banner1199

banner1197

28.03.2018, 17:24

Suriye'de Balkanizasyon tehlikesi

Tanımları doğru anlamak için açalım; “Balkanizasyon” sadece Yugoslavya’nın parçalanması için kullanılan bir tabir değildir. Esas olarak 1. Dünya Savaşı’ndan sonra uygulamaya konulan ve yaygın biçimde Balkan coğrafyasında uygulanan bir sistemdir. “Balkanizasyon” bugün daha çok emperyalzimin “böl ve yönet” olarak tanımlanan hilesine verilen diplomatik isimdir. Bir ülkenin tamamen bölünmesi, federal parçalara ayrılması yada yeni uygulamaya göre yerinden yerel yönetimler tarafından yönetilmesi hep Balkanizasyon kapsamında değerlendirilmeli. Yugoslavya açısından bakarsak Yugoslavya Krallığı 1. Dünya Savaşı’ndan sonra dağıldı. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra sosyalistler krallıktan ayrılan bölgeleri birleştirip ileri bir hamle yaptı ve “toprak bütünlüğü” sağladı. Fakat siyasi yapı federatifti. Nitekim 90’lı yıllarda başlayan saldırılar sonrasında federasyon da dağıldı ve toprak bütünlüğü de ortadan kalktı. Şimdi Yugoslavya’dan ayrılan ülkeler var. İki örnek sunalım.

BOSNA HERSEK

Bosna Hersek Cumhuriyeti Yugoslavya Federasyonu’ndan ayrılan bir ülke. Ayrıldı ama federasyondan ayrılan “federasyoncuk” oldu. Bosna Savaşı’nı bitiren Dayton Barış Anlaşması’nda ülkenin “toprak bütünlüğü” teyit edildi ancak siyasi bütünlüğü gevşek bırakıldı. Sırpların yoğun yaşadığı bölgelere Bosna Sırbistanı, Hırvatların yoğun olduğu yerlere Hırvat Bölgesi ve Boşnakların fazla olduğu yerlere Merkez Bosna dendi. Toprak  Bosna Hersek olarak tanımlanıyor ancak üç başkan, üç bakanlar kurulu hatta üç parlamento kendi bölgelerini yönetiyor. Başkanlık ve dış politika yetkileri ise dönüşümlü olarak yürütülüyor. Kısaca aynı ülke içinde yerele dayalı parçalanmış bir yönetim hali. Bir başka değişle yada sistemi savunanların diliyle “gerçek sahipleri bölgelerini yönetiyor” Dayton Anlaşması’nı yapanlar da zaten bu politikayı öne sürerek anlaştılar. Suriye için bugün “herkes kendi bölgesini yönetecek” yönünde yapılan açıklamalar sonuçta yeni bir Bosna Hersek yaratır ve siyasi gerginlik ile bölünme tehdidi asla bitmez. Tek başına “toprak bütünlüğü” ve “toprakları asıl sahiplerine bırakacağız” açıklamaları yetmez.  Toprak bütünlüğünün ve siyasi bütünlüğün sahibi Suriye Devleti olmalıdır.

ETNİK TEHDİT

Peki Suriye’de federasyon olmadı ve siyasi bütünlük de sağlandı. Bu Türkiye ve bölge için “Balkanizasyon” tehdidini ortadan kaldırır mı? Hayır. Emperyalizmin onun için de bir hilesi var. İlk bakışta ülkenin federasyon olmayacağı öne sürülmekte ve bu talebin olmadığı iddia edilmektedir ama BM müktesebatına uydurulmuş bir hile var; “Multi Ethnical State” yani “Çok Etnikli Devlet” Hemen bir örnek verelim.

BELEDİYELERİN YÖNETTİĞİ ÜLKE

Makedonya 2001 yılından itibaren bu sistemle yönetiliyor. Ülke belki uzaktan bakılınca resmi dili Makedonca, bayrağı sarı kırmızı güneş figürü olan bir ülke olarak algılanıyor ancak ülke de yaşam çok farklı. 2001 yılında yapılan Ohri Antlaşması uyarınca ülke “Çok Etnikli Devlet” olarak tanımlandı. Sadece Makedonya değil tabi, Kosova ve Arnavutluk gibi ülkelerde kendilerini çok etnikli devlet olarak tanımlıyor. Fakat Makedonya etnik yapısı nedeniyle en çarpıcı örnek.

MADDELERE İNELİM

1- Ülkede tek millet vurgusu yapılamaz. Bir ülke içinde yaşayan bütün etnik gruplar sayımlarda insanların beyanına göre belirlenir ve bu beyanlara dayanılarak resmi kimliklerine işlenir.

2- Bir bölgede nüfusun yüzde 20′si eğer bir etnik gruptan oluşursa mesela bir yerin yüzde 20′si Türk veya Arnavutsa o bölgede temsi hakkı doğar. Ayrıca resmi kurumlarda temsil hakkı vardır. Bölgeler, şehir ve ilçe belediyeleri olarak belirlenir.

3-”Çok Etnikli Devletler”de il ve ilçe belediyelerinde nüfusu yüzde 20′nin üstünde olan etnik grupların dili resmi dilin yanında kullanılabilir, o etnik grubun bayrağı resmi kurumlarda dalgalanabilir. (Oranı BM belirler. Mesela Kosova’da oran yüzde 5 çünkü Kosova’daki Sırp azınlığın nüfus oranı yüzde 6)

4- Eğer herhangi bir bölgede beyana dayalı nüfus sayımına göre halkın yüzde 51'i etnik olarak üstünse o bölgede yönetim o etnik gruba ait olur.

5- Belediye meclisleri kolluk kuvvetlerine girecek memurlardan, öğretmenlere kadar uzanan memuriyetleri belirleyebilir.

6- Ağırlıklı etnik grubun oluşturduğu bölgede resmi işlerde söz konusu etnik grubun dili kullanılır.

GELELİM SURİYE’YE

Elbette her ülke kendi kararını verme hakkına sahiptir. Makedonya’daki Arnavutlar haklarını teröre başvurmadan, siyasi olarak aldılar çünkü zaten parçalanmış bir ülkeden çıkan devlette temsil hakları var. Her şey ilk aşamaya bağlı. Siyasi bütünlüğü olmayan Yugoslavya Federasyonu parçalanınca içinden çıkan devletlerin halkı da eşit yönetim hakları talep ediyor ve bu hakkı kullanıyor. Bosna’da Sırplar ve Hırvatlar, Kosova’da Sırplar, Makedonya’da Arnavutlar. İşte “Balkanizasyon” böyle bir sistem.  

GELELİM SURİYE’YE

Mesele “sarı öküzü verme” meselesi. Bugün Suriye  savaşında “Suriye Arap Cumhuriyeti” “Suriye Federasyonu” veya “Suriye Çok Etnikli Devleti” olursa “Balkanize” olur ve terör örgütlerinin isteği yerine gelir. Nitekim Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD/YPG, Suriye'de yeni bir parti kurdu. Terör örgütünün yeni adı Suriye Gelecek Partisi. SGP, Türkiye'de HDP'nin de savunduğu "yerinden yönetimi" parti programına aldı. “Yerinden yönetim”, “yerel yönetimler yasası” yada “herkes kendi bölgesini yönetecek” hepsi aynı kapıya çıkar. “Suriye Arap Cumhuriyeti”nin  adı, toprak bütünlüğü ve siyasi merkezi yönetimi esas alınmadan yapılan her anlaşma bölgemiz için “Balkanizasyon” tehdidini devam ettirir. O yüzden Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şanlı zaferlerinden sonra terörden temizlenen bölgeler Suriye Devleti’ne teslim edilmeli hatta Suriye’nin üniter birliği yönünde politikalar geliştirilmelidir. Yeni Suriye Anayasası ve seçim sisteminde “yerinden yönetime” izin veren siyasi oluşumların engellenmesi bölge güvenliği için elzemdir.

Teoman Alili
ulusal.com.tr
Yorumlar (0)
19°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P