banner959

Barzani’nin kilidini çözecek adım! Referandumu getiren ortaklığın perde arkası


Mustafa Kaya

Mustafa Kaya

22 Eylül 2017, 13:02

Akıllara gelen soru açık:

ABD bölgede güç kaybı yaşarken…

Suriye, Rusya’nın desteğiyle toparlanırken…

İran bölgede hem askeri hem ekonomik bakımından varlığını arttırırken…

Türkiye’de iktidar bölge gerçeklerinin zorlamasıyla taşeron politikalarından tornistan yaparken…

Barzani nasıl “bağımsızlık referandumuna” başvurur?

Yanıtı: Birazdan anlatacağımız hikâyede gizli…

Yazıyı okudukça bugünlerde söylenenlerin, yapılanların nasıl anlamsızlaştığını göreceksiniz. 

Ortadoğu’nun tunç kuralı kendini gösterecek: Konu emperyalist kazanç olduğunda at izi it izinde kaybolur…

Adı: Ali Hizeyri

Adına kanmayın ABD vatandaşı, aslen Iraklı…

Görevleri: Irak işgali sonrası görev yapan 5 üst düzey ABD’li diplomat ve 3 Generalin özel danışmanlığını yaptı. Irak’ı bölüp parçalayan ekibin içindeydi.

Sonra: Resmi görevinden ayrıldı. Dünyanın petrol devi ABD şirketi Exxon Mobil’e katıldı. 

Exxon Mobil’in Irak operasyonlarının başına geçti. Irak’taki 25 Milyar dolara ulaşan yatırımları yönetti. 

Tarihler 2011’i gösterirken Irak’ta Başbakan Nuri El-Maliki’ydi. ABD Maliki Yönetimiyle ciddi sorunlar yaşıyordu. Çünkü Maliki, Barzani’nin Irak’ın kuzeyindeki bölünme faaliyetlerine izin vermiyordu. 

Tam bu sırada Hizeyri girdi devreye: Zamanı gelmişti, artık Barzani Yönetimiyle doğrudan petrol anlaşması yapılabilirdi. 

O güne kadar sadece küçük şirketler Barzani yönetimiyle petrol arama anlaşması yapabilmişti. Irak Merkezi Yönetimi’nin tepkisinden çekinen büyük petrol devleri Barzani’yle anlaşmaya yanaşmıyordu. 

Hizeyri,  Exxon Mobil Başkanı’yla Barzani’yi buluşturdu. Exxon Mobil kararını verdi, o dönem ABD Yönetimini bile dinlemeden Barzani’yle 6 sahada petrol arama anlaşması yaptı. 

Tarih 18 Ekim 2011’di. Bağdat Yönetimi sert tepki gösterdi. Exxon Mobil’i Irak’taki diğer sahalardan çıkarmakla tehdit etti.

Barzani tarafından gelen açıklamaysa “bu anlaşmayla bağımsızlığımızın yolu açıldı” şeklinde oldu. 

Gerçekten de bugün gündeme oturan “bağımsızlık referandumu” o günlerde ilk kez Barzani’nin ağzından döküldü. 

Buraya kadar kar peşinde koşan ABD’li bir petrol devinin yatırım fırsatlarını değerlendirmesini okudunuz. Ancak hikaye tam da burada başlıyor. 

Barzani’ye bağımsızlık yolunu açan anlaşmayı yapan Exxon Mobil’in o dönemdeki Başkanı Rex Tillerson’dı.

Tillerson bugün ABD Dışişleri Bakanı. Trump kabinesinin kritik ismi…

ABD’nin Barzani referandumuyla ilgili açıklamalarını bir de böyle okuyun.

Peki Türkiye’deki iktidar ne yaptı o günlerde?

Çok ses çıkarmadı… Deyim yerindeyse Ankara kulağının üzerine yattı.

Aslında iktidar açısından aranan fırsat ortaya çıkmıştı. Barzani’yle petrol ticareti yapmak isteniyordu, Bağdat’ı aradan çıkarmak zordu. Müttefik aranıyordu. 

Bulundu: Exxon Mobil ile ortak olunabilirdi. 

Devreye Barzani’yle iş çevirmek için Turkish Petroleum International Company sokuldu. Kısa adı TPİC…

Konuyu yakından takip edenler TPİC’i iyi bilirler. 

Ancak bilinmeyen bir gerçeği aktaralım:

AKP iktidarı TPİC’i TPAO’dan ayırdıktan sonra sermaye artırımları yaptı. En son 500 Milyon Dolar olan sermayesi 1 Milyar Dolara yükseltildi. 

TPİC’e aktarılan 500 Milyon dolara ne oldu biliyor musunuz?

Doğrudan Barzani’ye aktarıldı. Yasadışı biçimde. Sözde petrol geliri beklentisiyle. Ancak o beklentiler hiç gerçek olmadı. 

Bununla da yetinilmedi. Şimdi gelelim Exxon Mobil ortaklığına…

İktidar TPİC’i, Exxon Mobil’in Barzani’den aldığı petrol arama ruhsatlarına ortak etti. Türkiye Exxon Mobil’e 200 Milyon dolar verdi, Barzani’yle ortaklığa katıldı. 

Hani şu Barzani’nin “bize bağımsızlığın yolunu açtı” dediği ortaklığa…

Dahası TPİC’in Barzani’nin petrol kuyularına verdiği hizmetlerin de karşılığı ödenmedi. Milyarlarca dolarlık fatura TPİC’in elinde kaldı. 
Dahası var: Exxon Mobil ile ortak girilen Kara Hançer ve Doğu Arbat sahalarında umulan çıkmadı. Üstüne Barzani’ye 15 Milyon dolar verilerek sahalardan çıkıldı.

Araya dikkat çeken bir not ekleyelim: Exxon Mobil ile ortak olunan sahalardan biri de Başika’daydı. Türk askerinin üs kurduğu bölge. IŞİD saldırınca bu bölgede arama çalışmaları da yapılamadı. 

İşin özeti: Fırsat çıktı, petrolü-gazı ucuza alacağız derken sadece Barzani’ye milyarlarca dolar kaptırmış olmadık; “bağımsızlık referandumu”  da yanımıza kar kaldı!

Bunları geçmişin çetelesini tutalım diye anlatmadık. Barzani’nin ABD’nin örtülü desteğiyle giriştiği maceraya karşı; petrolün karanlık prensi ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’u ortak alarak gizli bir şekilde Barzani’ye para aktararak Irak’ı bırakıp “egemenliği kendinden menkul” Barzani’yi muhatap alarak mücadele edemezsiniz. 

Irak-İran-Suriye ile biraraya gelmeli kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz.

Lozan’ı hatırlamalı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bugünleri görürcesine bize miras bıraktığı haklarımızı anımsamalıyız. 

Bu noktada önemli gelişmelerin olduğu görülüyor ancak…

Siyaseten yüksek mesajlar verirken ekonomik ilişkileri alttan alta yürütmeye son vermeli, Barzani’ye anladığı dilden yanıt vermeliyiz. 

Böylece Irak’ın kuzeyinde yaşayan kürt toplumunu da Barzani’nin eline bakmaktan kurtarabiliriz. 

Ve en önemlisi: Kerkük’ü sahipsiz bırakamayız. Bölgede Barzani’yle yapılan petrol arama anlaşmalarından hemen çekilmeli, muhatap olarak Bağdat’ı almalıyız. 

Mustafa Kaya
[email protected]
ulusal.com.tr

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.