banner1199

banner1202

banner1197

banner1203

27.12.2019, 07:59

UBP-HP Hükümeti, Polis ve tüm güvenlik birimleri, AKEL’in 5. KOL faaliyetlerini önlemek zorundadır (4)

ENOSİS’Çİ AKEL’İN KKTC’de sürdürdüğü 5. KOL faaliyetlerini anlatmak, bu faaliyetlere seyirci kalan hükümet, Polis Genel Müdürlüğü ve Başsavcılığı sorgulamak için 3 gündür sürdürdüğüm yazı serim, bugün Rum milletvekili Niyazi’nin konuşmasına ilişkin değerlendirmemle son bulacak..

Türk ismi taşıyan Rum milletvekili Niyazi Kızılyürek de, AKEL tarafından Lefkoşa Merit Hotel’de düzenlenen ve bir tam gün süren toplantıda konuşan AKEL polit büro üyesi Tomazos Çelebis gibi Türkiye ve KKTC’yi hedef alan kışkırtıcı bir konuşma yaparak şöyle demiştir:

Kıbrıs Türk toplumunun durumu vahimdir. Bu durumdan Kıbrıs’ta bulunacak federal bir çözümle çıkabilir. Kıbrıs Türk Toplumu, Rum yönetimi ile Türkiye arasında sıkıştı, statüsünü, devletini, kimliğini, seyahat özgürlüğünü, haklarını kaybetti, dünyadan görünmüyor..Kıbrıs Türk toplumunun geleceği ve varlığının devamına dair endişeler vardır. Kıbrıs Türk toplumu statüsüz, devletsiz, vatansız, yurtsuz ve ütopyasız bir toplumdur. Türkiye Kuzeydeki coğrafyayı haksız bir şekilde ele geçirdi. Kuzey coğrafyasını Türkiye yönetmektedir ve burayı kendisinin ADDETMEKTEDİR. Kıbrıslıtürkler buna kurban edilmiştir. Dünyadan bakılınca Kıbrıslıtürkler görünmeyen bir konuma gelmiştir. Devlet erkine kavuşamamıştır. Kıbrıslıtürkler yurtsuz bir toplumdur. Kendimiz belirleyici değiliz...Evimiz pis, çünkü bu evlerin çoğu bize ait değil. Bu ortamda kendi kendimizi yöneteceğimizi iddia etmek popülizmdir...Ayrı bir Kıbrıs Türk Devletinin kurulması mümkün değildir . BM ve AB buna KARŞIDIR. Federasyonun önündeki engel Kuzeydeki coğrafyayı haksız şekilde ele geçiren Türkiye’dir. Türkiye’nin Rum tarafıyla çözümsüzlükte işbirliği yapması sonucu Kıbrıslıtürkler statüsüz kalmıştır. Bunun kurbanı da Kıbrıslıtürklerdir... Kıbrıslıtürkler “vahim” durumda olduğunu kabul ediyor, “içimizi temizleyelim, tanınalım, iki devletli çözüm, federal çözüm, AB çatısı altında iki devlet” gibi talepler var ama en gerçekçi ve hızlı çözüm federal bir çözümdür. Yurttaşlar girişimiyle Yurttaşlar insiyatifiyle tabandan birlikte mücadele gerekir...Biz bu toplantıdan çıkacak sonuçları Avrupa Parlamentosu’na taşıyacağız”

AYAKLANMA ÇAĞRISI

ENOSİS’çi AKEL milletvekili Niyazi, bu konuşmasıyla açıkça toplantıya katılan sivil Toplum örgütlerini KKTC’ye ve Türkiye’ye karşı ayaklanmak için kışkırtmıştır

Durumumuz Vahimmiş! Statümüzü, Devletimizi, kimliğimizi, seyahat özgürlüğümüzü kaybetmişiz..

Ne var durumumuzda?

Durumumuz asıl, 1974 öncesi adanın yüzde 3’ünde Rum kuşatması altında iken vahimdi...

Ne ki 45 yıldır özgürüz, Türk askerinin ve ordumuzun korumasında, kendi sınırlarımız içinde, Devletimizin çatısı altında , güvenlik içinde yaşıyoruz...

1974 öncesi 548 dolar olan kişi başına düşen milli gelirimiz 14 bin dolara çıktı. 25 üniversitemiz 100 bin yabancı öğrenciye eğitim veriyor...Dünyanın 20 ülkesinde temsilciliğimiz var, 80 ülke ile ticaret yapıyoruz...

Tam aksi, 45 yıldır kimliğimiz, varlığımız güvence altında, toplu mezarlara atılma korkumuz yok...

Tam aksi, kuşatma altında yaşadığımız, yollardan alınıp katledildiğimiz günlere göre asıl şimdi seyahat özgürlüğümüz var. Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Afriaka’ya kadar her yıl 100 binden fazla insanımız turistik turlara katılıyor, dileyen biletini alıp dilediği ülkeye gidiyor, geziyor...

-Vatansız, yurtsuz, ütopyasız bir toplum olmuşuz

Deli saçması değil mi bunlar? Vatanımız, yurdumuz, devletimiz, kanımızla, canımızla kurduğumuz KKTC topraklarıdır...Ütopyamız, daha güçlü, Anavatan ile daha da bütünleşmiş, daha gelişmiş bir devlet-cumhuriyettir..

Türkiye burayı işgal etmiş...

Türkiye’nin işgalci olduğunu ileri süren tek bir BM kararı bile yoktur... Türkiye buraya ENOSİS’i ve mutlak bir Türk soykırımını önlemek için garanti anlaşmasının verdiği hak ve yetkiyle müdahale etmiştir..Bunu teyit eden Yunan Temyiz Mahkemesi ve Avrupa Konseyi kararları vardır...

Türkiye çözümü engellemiş...

1985-1986 Cuellar Planlarını, Gali Planını, Annan Planını Türkiye kabul etti, Crans Montana sürecini Türkiye destekledi...Rum eski Dışişleri Bakanı Rolandis bile Rum tarafının şimdiye dek 17 çözüm Planını reddettiğini açıkladı...

ENOSİS’çi Rum yönetiminin avukatı olduğun, onların ağzıyla bir Rum olarak konuştuğun ne kadar açık!

Türkiye Kıbrıs Türklerini kurban etmiş!

Rum vahşetini perdelemekten utan! Kıbrıs Türklerini kimin kestiğini görmek istiyorsan, Atlılar, Muratağa, Sandallar, Taşkent, Alemünyo, Ayvasıl toplu mezarlarına git...Türkiye olmasaydı bütün Kıbrıs Türkü o mezarlarda olacaktı...

Türk ismi taşıyan bu Rum milletvekilinin her satırına susturucu yanıt vermek olası...Ne ki gerek yok. Çünkü o 40 yıldır içinde yaşadığı, beslendiği, AP’de onları temsil ettiği, onların oyuyla seçildiği, ENOSİS’çi AKEL’DEN aday yapıldığı, Rum Toplumundan biri olduğu için, yani bir Rum olarak konuşuyor..

Bizim gibi, yani TÜRK gibi düşünmüyor, TÜRK’E ve Türklüğe hizmet etmiyor...Temsilcisi olduğu ENOSİS’çi güruha, AKEL’e, Rum Halkına ve Rum Devletine hizmet ediyor...

KABAHAT BUNU KONUŞTURANDA

Ne ki kabahat onda değil..

Kabahat, Rum kimliğini özümsemiş, Rum devleti adına çalışan böyle bir kişinin ve ENOSİS’çi partisinin KKTC’de seçim kampanyası yapmasına, afişler asmasına, devlet televizyonuna çıkmasına, KKTC’de irtibat ofisi açmasına, sivil toplum örgütlerini toplayarak psikolojik harekat çalışması yapmasına, seyirci kalan KKTC hükümetlerindedir...

Başsavcılık ve Polis Genel Müdürlüğü ve diğer güvenlik birimlerindedir

Bu iş böyle devam edemez, etmemelidir...

KKTC, 5.kol faaliyetlerine karşı, kendini savunma mekanizmasına sahip olmalıdır...

Hükümet, Polis Genel Müdürlüğü ve Başsavcılık mevcut yasaları kararlılıkla uygulayarak Rum tarafının ve özellikle AKEL’in içimizdeki 5. KOL faaliyetlerini önlemek zorundadır...

Rum tarafındaki partilerin, Rum milletvekillerinin ve yabancıların KKTC’de siyasi faaliyet yapmaları yasaklanmalıdır...Kendi devletimizde, kendi topraklarımızda örgütlerimizi İSYANA teşvik eden konuşmalar, toplantılar, örgütlenmeleri yapmaları önlenmelidir...

Yasalar yetersizse, eksikse yeni yasalar yapılarak yasal boşluklar doldurulmalıdır...

Ya bunu yapacaksınız, ya da “biz yapmıyoruz, bu mücadeleye inanmıyoruz, korkuyoruz” diyerek istifa edeceksiniz...

Yorumlar (0)
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P