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’ın ağzından PYD’nin davet edilmesine sert tepki gösterdi.

PYD’nin davet edilmesi olayını iki ayrı açıdan incelemek gerekiyor.
 
Rusya’nın sorumluluğu

PYD, kendisini emperyalist güçlerin kullanımına sunan bir “araç”tır. Rusya, PYD’nin bu niteliğini iyi bilmektedir. İzlediği politikada, “aracı” hasmın elinden alma amacı görülebilmektedir.

“Araç”, bugün ABD’nin elindedir.  Rusya’nın, koşulların değişmesine bağlı olarak aracı, ABD’nin elinden alabileceği hesabını yaptığı anlaşılmaktadır.

Ama bu hesap son derece yanlıştır.

Birinci olarak Obama’nın “Sahadaki kara gücümüz” dediği ve Mayıs ayından bu yana Erdoğan’ın verdiği rakamla ifade edersek 3600 Tır ağır silah ile donattığı bir “aracı”, ABD’nin elinden alma hesabı gerçekçi değildir.

Kaldı ki ABD, uzaktan silah desteği ile yetinmemektedir. Şu anda PYD’nin kontrol ettiği alanlarda 10 adet askeri üs kurmuş durumdadır ve bu üslerde 3 000 kadar ABD askeri görev yapmaktadır.

İkinci olarak PYD üzerinden yapılan hesaplar, Türkiye-Rusya ilişkilerine darbe vurmaktadır. Yani Rusya, ABD’nin elindeki aracı alayım derken Bölgedeki güç ilişkileri denkleminde son derece önemli olan Türkiye-Rusya ilişkilerini tehlikeye atmaktadır.

Böyle bir tehlikenin yol açacağı kayıplar ise PYD’den umulan “fayda” ile kıyaslanamaz.

Bu nedenlere bağlı olarak Rusya, büyük ihtimalle Türkiye’den gelen uyarıları dikkate alacak ve PYD’yi Soçi’deki kongreye davet etmekten vazgeçecektir.
 
Türkiye’nin sorumluluğu

Olaya bir de Türkiye açısından bakmak gerekiyor.

Suriye sahasında durum şudur: IŞİD olayı bitmek üzeredir. Bir yandan Irak Ordusu IŞİD’in elindeki El Kaim kapısına doğru ilerliyor.

Diğer yandan Suriye Ordusu IŞİD’in elinde kalan son yerleşim yerlerini birer birer kurtarıyor. Büyük ihtimalle önümüzdeki bir ay içinde bu kanlı terör örgütü tarihe karışacak.

Ve Suriye’de sorun olarak sadece PYD(PKK)’nın kontrolündeki alanlar kalacak.

IŞİD haledildiği ve geriye kalan örgütlerin durumu konusunda Rusya, İran ve Türkiye’nin dahil olduğu Astana süreci devam ettiği için Suriye Ordusu, bütün dikkatini PYD’nin kontrol ettiği alanlara vermek durumunda olacaktır.

Dolaysıyla Türkiye ve Suriye; ortak düşmana karşı birlikte mücadele etmek durumunda kalacaklardır.

Aslında bu işbirliği bir süredir fiilen gerçekleşmektedir. Ama resmen ifade edilmeyen bir işbirliğidir bu. Böyle olunca da yarım yamalaktır.
 
Irak’taki hamleyi Suriye’de de yapmak

Rusya’nın PYD hamlesini biraz da Türkiye’nin, Suriye ile sürmekte olan bu yarım yamalak ilişkisine bağlamak gerekir.

Rusya’nın PYD konusunda “fantezi yapma lüksü” vardır ama ne Türkiye’nin ne de Suriye’nin böyle bir lüksü yoktur.

Onun için Türkiye ve Suriye’ye pahalıya patlayacak bu tür “fantezi”lerin önüne geçmek için Suriye’nin meşru hükümeti ile derhal açıktan işbirliğine gidilmesi gerekmektedir.

İlk adım, Türkiye’yi yönetenlerin “Esed” söylemini bir yana bırakmalarıdır.

İkinci olarak Türk Ordusu sahada Suriye Ordusu ile ortak hareket edecek ve böylece PYD’ye beyaz bayrak çektirilecektir.

Tıpkı Irak’ta yapıldığı gibi… Türkiye Irak ve İran’ın askeri işbirliğinin sonucu, Barzani’nin tek kurşun atmadan eski sınırlarına dönmesi oldu. Dahası ABD’nin müdahalesiyle kontrolünde olan sınır kapılarını ve havaalanlarını merkezi hükümete devretmek zorunda kaldı.

Şimdi benzer hamleyi Suriye’de gerçekleştirmenin zamanıdır ve top Türkiye’dedir.

Mehmet Bedri Gültekin
ulusal.com.tr
Yorumlar (0)
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P