ABD bayrağı altında durmanın Kürde maliyeti


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

03 Mart 2017, 10:50

2 Şubat tarihli gazetelerde yan yana iki fotoğraf yayınlandı. Birinci fotoğrafta, Münbiç’te PYD’liler (PKK), ABD özel kuvvet mensupları ile birlikte Amerikan bayrağı açarak kameralara poz veriyorlar.

ABD bu resimle, El Bab’ı alıp yönünü Münbiç’e çeviren Türkiye’ye; “PYD bizim korumamızda” mesajını vermektedir.

PKK, daha doğrusu ABD; benzer resimleri daha önce de basına servis etti. Türk Ordusu’nun Fırat Kalkanı harekâtına giriştiği günlerde Tel Abyad ve Ayn el Arab’da PYD güçlerinin bulunduğu binalara ABD bayrağı çekilmişti.

İkinci olarak aynı gün basında yer alan diğer fotoğrafın sahibi ise Türk Ordusu… El Bab’da bulunan Özel Kuvvetler, Türk bayrağı ile çekilen ve basına servis edilen fotoğrafla ABD’ye yanıt verdiler.

Bir kez daha çok net olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye ABD ile cephe cepheyedir.
 
Dört milyon insanın katilinden medet ummak

Gelinen aşamada, ABD bayrağına güvenerek yola çıkanların üzerinde düşünmeleri gereken iki nokta var:

Birincisi ABD bayrağının bölgemizdeki varlığı, son 20 yıl içinde yaklaşık dört milyon insanın ölümüne yol açtı.

Son yıllarda Irak’ta yaklaşık bir buçuk milyon, Afganistan’da bir milyon, Suriye’de bugüne kadar 600 bin, Libya’da, Somali’de ve diğer İslam ülkelerinde yüzbinlerce insanın öldürülmesinin sorumlusu ABD’dir.

Şimdi PKK, bu kadar mazlumun katledilmesinin sorumlusu olan emperyalist güç ile işbirliği yaparak hedefine ulaşmaya çalışıyor. Elbette bu duruş aynı zamanda, “ABD’nin benzer katliamlarının devam etmesinde ben de rol almaya hazırım” anlamına gelmektedir.        

Aslında PKK’nın bu tercihi yeni değildir. Ama Kürt yurttaşlarımızın ve komşu ülkelerde yaşayan diğer Kürtlerin böyle bir suça ortak olacağını düşünenler varsa yanılıyorlar.
 
Nitekim Kürt yurttaşlarımız, bir buçuk yıldır PKK’ya karşı sürdürülen “Vatan Savaşı”nda PKK’nın yanında değil karşısında yer aldılar.

Unutulmaması gereken büyük gerçek şudur: ABD bayrağı çekerek hedefe ulaşmaya çalışmak, Bölgenin bütün halklarının, şimdiye kadar ki gelişmelerle ispatlandığı üzere büyük bedeller ödemesine yol açar. Ama hiç kimsenin şüphesi olmasın en büyük bedeli, bu saatten sonra ABD’ye güvenerek yola çıkanlar ödeyecektir.
 
Çökmekte olan gücün ipine tutunmak

İkinci olarak, ABD bayrağına güvenerek kendilerini güvenceye alabileceğini düşünenler en büyük hatayı yapmaktadırlar.
 
ABD, Münbiç’e yürümekte kararlı olan bir Türkiye ile savaşmayacaktır. Bu gerçeği önümüzdeki günlerde yaşayacağız ve göreceğiz.

PKK; ABD açısından her an feda edilebilecek bir piyondur. ABD hiçbir zaman piyon için Türkiye gibi bir güçle arasını bozmak istemez. Burada kritik mesele Türkiye’nin kararlı durmasıdır.

Bunun da ötesinde ABD, Fırat’ın doğusunda bulunan PKK varlığını koruma noktasında da; Türkiye’nin Suriye ile açık güçbirliği gerçekleştiği zaman geri adım atacaktır.

Çünkü ABD, böyle bir işbirliği gerçekleştiği zaman, karşısındaki askeri gücün sadece Türkiye ve Suriye’den ibaret olmayacağını bilir.

Bölge ülkelerinin oluşturacağı böylesine bir askeri blok, savaşı önleyecek en büyük caydırıcı güçtür.

Ekonomik, siyasi, toplumsal ve askeri açılardan gerilemekte olan ABD, böylesine bir kuvvet ile savaşmayı göze almayacaktır.
 
Münbiç harekâtı ve IKBY flaması üzerinden bir kez daha belirginleşen saflar

Tüm bu gelişmeler yaşanırken Mesut Barzani’nin Türkiye ziyareti sırasında, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi flamasının Türk ve Irak bayraklarının yanı sıra asılması son derece önemli bir gelişme olmuştur.

Türkiye bir yandan ABD-İsrail koridorunu bozmak için savaş halindeyken öte yandan kendi başkentinde, kendi elleriyle sonuç olarak Türkiye’nin de toprak bütünlüğünü hedef alan “İkinci İsrail”in bayrağına “devlet bayrağı” muamelesi yapamaz.

Münbiç’te ABD bayrağı altında poz verenlerin eylemi ile Ankara’da IKBY flamasına “devlet bayrağı” muamelesi yapılması özünde aynıdır.

İki eylemde sonuç olarak Türkiye’nin toprak bütünlüğünü hedef almıştır.

Kamuoyu bu mesajı doğru olarak algıladı ve gerekli tepkiyi verdi. CHP, hariç… 

IKBY flamasının asılması aynı zamanda Başkanlık Sistemi dayatmasının Türkiye’yi nerelere götürebileceğini bütün millete gösterdi. Gözlemler kararsızların “Hayır”a yöneldiği yönünde…

Sonuç olarak bütün gelişmeler; safları daha da netleştiriyor ve Türkiye’nin yönünü Asya’ya dönmesi şeklindeki tarihi gelişmeyi hızlandırıyor…

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zafer Özgen - 3 yıl önce
Analize katılıyorum. ABD ile gelinen durum digel nato ülkelerinde de degerlendiriliyor, fakat medya genellikle dogrudan bu vurgulanmıyor, örnek olarak Norveç'te. Saygılar.
Avatar
eyyüp altun - 3 yıl önce
Bölge gerçeğini iyi gören bir yazı...