banner1199

banner1202

banner1197

banner1203

20.12.2016, 08:57

Türk istihbaratının yeniden yapılandırılması ne anlama geliyor?

Türkiye, geniş olduğu kadar, sorunlar, çatışmalar ve istikrarsızlıklar içeren bir coğrafyada yaşamaktadır. Türkiye coğrafyasında ancak güçlü, üniter, ulus-devletler yaşayabilir. Türkiye’ye yönelik içe ve dış tehditler yanında, ABD ve Rusya ile olan ilişkilerimizin gittikçe askeri risklere açık hale gelmesi, bir an önce milli kapsamda çok çeşitli ve kendine özgü teknolojiler kullanan yeni istihbarat servisleri ve özellikle askeri istihbarat alanında yeni yapıların kurulmasını dikte etmektedir. Türkiye’de Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), iç ve dış istihbarattan sorumludur. MİT kanunu ile diğer bakanlıklara da kendi çalışma alanlarında istihbarat yapma ve MİT ile koordineli çalışma görevi verilmiştir. İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan EGM, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı iç güvenlik ve kolluk görevlerine ilişkin istihbarat toplamakla görevlendirilmiştir. Genelkurmay Başkanlığı’nın ihtiyacı olan istihbaratı sağlama görevi MİT’e verilmiştir. Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki istihbarat başkanlık, daire ve şubeleri gibi birimler birer karargâh ünitesidir. TSK bünyesinde kendisine bağlı askeri amaçlı profesyonel insan istihbaratı birliği bulunmamakta ve bu da askerlerin en büyük zafiyeti olagelmiştir. Son günlerde bazı yayın organlarına yansıyan Türk istihbaratının yeniden yapılanması ile ilgili haberler üzerine bu konuda yeniden bir değerlendirme yapmak gerekli oldu.
 

Türk istihbaratının sorunları ve yeni istihbarat yapılanması

 
İstihbaratın bugünkü anlayışa kavuşması ancak İkinci Dünya Savaşı sonrası modern istihbarat yapılarının kurulması ve Sherman Kent’in öncülük ettiği stratejik istihbarat anlayışının gelişmesi ile mümkün oldu. Öncesindeki istihbarat, daha çok casusluk tarihi idi. Modern anlamı ile istihbarat; haber, bilgi ve verinin toplanıp, analiz edilmesi ile ortaya çıkan işlenmiş bilgi olarak tarif edildi. Ancak, Türk istihbaratı hala casusluk teşkilatıdır, toplanan bilgilerin analiz edildiği bir birim yoktur. Kontr-espiyonaj eksiği hala giderilmemiştir. Soğuk Savaş boyunca MİT, ABD’nin bize görev verdiği Komünizmle mücadeleyi rehber edindi, sol kesimi izledi ve yok etti. Sovyet ajanlarını aradı ve Amerikalıların vereceği istihbarata bağımlı yaşadık. 1990’lı yıllarda, öncelik PKK terörü ile mücadeleye kayınca, Amerikalıların gerçek yüzünü gördük. Ancak, 2003 yılından itibaren siyasi iktidar ile arasına mesafe koyamayan MİT Müsteşarları, PKK ile müzakere gibi teşkilatın üzerine vazife olmayan işlere girişmenin yanında kurumun prestijine de büyük zarar verdiler. Gazete haberlerine göre istihbaratın yeniden yapılanması ile ilgili esaslar şu şekildedir;

 
- İstihbarat; iç ve dış olarak ayrılıyor, MİT’e dış istihbarat görevi veriliyor. İçişleri Bakanlığı'na bağlı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nın istihbaratta daha etkin hale getirilmesi planlanıyor.
 

Çeşitli ülkelerde görevlendirilebilecek dil bilen personel zafiyetinin had safhada olduğu MİT içinde, temel teknolojiyi kullanan personel sayısı bile sınırlıdır. Böyle bir teşkilat yapısı içinde gerekli insan ve teknolojik alt yapısı hazırlanmadan, dış istihbaratı bünyesinde toplamak hükümetin iç siyasi maksatlarına hizmet amaçlıdır.

 
- Bütün istihbarat başkanlık sistemine geçilmesi ile Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Ulusal Güvenlik Direktörlüğü tarafından koordine edecek. Direktörlüğün altında istihbarat birimleri oluşturulacak.

 
AKP öncesinde Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu oluşturulmuş, sonuç alınamamıştı. İstihbaratın koordinasyonu bir kültür işidir ve ABD bile bunda başarısız oldu. Hükümetin direktörlük kurma amacı ise koordinasyon değil, tüm istihbaratı tek elden kontrol yani paranoyadır.

 
- Genelkurmay Başkanlığı'ndan MİT'e devredilen Gözetleme ve Elektronik Sistemler (GES) Komutanlığı, Ulusal Güvenlik Direktörlüğü'ne bağlanacak. İstihbarata teknik altyapıyı sağlayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun koordinasyonunu da Direktörlük yürütecek.

 
Tüm ülkelerde askerlerin kendi ihtiyaçları için istihbarat teşkilleri oluşturulmuş, siber güvenlik ve uzay istihbaratı gibi teşkiller de genellikle ya bağımsız tutulmuş, ya da askerlerin kontrolüne verilmiştir. Türkiye’de GES Komutanlığı’nın bile askerlerden alınması diğer bir korku göstergesidir. Hâlbuki yetişmiş eleman olmadığı için GES K.lığının personel ihtiyacı TSK tarafından karşılanmaya devam etmektedir.
 

- Sivil istihbarat birimlerinin, TSK içinden istihbarat alabilmesine yönelik de yasal düzenleme yapılacak. Bu kapsamda, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı ve bakandan talimat alacak bir birim oluşturulması düşünülüyor.
 

Bir ülke yönetimi, kendi ordusu içinde istihbarat yapmak için sistem kuruyor. Harp Okullarının kapatılması ve Kuvvet Komutanlıklarının Genelkurmay yerine Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmasından sonra orduyu tamamen yozlaştırmak için sivil muhbir ağı oluşturuluyor.

 
Yeni istihbarat yapılanmasının özeti, halkından ve ordusundan korkan bir iktidarın, kendi geleceğini koruma endişesi ile tüm istihbaratı güvendiği bir kişiye bağlaması ve içerideki casus ağını genişletmesidir. Demokrasiler değil, diktatörlükler halkından korkar ve onun hakkında bilgi toplar, işte demokrasiye en büyük tehdit de budur. Denetimi olmayan keyfi devlet gözetimi, demokratik özgürlüğümüze en büyük tehdittir. Politize olmuş istihbarat, ulusal güvenlik maskesi altında bürokrasi ve siyasi çıkarlara hizmet etmek için otoritenin istediği gerçeği arar. Gördüğünü anlamak yerine anladığını görür. Sorun, bu sistemi açık, objektif ve bağımsız bir bilgi işlem sürecine kavuşturmaktır. Aksi takdirde, bugün olduğu gibi istihbarat servisi tamamen politize olmaya, yetersiz kalmaya ve ülke kaynaklarını boşa harcamaya devam eder. Yapılması gereken, istihbarat servisini restore etmeden önce, ülke yönetimi ve kanun koyucuları, eksik istihbarat ile keyfi savaşlardan ve kendine göre dünyayı değiştirme hevesinden alıkoyacak düzeni kurmaktır. İstihbarat teşkilatı, kişisel korkulara göre değil, ülkenin çıkarlarına ve potansiyel tehditlerine uygun olarak yapılanmalı ve ‘kimleri ve neyi izlemeliyiz’ sorusunun doğru cevabını bulmalıdır.

 
İstihbarat yapılanmamız nasıl olmalıdır?

 
Eski istihbarat organizasyonları; çok büyük boyutlu, merkezi ve çok gizlilik yanlısıydılar. Bu tür organizasyonların, ekonomide olduğu gibi istihbaratta da modaları geçmiştir. İstihbarat artık sadece istihbarat teşkilatlarının oyun alanı olmaktan çıkmakta, çeşitli özel, kamu, kolektif ve ticari ajanlar artan ölçüde alana dâhil olmaktadır. İstihbarat dünyasında son 30 yılda meydana gelen gelişmeler, modern istihbarat yapılanmasının temel özelliklerini şu şekilde belirlemektedir; küçülme, teknoloji ve uzman odaklı olma, özelleşme, askerileşme, şirketleşme, modülleşme ve yatay iç içelik. Değişim için sistemi sorgulayacak, statüko yerine alternatif gelecekler bulacak bir kadro ihtiyacı bulunmaktadır. Öncelik yelpazesinin genişliği istihbarat servisleri içinde uzmanlaşmayı ve dışarıdan tedarik usullerini de beraberinde getirmiştir. Yeni güvenlik ortamında istihbarat örgütleri daha akıcı ve yatay olmak zorundadır. Tablo’da önerilen Türk istihbarat yapısı görülmektedir.

 
Tablo: Önerilen Yeni İstihbarat Yapısı


Türkiye’nin güvenliği son on yılda dış ülkenin uçurumun kenarına getirilmesi ile geçmişte hiç olmadığı kadar önemli hale geldi ve paranoya ile karışmaya başladı. Ülkenin politika ve stratejilerinin tıkanmasının en önemli nedeni, çeşitli disiplinlerden ve farklı düşünen uzman personel yetiştirilememesi ve ülkenin ihtiyaç duyduğu istihbaratın üretilememesidir. Bu bir zincirleme reaksiyon ihtiyacıdır. İstihbarat, işlenmiş bilgi olmaktan öte ‘harekete geçilebilir bilgi’ olandır. Yeni istihbarat kültürünün üç temel parametresi sırası; neden dönüştürücü olmak, algı yönetimi ve geleceği tasarlamaktır. Çağımızın sorunları karşısında yapmamız gereken iki şey var; yoğunlaştırılmış istihbarat ve ulusal güvenlik söz konusu olduğunda kararlı olmamız. Türk istihbaratı bugün önemli bir dönemeçte ve yeniden yapılanma için ülkenin şartlarına uygun yeni bir istihbarat anlayışı geliştirilmelidir. Bu sadece terörle mücadelede değil; teşkilat anlayışı, istihbarat üretimi, istihbaratın yeni alanları (siber, uzay, iş, ekonomi vb.), propaganda ve algı yönetimi, örtülü operasyonlar, kontr-espiyonaj gibi işlevlerde de yeni bir bakış gerektiriyor. Bunun için de öncelikle entelektüel bilgiye ve bunu sürekli hale getirecek kurumsal düzenlemelere ihtiyaç var.


Doç. Dr. Sait Yılmaz
ulusalkanal.com.tr
Yorumlar (0)
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P