banner1199

banner1197

banner1203

05.10.2013, 14:14

Bu Nasıl Özelleştirme: “Kimin Malını Kime, Niçin ve Nasıl Satıyorsunuz?”


1980’lerden günümüze esen neoliberal rüzgarla birlikte uluslararası sermayeye yelken açan Türkiye’de özelleştirme uygulamaları özellikle AKP hükümetleri döneminde olabildiğince hız kazandı. “Babalar gibi satarım” sloganıyla döneme damgasını vuran özelleştirmelerin içeriğine şöyle bir baktığımızda ise, özelleştirme adına sosyoekonomik olarak amaçlanandan tamamen sapılmış, tutarsız bir manzarayla karşılaşıyoruz.
Özelleştirme konusunun yeni yeni gündeme gelmeye başladığı 1980’lerin başında bu uygulamayı savunanlar; verimsiz, kârlı çalışmayan, siyaseten istihdam deposu haline gelmiş kamu iktisadi kuruluşlarının özelleştirilmesi yoluyla, mülkiyetin tabana yayılacağı, bu kuruluşların verimlilik ve kârlılılığının artacağı, yabancı sermayenin yeni teknolojileri ilgili sektörlere kaydıracağına dair bazı artılarından söz etmekteydi. Ayrıca özelleştirmeye devlete gelir sağlamanın yanı sıra, bütçe açıklarını kapatma ve altyapı yatırımlarını finanse etme fonksiyonu da yüklenmekteydi. Hatta özelleştirme, sermaye piyasalarını geliştirmenin bir aracı olarak da görülmekteydi.
Türkiye’de 1985 yılından 2010 yılına kadar yapılan özelleştirme uygulamalarının toplam değeri 40 milyar $ düzeyine ulaşmışken, AKP hükümetlerinin döneminde (2003-2010) gerçekleştirilen özelleştirmeler 32 milyar $ düzeyinde olmuştur. Yani Türkiye’nin özelleştirme tarihine %80 oranla damgasını vuran AKP iktidarıdır. Acaba özellikle AKP iktidarıyla birlikte ivme kazanan özelleştirme uygulamalarında yukarıda ifade edilen amaçlara ulaşma misyonu ne kadar gözetilmiştir?
Önce şu soruyla başlayalım: Özelleştirmeye konu olan iktisadi varlıklar kime aittir? Kimin malını kime satıyorsunuz? Soruyu bu şekilde sorduğunuzda, halkın vergileriyle ve devletin diğer kaynaklarıyla tesis edilen bu kuruluşların, satışında da benzer bir sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi beklenirdi. Halbuki yapılan basit bir araştırmayla bile 1986-2010 döneminde gerçekleştirilen özelleştirmelerin yöntemlerine göre dağılımına bakıldığında; “mülkiyeti tabana yayma amacına” yönelik “halka arz yönteminin” %20’ler düzeyinde kalırken, varlık satışı ve blok satış yönteminin payının %80’lere ulaştığı görülecektir. Bu durum ayrıca özelleştirmenin sermaye piyasalarının gelişimine ne kadar katkı yaptığına yönelik işaretleri de içinde taşımaktadır.
Peki AKP hükümetleri döneminde başlıca özelleştirmelerde öne çıkan kuruluşlar kimlere satılmıştır? Bu sorunun yanıtını daha önceki bir makalemde vermeye çalışmıştım. Tekrarlamak pahasına ilgili listeye yeniden bir göz atalım:
Özelleştirmeyle Yabancılara Satılan Bazı Önemli Kuruluşlar Ve Yabancı Şirketlerin Kökenleri
TÜPRAŞ…………..........................……(Amerikalı)
Türk Şeker Fabrikalarının bir kısmı……(İsrailli)
SEKA Fabrikalarının bir kısmı………….(Yunanlı)
Sümerbank’ın bazı fabrikaları………… (İngiliz)
Çimento fabrikalarının bir kısmı……......(İtalyan)
Çimento fabrikalarının bir kısmı…….....(Fransız)
Tekel …………………………................(İsrailli)
Yozgat YİBİTAŞ……............................(Portekizli)
Türk Telekom………….........................(Arap ve Amerikalı)
Telsim………………………….............. (İngiliz)
Türk Kablo……………….......................(Finli)
İzmir Limanı…………............................(Hong Konglu)
Kuşadası Limanı…...............................(İngiliz)
PETKİM………………………...............(Amerikalı ve Ermeni)
Rakı Üretimi………..............................(Amerikalı)
Araç Muayene hizmeti…......................(Alman)
Başak Sigorta………............................(Fransız)
Güneş Sigorta………...........................(Fransız)
Denizbank………………..............…….(Belçikalı)
Oyakbank………………..............……..(Hollandalı)
Dışbank…………………..............…….(Hollandalı)
Şekerbank……….............……….........(Kazak)
Adabank……………….............…........(Kuveytli)
Yapı ve Kredi Bankası...................…...(İtalyan)
-------------------------------------------------------------------------------
Kaynak: H. İvgin, “Herşeyimiz Satılmış Ama Haberimiz Olmamış”, Ulus Gazetesi, 30 Ağustos 2010, s. 4
--------------------------------------------------------------------------------
Özelleştirme gelirlerinin kullanımına bakıldığında da beklenen amaçlara ulaşılamadığı görülecektir. 1985-2010 dönemini içeren yaklaşık 25 yıllık dönemde 40 milyar $”ı aşkın bir özelleştirme geliri söz konusudur. Konuyu rakamlarla boğmadan şunu söylemek mümkün ki, yapılan bir çok çalışmada özelleştirme gelirlerinin bütçe açıklarını kapatma ve altyapı yatırımlarını finanse etme görevinin son derece başarısız olduğu saptanmıştır. Ayrıca özelleştirmeden elde edilen kaynakların yarıdan fazlasının özelleştirme amacıyla gerçekleştirilen bono ve tahvil harcamaları ile, özelleştirilen kuruluşlara aktarıldığı düşünüldüğünde konuyla ilgili özelleştirmelerin katkısı da açığa çıkmaktadır.
Özelleştirmenin amaçlarından biri de kamu iktisadi kuruluşlarının özelleştirme sonrasında etkinlilik, kârlılık ve verimlilik gibi göstergelerinde düzelmeler olacağına ilişkindir. Teknik detaya girmeden söylemek gerekirse, yine yapılan bir çok araştırmada özelleştirme öncesiyle mukayese edildiğinde, özelleştirme sonrasında ilgili kuruluşların kârlılık ve verimliliğinin artması için uzunca bir zaman geçmesi gerektiği, bazı kuruluşların kârlılığının artarken verimliliğinin düştüğü, bazı kuruluşlarda kârlılığın düşüp verimliliğin arttığı ve hatta bazılarında da her ikisinde birden düşme eğilimine girildiği tespit edilmiştir.
Özelleştirmenin Türkiye uygulamasını masaya yatıran ve özellikle AKP dönemini ele alan çalışmalardan birine imza atan Münevver Soyak’ın “Memleket, Siyaset, Yönetim” (2010-14) isimli dergide yayınlanan “Özelleştirme Olgusu ve Türkiye’nin Özelleştirme Deneyimi Üzerine Bir Değerlendirme” başlıklı makalesi ilgili konuda ezber bozacak tespitlere yer vermektedir.
Elde edilen tüm bu veri ve bilgilerden sonra ise AKP hükümetleri döneminde yapılan özelleştirmeler için “kimin malını kime, niçin ve nasıl satıyorsunuz?” diye insanın sorası gelmektedir.

[email protected]

ulusalkanal.com.tr (05.10.2013)

 
Yorumlar (0)
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 23 46
2. Trabzonspor 22 45
3. Galatasaray 23 45
4. Sivasspor 23 45
5. Alanyaspor 23 39
6. Fenerbahçe 23 38
7. Beşiktaş 23 37
8. Göztepe 22 34
9. Gaziantep FK 23 31
10. Gençlerbirliği 23 27
11. Antalyaspor 23 25
12. Malatyaspor 22 24
13. Denizlispor 23 24
14. Çaykur Rizespor 22 24
15. Konyaspor 23 21
16. Ankaragücü 23 20
17. Kasımpaşa 23 19
18. Kayserispor 23 16
Takımlar O P
1. Hatayspor 23 45
2. Erzurum BB 23 42
3. Bursaspor 23 39
4. Adana Demirspor 23 37
5. Altay 23 34
6. Fatih Karagümrük 23 34
7. Keçiörengücü 23 32
8. Ümraniye 23 32
9. Akhisar Bld.Spor 23 32
10. Menemen Belediyespor 23 32
11. Balıkesirspor 23 31
12. Giresunspor 22 28
13. İstanbulspor 22 27
14. Altınordu 23 24
15. Osmanlıspor 23 21
16. Adanaspor 23 18
17. Boluspor 23 17
18. Eskişehirspor 23 16
Takımlar O P
1. Liverpool 27 79
2. Man City 27 57
3. Leicester City 27 50
4. Chelsea 27 44
5. M. United 27 41
6. Tottenham 27 40
7. Sheffield United 27 40
8. Wolverhampton 27 39
9. Arsenal 27 37
10. Burnley 27 37
11. Everton 27 36
12. Southampton 27 34
13. Crystal Palace 27 33
14. Newcastle 27 31
15. Brighton 27 28
16. Bournemouth 27 26
17. Aston Villa 27 25
18. West Ham 27 24
19. Watford 27 24
20. Norwich City 27 18
Takımlar O P
1. Barcelona 25 55
2. Real Madrid 25 53
3. Atletico Madrid 25 43
4. Sevilla 25 43
5. Getafe 25 42
6. Real Sociedad 24 40
7. Villarreal 25 38
8. Valencia 25 38
9. Granada 25 36
10. Levante 25 32
11. Athletic Bilbao 25 31
12. Osasuna 25 31
13. Real Betis 25 30
14. Deportivo Alaves 25 30
15. Real Valladolid 25 29
16. Eibar 24 24
17. Celta de Vigo 25 24
18. Mallorca 25 22
19. Leganés 25 19
20. Espanyol 25 19