banner1199

banner1197

05.07.2017, 13:21

Türk tarafından Kıbrıs için 9 öneri

Aslında Filistin sorunu da, Suriye’de yaşananlar da, Kıbrıs ve Ege’de olanlar da birer Doğu Akdeniz sorununun parçaları. Doğu Akdeniz’de büyük bir askeri yığınak var. Dünyanın tüm güçlü devletlerinin denizaltıları, uçakları, üsleri, savaş gemileri burada. Savaş genel olarak bakıldığında da Doğu Akdeniz için veriliyor.

Herkes Suriye’yi konuşurken, biz Kıbrıs’ı bir kez daha ele alalım.

Kıbrıs Konferansı devam ediyor, iki taraf (KKTC ve Rum kesimi), 3 garantör ülke (Türkiye, Yunanistan ve İngiltere) masada oturuyor. Birleşmiş Milletler’in ev sahipliğindeki Konferans’a Avrupa Birliği de gözlemci olarak katılıyor. Görüşmeler İsviçre’de yapılıyor.
 
TAVİZ VERİLECEK Mİ?

Herkesin birleştiği nokta, “Kıbrıs çok önemli, şehit kanıyla alınmış bu toprak masada verilemez” vurgusu.

Birçok bürokrat, uzman, akademisyen, asker AKP’nin Kıbrıs’ta “mutlaka” taviz vereceğini, hatta Kıbrıs’ı kaybedeceğimizi düşünüyor. Ancak manzara pek de öyle görünmüyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamaları da bu düşünceyi destekliyor.

Kısaca yazalım. Uzatmayalım ki anlaşılır olsun.

Müzakere edilen konular paket halinde konuşulsun talebi geldi, Birleşmiş Milletler bunu kabul etti. Şimdi garanti ve güvenlik konuları dahil olmak üzere toprak, mülk gibi her konu paket halinde ele alınıyor. Taraflar da kendi hazırladıkları paketleri BM’ye sundu.
 
GARANTİ VE ASKER ÇEKMEDE GERİ ADIM YOK
 
Türkiye ve KKTC’nin hazırladığı paket ise Rum basınına sızdırıldı. SigmaLive’in sızan bilgilere göre, Türk tarafının birleşme durumunda 9 önerisi var:

1-Garanti Antlaşmaları’nda ‘Mutadismutandis’in geçerli olmalı.
(“Mutadismutandis” hukuki bir terim. Anlamı, “gerekli değişiklikler ile…” demek. Madde şöyle özetlenebilir: Birleşme durumunda garanti anlaşmaları gerekli değişikliklerle geçerliliğini korur.)

2-Garantilerin kaldırılması ve askerin çekilmesi için herhangi bir son tarih olmamalı.
(Türk tarafı bu madde ile Kıbrıs’ta taraflar birleşse bile askerin tamamıyla çekilmesi veya Garanti Antlaşması’nın kaldırılması için hiçbir tarih vermiyor. Bu da sürekliliğin teminatını sağlıyor.)

3-Kıbrıs’ta bir izleme komitesi kurulsun.
(Birleşme olursa, kurulacak bu komite Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin fiili ve etkin olarak uygulanabilirliğini gözlemlenerek ülkedeki gelişmeleri izleyecek ve raporlar sunacak.)

4-Garantilerin 3 dönüşümlü başkanlık ya da 3 seçim döneminden sonra yeniden gözden geçirilsin.
(Birleşme olduğunda 15 yıl sonra son durum incelemesinin yapılmasını isteniyor.)

5-Askeri varlığı devam etmeli.
(Türk Silahlı Kuvvetleri hiçbir şekilde burada askeri varlığından vazgeçmeyecek.)

6-Anlaşmanın 1. gününde önemli sayıda asker azaltılır.
(Birleşme durumunda, Türk askeri çekilmeyecek ama asker azaltacak.)

7-Anlaşmanın uygulanması ile birlikte ilerisi için asker sayısının yeniden değerlendirilmesi uygundur.
(Asker sayısı daha da azaltılabilecek.)

8-Ada’da sürekli bir askeri varlığın son tarih olmadan kalacak.
(Askerin Ada’dan çıkarılması için herhangi bir tarih belirlenmeyecek.)

9-Güvenlik ve Garanti Anlaşmaları’nın bir protokol ile birlikte kurulacak olan yeni devletin müktesebatına dâhil edilmeli.
(Güvenlik ve Garanti anlaşmaları devletin kuruluş anlaşmalarına dahil edilerek bağlayıcılığı ve etkinliği güvence altına alınacak.)

***
 
“YUNANİSTAN SIKIŞTIĞI İÇİN SALDIRDI”

Türk tarafının önerileri, Rumlar tarafından kabul görecek gibi görünmüyor. Bu da doğal olarak ufukta bir anlaşmanın olmayacağını gösteriyor.

Peki, Kıbrıslı Türk uzmanları bu önerileri nasıl değerlendiriyor?

Deniz Hukuku hocası, Girne Amerikan Üniversitesi’nde akademisyen olan Dr. EmeteGözügüzelli’ye göre,Türkiye’nin önerdiği 9 madde Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerini koruyor. 

Türkiye’nin taviz verme durumunun söz konusu olmadığını söyleyen Gözügüzelli şöyle devam ediyor: 

“Türkiye daha etkin ve fiili güvenlik anlayışı ortaya koymuş durumda. Önceki Garanti Antlaşmalarında öngörülmeyen bir izleme komitesinin varlığı, Türkiye’nin olası krizde müdahalesini de kolaylaştıracak yapıda. Ayrıca bu 9 madde, önceki Garanti Antlaşmalarının doğasına da dokunmuyor.”. 

Gözügüzelli’ye göre, Türkiye masadan kalkan taraf olmak istemiyor ve ilerleme sağlanması için özen gösteriyor. Gözügüzelli şunları söylüyor:

“Yunanistan ve Rum kesimi sıkışmış durumda. Yunan askerlerinin ticari niteliklibir Türk gemisine ateş açması her şeyden önce uluslararası hukuka aykırı bir durumdur. Temel gaye Türkiye’nin İsviçre’de masadan kalkmasını ve süreci ucu açık hale getirme çabasıdır.NitekimAtina Ankara’yı masadan kaldırmaya çalışıyor ve masadan çözümsüz ayrılan tarafın Türkiye olduğunu göstermeyi hedefliyor. Türkiye de masadan kalkan tarafın kendi olmayacağını göstermek için Yunanistan’ın saldırısına şimdilik ciddi bir tavır sergilemiyor.” 

KOSOVA ÖRNEĞİ

Gözügüzelli devam ediyor:

“İlerleme sağlanmaması ve Türkiye’nin önerilerin kabul edilmemesi durumunda, Birleşmiş Milletler çözümün olmadığını görecek ve bu son konferans sonrası Kosova örneğinde olduğu gibi bir çözümün yolları KKTC’ye açılacak.”

Dr. Gözügüzelli Kıbrıs halkının tavrının da Annan Planı’ndaki tavrından çok uzak olduğunun altını çiziyor, “Halk bu kez daha çok Türk tezlerini destekliyor” ifadesini kullanıyor. 

Konuştuğumuz birkaç Kıbrıslı Türk uzman da benzer görüşte.

Suriye’deki savaş devam ediyor, savaşın bir diğer ayağı da Kıbrıs’ta yürüyor.

Bu hafta sonlanması beklenen görüşmeler, sadece Kıbrıs’ın, Türkiye’nin, Yunanistan’ın değil, Doğu Akdeniz’in geleceğini belirliyor.
Antalya Körfezi’ne sıkışmak istemiyor, Kıbrıs Türkü’ne yaşanamaz bir dünya kalmasını arzu etmiyorsak, dikkatleri Kıbrıs’taki “savaşa” verelim. Hükümetin taviz verme ihtimaline karşı ise tetikte bekleyelim.
 
Erdem Atay
ulusal.com.tr

 

 
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P