banner1199

banner1202

banner1197

banner1203

23.12.2019, 14:44

UBP-HP Hükümeti, Polis ve tüm güvenlik birimleri, AKEL’in 5. KOL faaliyetlerini önlemek zorundadır

5. Kol ve psikolojik savaş faaliyetleri düşman bir ülkenin iç cephesini yıkmak, halkı devlete karşı kışkırtmak, ülkenin medyasını, sivil toplum örgütlerini, siyasi partilerini ele geçirerek yıkıcı kara propaganda ile o ülke Halkını bölmek, düşünce yapısını ve kimliğini değiştirmek, düşmanla işbirliğine teşvik etmek, iç çatışma yaratmak, iç cepheyi yıkmak ve tek kurşun atmadan o devleti çökertmek için yapılan her türlü faaliyettir...

Bir başka deyişle silahsız savaştır...

İç cephe sağlam olmadan dış cephede düşmana karşı mücadele verip kazanmak imkânsızdır...

O nedenledir ki düşman, hele hele sizden güçsüzse ve silahlı bir savaşı kazanma umudu yoksa, 5. KOL ve psikolojik savaş uygulamalarıyla iç cepheyi çökertmeye odaklanır...

O nedenledir ki Büyük Atatürk sık sık iç cephenin sağlam tutulmasının önemine işaret etmiştir...Şu veciz sözler Atatürk’e aittir:

Esas olan iç cephedir. Türk milletinin topyekün oluşturduğu cephedir. Dış cephe ordunun düşman karşısındaki silahlı cephesidir. Memleketi iç cephenin çökmesi yıkar”....

İç cephenin çökertilmesinin önemini çok iyi bilen Rum liderliği, daha 1950’li yıllardan itibaren, ENOSİS’çi AKEL vasıtasıyla içimize sızmayı, örgütlenmeyi, ENOSİS’çi bir taraftar kitlesi yaratmayı hedef edinmiştir...

AKEL’İN ne denli ENOSİS’çi, KKTC ve Türkiye düşmanı bir parti olduğunu 19 Aralık tarihli yazımda belgeleriyle ortaya koymuştum...

1950’li yıllarda Türk işçiler AKEL’e bağlı PEO işçi sendikası vasıtasıyla örgütlenmeye çalışılmış, PEO içinde devşirilen önder Türk işçiler AKEL’e üye yapılmış, AKEL Türk Kolu oluşturulmuş ve 1963 saldırılarından sonra “Kıbrıs Türk Vatanperverler Birliği” adı altında iç cephemizi yıkıcı-milli mücadeleyi çökertici bölücü faaliyetler doruğa çıkarılmıştı...

Bu yönde oldukça mesafe kateden AKEL’in çabaları, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın aldığı sert önlemler sonucu akamete uğratılmış ve deşifre olan AKEL uzantıları, ya etkisiz hale getirilmiş, ya da AKEL tarafından yurt dışına kaçırılmıştır...

Ne ki ENOSİS’çi AKEL’in iç cephemize sızma ve iç cepheyi çökertme faaliyetleri 1974 Barış Harekatı sonrası yeniden yoğunlaşmıştır...

Bu yolda 1975-1996 yılları arasında CTP içinde hücre örgütlenmesi gerçekleştirmiş, sol sendika ve derneklere sızmıştı..

AKEL, 1955-1963 döneminde TMT’den korumak için Londra’ya kaçırdığı Türk AKEL’cileri, Londra’da Türkler içinde örgütlenmek ve CTP içine sızmak için kullanmıştı...

Londra’da Türk üyelerinden topladığı ve o günlerde çok iyi bir miktar olan 10 bin Sterlin yardımı da CTP’ye vermekteydi

CTP Eski milletvekili ve Yeni Düzen gazetesi eski sorumlusu Ergün Vehbi, CTP’den ayrıldıktan sonra KKTC Meclisi’nde yaptığı tarihi bir konuşmada, CTP’nin gazetesi Yenidüzen’i basmak için gerekli olan baskı makinelerinin AKEL tarafından o zamanki Komünist Doğu Almanya’dan alınarak CTP’ye hediye edildiğini açıklamıştı...

1980’de CTP içinde AKEL ile aralarına mesafe koymak isteyen rahmetli Naci Talat, Tahir Seroydaş ve rahmetli Özker Özgür öncülüğünde bir hareket başlamış ancak, Özker Özgür’ün daha sonra AKEL’ciler safına geçmesiyle, bu hareket başarısızlıkla ve Örgütlenme Sekreteri Tahir Seroydaş’ın tasfiyesiyle sonuçlanmıştı

Yanılmıyorsam 1996 yılında AKEL, CTP’nin DP ile 3. Kez hükümet kurmasına karşı çıkmış ve bu tartışma sonunda Hükümet kurulmasını savunan Mehmetali Talat-Ferdi Soyer-Ömer Kalyoncu-Salih Usar ekibi, Genel Başkan Özker Özgür, İzzet İzcan ve Barış Burcu’nun da içinde yer aldığı 200 AKEL kadrosunu CTP’den tasfiye etmişti..

CTP’den ayrılanlar, daha sonra Özker Özgür liderliğinde AKEL’in KKTC şubesi gibi faaliyet gösteren BKP’yi kurdular, Özker Özgür Vefat edince yerine İzzet İzcan-Barış Burcu ekibi geçti...

AKEL ve BKP 2015 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, CTP adayı Sibel Siber’i “Türkiyeci-KKTC’ci” ilan ederek Akıncı’ya destek verdiler...

Akıncı seçimi kazanınca Barış Burcu’yu sözcüsü ve müzakere heyeti üyesi yaptı...

Böylece KKTC tarihinde ilk kez AKEL’in desteklediği bir kişi Cumhurbaşkanı, AKEL’ci olduğu bilinen bir kişi de Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve müzakere heyeti üyesi oldu...

Bugün de AKEL ve BKP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Akıncı’yı desteklenmesini ve bu yönde CTP içinde yoğun faaliyet yapılmasının öyle tesadüfi bir olay olmadığı anlattığım bu tarihi gerçeklerden ortaya çıkmıştır sanırım...

Bu bağlamda, Akıncı’nın gayrı resmi danışmanlığını ve tercümanlığını yapan, aynı zamanda CTP yayın organı Yeni Düzen’de yazan Niyazi Kızılyürek’in AP seçimlerinde AKEL tarafından aday gösterilmesinden önce, Akıncı ile AKEL lideri Kiprianu’nun, Akıncı’nın sözcüsü Barış Burcu’nun evinde buluştuklarını, hep birlikte bir akşam yemeği yediklerini ve büyük bir olasılıkla bu yemekte Niyazi Kızılyürek’in AKEL’DEN AP seçimlerinde adayı gösterilmesinin kararlaştırıldığına ilişkin haberlerin başında yer aldığını anımsatmış olayım...

Diğer yandan AKEL, yandaşlarının 1996’daki tasfiyesinden sonra da CTP içinde gizli çalışmalarını sürdürmeye devam etmiştir....

Bugün Gazimağusa ve Lefkoşa’da güçlü bir AKEL lobisi-kadrosu CTP içinde faaliyet sürdürmektedir...Bu AKEL çekirdeğinin içinde bazı CTP’li milletvekillerinin de bulunduğu geçmişte basında yer almıştır...

İşte AKEL’in, bazı merkez Komitesi – polit büro üyelerinin ve Niyazi Kızılyürek adlı Rum milletvekilinin son zamanlarda KKTC iç cephesinde yoğunlaşan bölücü-yıkıcı faaliyetlerini, bu tarihi perspektif içinde ve AKEL-Rum yönetiminin KKTC iç cephesini yıkma hedefleri çerçevesinde değerlendirmek gerekmektedir...

Yarınki yazımda AKEL’in, Rum milletvekili Niyazi Kızılyürek ve Merkez Komitesi – polit büro üyesi Tomazos Çelebis vasıtasıyla KKTC sivil toplum örgütlerine yönelik olarak geçtiğimiz hafta gerçekleştirdikleri “ Kıbrıslı Türkler Nereye? ” başlıklı toplantıda yapılan konuşmaları ve bu toplantının amacını ortaya koyacağım.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P