banner1198

banner1199

banner1197

06.02.2012, 13:37

Başarıya giden yol

Ermenilere soykırım yapılmış olduğunu kabul etmeyeceklere para cezası ve hapis öngören yasa tasarısının Fransız Meclis ve Senatosu’nda kabul edilmesinden sonra 142 üyenin imzası ile söz konusu yasa, Anayasa Konseyine gitmiş bulunuyor.
Fransız Parlamenter ve senatörleri harekete geçiren “demokrasi” ve “fikir özgürlüğü” aşkı değildir. Aynı siyasetçiler, daha birkaç ay önce, Libya’da yaklaşık 50 bin kişinin ölümüne yol açan NATO bombardımanına onay vermişlerdi.
Onları harekete geçiren 21 Ocak günü yaklaşık 50 bin Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının Paris’te gerçekleştirdiği yürüyüş ve mitingdir. Bu yürüyüş ve mitingle, Avrupa’daki yaklaşık 4 milyon Türk’ün muhalefetinin ne kadar büyük bir soruna yol açabileceği somut olarak gösterilmiştir.
Yürüyüş ve gösteri, 2 gün sonra Senato’da yapılan görüşme ve oylamayı değiştirmeye yetmedi ama 10 gün içinde gerekli etkiyi yaptı ve beklenenin de üstünde Meclis üyesinin Anayasa Konseyi’ne başvurmasını sağladı.

YEDİ YILDIR VERİLEN MÜCADELE
Talat Paşa Komitesi tam yedi yıldır bu mücadele tarzını önermektedir Türkiye’ye.
Sadece önermekle de kalmamıştır. Benzer yasa ve kararlar alan veya almayı düşünen Avrupa merkezlerinde 2005 yılından bu yana eylemler örgütlemektedir.
22-24 Temmuz 2005 Zürih ve Lozan, 16-18 Mart 2006 Berlin, Şubat 2007 Lozan ve 13-14 Nisan 2007 Paris; yürüyüş, miting, ve toplantıları verilen mücadelenin örnekleridir.
AKP bütün bu mücadeleleri hep baltaladı. İsviçre, Almanya ve Fransa otoriteleriyle işbirliği halinde bu mücadelelerin başarısız olması için çalıştı.
Ama AKP, izlediği politika sonucu öyle bir noktaya geldi ki, Fransız Meclisi’nin söz konusu yasayı çıkarmasından sonra, yurttaşlarımızın tepkisinin önünden çekilmek zorunda kaldı.

“SORUN” BİTMİŞ DEĞİL
Fransız Anayasa Konseyi çok büyük ihtimal, Meclis ve Senato’nun kabul etmiş olduğu “ceza yasası”nı iptal edecek.
Aynı şekilde yine bu yıl içinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Doğu Perinçek’in başvurusu üzerine Lozan Mahkemesi’nde verilmiş mahkûmiyet kararını da bozacak.
Türkiye böylece, kendisine yönelik emperyalist saldırıya karşı iki önemli başarı elde etmiş olacak.
Ama bu başarılarla birlikte “sorunun” bitmiş olduğunu düşünmek en büyük yanılgı olacaktır.

SALDIRI SÜRÜYOR
Batıcı Neoliberal çevrelerle birlikte Fethullahçıların son dönemde gemi azıya alarak yürüttükleri kampanya bile, Türkiye’ye yönelik emperyalist saldırı ve kuşatmanın bundan sonrada şiddetlenerek devam edeceğinin yeterli kanıtıdır.
Söz konusu çevreler, bu milletin var olmak için verdiği bütün mücadelelere saldırıyorlar.
Kurtuluş Savaşımıza, Cumhuriyet mücadelemize, Ortaçağ karanlığına karşı verdiğimiz mücadeleye karşı akıl almaz bir saldırı kampanyası yürütülmektedir.
Açık açık söylüyorlar: “Bu Devlet; katliamlar, soykırımlar üzerinde kurulmuştur.”
“Yani gayrimeşrudur.”
Emperyalistler ve yüzyıldır emperyalizmle kader birliği içinde olanlar, “fırsat bu fırsat” demektedirler. İktidar mevzilerinden, ele geçirdikleri basın-yayın organlarından, emniyet ve yargı içindeki mevzilerinden, saldırmaktadırlar.
Amaç, her şeyden önce milletin kendini savunma iradesini kırmaktır.
Ondan sonra da sıra, “Gayrimeşru” ilan ettikleri, Cumhuriyeti; sınırları ve rejimi ile “yenilemeyi” tamamlamaya gelecektir.

MİLLET’İN AYAĞA KALKMASI
Fransa’da 50 bin yurttaşın ayağa kalkarak elde etmiş olduğu başarı, zafere giden yolu gösteriyor.
Millet; varlığına, egemenliğine, birliğine ve güvenliğine yönelen tehdide karşı ayağa kalkmasından başka bir yol yoktur.
Paris’te toplanan on binler örnek alınmalıdır.
Ve şimdi onların açtığı yoldan, ama en başta Ankara, İstanbul, İzmir olmak üzere bu yurdun dört bir yanında; bağımsızlık ve Cumhuriyeti yeniden elde etme iradesi, halkın iradesi kendini ortaya koymalıdır.
İhtiyaç ve görev budur.

Yorumlar (0)
20°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P