banner999

Gazeteciliğe adanan bir ömür: Burhan Felek

Hayatının 72 yılını gazeteciliğe adayan ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nde 26 yıl başkanlık yapan Burhan Felek, ölümünün 36. yılında anılıyor.

Gazeteciliğe adanan bir ömür: Burhan Felek

Burhan Felek’in yeğeni gazeteci Okşan Atasoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk basınının öncülerinden Burhan Felek'in İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra kısa bir dönem serbest avukatlık yaptığını, daha sonra mesleği sürdüremeyeceğini düşünüp tutkunu olduğu gazeteciliğe profesyonel anlamda 1910 yılında başladığını söyledi. 

Dayısı Burhan Felek'in, sportmen bir genç olarak daha çok spor ağırlıklı yazılarla başladığı mesleğinde kesintisiz olarak hafta sonları ve resmi tatiller dahil 72 yıl boyunca hemen her gün yazılarının yayımlandığını aktaran Atasoy, Felek'in bu anlamda dünyada da ulaşılması zor bir rekoru elinde bulundurduğunu vurguladı. 

Bir çalışma grubu ile Felek'in 1910'dan vefat ettiği 1982'ye kadar tüm yazılarını arşivlerden derlemek üzere bir çalışma başlattıklarını dile getiren Atasoy, "Hiçbir yerden destek almadan, bir arşiv grubu ile çalışma başlattık. Zor bir çalışma. Burhan Felek'in tüm yazılarını dijital ortama aktarıyoruz." diye konuştu.

Atasoy, dijital ortama aktarılacak arşivin araştırmacılara açılacağını sözlerine ekledi.

Burhan Felek kimdir?

Burhan Felek, 11 Mayıs 1889'da, evkaf memuru Mahmut Ziya ile Fatma Naciye'nin çocuğu olarak Üsküdar'da dünyaya geldi. 

Felek, ilk öğrenimine, Ravza-i Terakki adlı özel bir okulda başladı. Mezun olduktan sonra aynı yıl, Üsküdar Mülkiye İdadisi’ne giren ve doğrudan ikinci sınıfa başlamaya hak kazanan Burhan Felek, bu okuldan birincilikle mezun oldu. Liseyi de ikincilikle bitiren Felek, 1907'de İstanbul Hukuk Fakültesi'ne girdi. Fakültesinde, Talebe-i Hukuk Cemiyeti'nin kuruluş çalışmalarına katılan Felek, bir süre derneğin genel sekreterlik görevini yürüttü. 

Gazeteciliğe "amatör" olarak 1909 yılında İdman dergisinde başlayan, 1910'da Donanma dergisinde profesyonelliğe adım atan Felek, 1918 yılında, Tasvir-i Efkar gazetesinde spor ve foto muhabiri olarak çalışmaya başladı. Felek, mesleğine, Tetebbu, Tasvir-i Efkar, Tevhid-i Efkar, Vakit, Vatan, Yeni Ses, Milliyet, Tan, Cumhuriyet ve tekrar Milliyet gazetesinde, vefatına kadar devam etti. 

Felek, foto muhabiri ve spor yazarı olarak başladığı mesleğini, 72 yıl aralıksız sürdürdü. Dünyada hiç ara vermeksizin en uzun süre her gün köşe yazan gazeteci olarak Uluslararası Basın Enstitüsü kanıtıyla en kıdemli yazar anlamında "Şeyhül Muharririn" unvanını alan Burhan Felek, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nde ilk olarak Sedat Simavi'nin başkanlığı bırakmasının ardından 1949 yılında başkanlığa getirildi. 1952 yılına kadar bu görevi sürdüren Felek, 1959'da yeniden seçildi ve görevi ölene değin sürdürdü. Felek, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nde toplamda 26 yıl başkanlık yaptı. 

Türkiye'de sporun gelişmesine makaleleriyle katkı sağlayan Felek, futbol ve güreş karşılaşmalarında hakemlik de yaptı. Balkan ve Akdeniz Oyunları kurucularından olan Felek, 1924 ve 1928 Olimpiyat Oyunları'nda yöneticilik görevini yerine getirdi. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'nin kurucuları arasında yer alan Felek, 1938-1952 yılları arasında TMOK Genel Sekreterliği, 1960-1964 ve 1965-1982 arası da 21 yıl süreyle TMOK başkanlığı yaptı. Felek, 1922'de Ali Sami Yen ve Yusuf Ziya Öniş ile Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kuruluşunu gerçekleştirdi. Atletizm Federasyonu Başkanlığı’na seçilen Felek, 1936‘ya kadar bu görevi sürdürdü. Spor dünyasına sağladığı hizmetler dolayısıyla Felek'e Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından "Olimpik Merit Nişanı" takdim edildi. 

Felek, Hindistan seyahatlerini içeren "Hint Masalları, "Yaşadığımız Günler", Felek 1", "Felek 2", "Vatandaş Ahmet Efendi", "Nasreddin Hoca", "Geçmiş Zaman Olur ki" gibi kitaplarının yanı sıra "Edi ile Büdü", "Melek Hanımın Kıskançlığı" film senaryolarını da kaleme aldı. 

8 Mayıs 1980'de İstanbul Üniversitesi Senatosu'nun, "fahri doktorluk" unvanı verdiği Felek, 4 Kasım 1982'de İstanbul'da vefat etti. Fransa Hükümeti ölümünden sonra Felek'e, "Legion d’honneur" nişanını layık gördü. 


Kaynak: AA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.