banner1199

banner1197

banner1203

Soykırım bilinçsizliği: Kim kimi daha çok öldürdü

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek "Türkiye’nin Akademik çevrelerinin, entelektüellerinin, araştırmacılarının, siyaset adamlarının kimileri, hâlâ AİHM’nin Perinçek-İsviçre Davası ve Ali Mercan-İsviçre Davası kararlarıyla kazandığımız mevzide değiller. Ya da o kazanımı görecek olsalar, ellerindeki oyuncağı yitirecekler" dedi

EKONOMİ 02.05.2019, 13:30 02.05.2019, 19:34
"Bugün en büyük yanlış, Ermenilerin mi yoksa Türklerin mi daha çok öldürdüğü iddiasında ısrar etmektir. Bu, çok bilinçsiz, hukuk ve siyaset dışı bir tavırdır" diyen Doğu Perinçek’in öne çıkan vurguları şunlar:

"Bütün dünyada Ermeni soykırımı yalanını açıklama özgürlüğünün ötesinde bir kazanım elde ettik. AİHM, her üç kararında “1915 olaylarının Holokost (Yahudi Soykırımı) ile benzerlik taşımadığı” gerçeğini uluslararası yargı içtihadı olarak saptadı. Çünkü Holokostu saptayan yetkili mahkeme kararı var, ama 1915 olayları hakkında Soykırım suçuna hükmeden bir yargı kararı yok! Özetle şu tarihî mevziyi kazandık: Mahkeme kararı yok, soykırım yok!"

"Hal böyle iken, ABD emperyalistlerinin oyuncağı olan bir takım Ermeni işbirlikçileriyle aşık atmak, “Asıl soykırım suçunu siz işlediniz” diye hukukî olmayan iddialarla ortaya çıkmak, belki alkış toplayabilir, ancak hukukî zeminlerde bilgisizliktir ve ciddiyetsizliktir. Dahası bu iddia, Türkiye olarak kazandığımız mevziyi dinamitliyor. Mahkeme kararı olmadan, herkes birbirini soykırım suçlusu ilan ederse, kazandığımız AİHM Kararı çöpe atılmış olur. "

"Bireysel alandaki hukuk dışı yönelişlerin daha fazla süreceğine olasılık tanımıyoruz. Çünkü devlet katında doğru mevzinin saptandığını görüyoruz. Dışişleri Bakanlığı, AİHM Kararını “Bir devrim” ve “Bir milât” olarak değerlendirmişti ve o mevziye yerleşti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın, kazanılan hukuk mevzisini bir şema haline getirmesi umut ve sevinç veriyor."

"Türkiye, artık savunmayı bırakmalı, parlamentoların, devlet başkanlarının, akademik kuruluşların, belediyelerin aldığı sözümona Ermeni Soykırımı kararlarının kaldırılması için harekete geçmelidir."

AÇIKLAMANIN TAM METNİ:

"Bizim “soykırım uzmanlarımız”, toprağın altından çıkardıkları Müslüman kemiklerini saymaya devam ediyorlar. Eğer daha çok Müslüman kemiği sayarsak, Ermeni iddialarını çürütmüş ve hattâ Ermenileri soykırımcılıktan ipe çekmiş olacağız!!!

KEMİK SAYMAYI BİLİYOR AMA SOYKIRIM HUKUKUNU BİLMİYORLAR

AİHM Kararlarından önce soykırım suçlamalarına böylesine yanıt verme çabaları çok yaygındı. Ama kararlardan sonra Soykırım Hukukunun öğrenilmesi ve bilinçli bir tavır alınması beklenirdi. Ama bakıyoruz hâlâ eski yanlış mevzilerde gayretlere rastlanıyor. Hukuk ile tarih düzlemi birbirine karıştırılıyor. 

Sosyal medyada dolaştırılan “Asıl soykırım yapanlar, Van’da 80 bin Türkü katledenlerdir” tezi son örnek. Dahası Iğdır, Kars, Ardahan, Ağrı, Erzurum, Erzincan ve Adana’da kemik sayan çok sayıda profesörümüz, uzmanımız, entelektüelimiz, araştırmacımız var. Bu dostlarımız, kemik saymayı biliyorlar, ama Soykırım Hukukunu bilmiyorlar. Bunlar sanıyorlar ki, kim daha çok öldüyse, soykırıma uğrayan odur. Emperyalist çevrelerin Ermeni Ölüleri Listesinin karşısına Ölen Müslümanlar Listesiyle çıkıyorlar. 

Ve işleri güçleri korku yaymak. ABD, Ermeni Soykırımı iddiasını “Demoklesin Kılıcı" gibi Türkiye’nin üzerinde sallayacakmış falan filan.

O DEVİR GEÇTİ

Hayır sallayamaz! Artık ABD dahil hiçbir güç, Ermeni Soykırımı yalanını “Demoklesin Kılıcı" gibi 

Türkiye’nin üzerinde sallayamaz. O devir geçti! Çünkü artık elimizde, bir değil, iki değil, üç adet kapı gibi AİHM Kararı var. Üçüncüsü, oybirliğiyle!

Türkiye’nin Akademik çevrelerinin, entelektüellerinin, araştırmacılarının, siyaset adamlarının kimileri, hâlâ AİHM’nin Perinçek-İsviçre Davası ve Ali Mercan-İsviçre Davası kararlarıyla kazandığımız mevzide değiller. Ya da o kazanımı görecek olsalar, ellerindeki oyuncağı yitirecekler.

MÜCADELEYE GELMEDİLER

Ermeni Soykırımı yalanını yerle bir eden mücadeleye katılmadılar. Bu olayı Türkiye için bir bekâ sorunu olarak görmediler. Ellerini taşın altına koymadılar. Onlara, “Hadi İsviçre’ye gidelim ve orada birlikte kamuoyuna şu açıklamayı yapalım” dedik: 

“Emeni soykırımı emperyalist bir yalandır.

“Emeni soykırımı, tarihsel bir yalandır!

“Emeni soykırımı, uluslararası bir yalandır.

“Biz soykırım yapmadık, vatanımızı savunduk.”

Bizimle gelmediler. “Niçin gelmiyorsunuz” diye sorduk: “Bizi tutuklarlar” diye yanıt verdiler.

Oysa böyle Türkiye’nin ayakta kalmasıyla ilgili sorunları, bırakalım tutuklanmayı, hayatımızı ortaya koyarak çözebiliriz.Ama kemik saymanın, “Van’da 80 bin Türkü katlettiler, asıl soykırım yapanlar Ermenilerdir” diye sosyal medyada kahramanlık yapmanın hiçbir maliyeti yoktur. Daha doğrusu kendileri için maliyeti yoktur ama Türkiye için maliyeti vardır.

BÜYÜK YANLIŞ

Bugün en büyük yanlış, Ermenilerin mi yoksa Türklerin mi daha çok öldürdüğü iddiasında ısrar etmektir. Bu, çok bilinçsiz, hukuk ve siyaset dışı bir tavırdır. Savaşları, ölenler değil, daha çok öldürenler kazanır. Hiçbir savaş, “Onlar bizi daha çok öldürdü” iddiasına kanıt üreterek kazanılmamıştır. 

Ama daha önemlisi, daha çok öldüğümüzü ileri sürerek, Ermenilere soykırım suçundan hüküm giydiremeyiz. Ne var ki soykırım hukukundan, Birleşmiş Milletler Sözleşmesinden, AİHM Kararlarından, ilgili doktrinden ve yargı içtihatlarından haberi olmayanlar, bu tür gayretlere giriyorlar. 

BU SORUNU AİHM KARARLARIYLA KÖKTEN ÇÖZDÜK

Biz, bu olayı AİHM’nin üç ayrı kararıyla sonuca bağladık. Önce tutuklanmayı ve suçlanmayı göze alarak, 7 Mayıs 2005 günü İsviçre’ye gittik, Lozan Sarayı’nın merdivenlerine çıktık, “Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır” diye basın açıklamaları yaptık. Daha sonra 22-24 Temmuz 2005 günlerinde Zürich, Winterthur ve Lozan’da yürüyüşler, toplantılar, meydan mitingleri yaptık. Gözaltılara, tutuklama tehditlerine pabuç bırakmadık. Yargılandık. İsviçre yargısının her kademesi bizi mahkum edince, İsviçre Devletine karşı AİHM’ye gittik. AİHM 2. Dairesinden ve Büyük Dairesinden üç ayrı karar çıkarttık. Başta ABD olmak üzere bizi “soykırımcı” diye dize getirmek, Türk Ordusunun vatanı savunma amacıyla silah kullanma hakkını mahkum etmek isteyen emperyalistlerin sırtını yere yapıştırdık. 

Ama hâlâ ABD’nin kılıcının altında minderde sırtüstü yatan, yenilmişlik korkusu içinde olanlarımız var.

KAZANDIĞIMIZ MEVZİ: MAHKEME KARARI YOK! SOYKIRIM YOK!

Bütün dünyada Ermeni soykırımı yalanını açıklama özgürlüğünün ötesinde bir kazanım elde ettik. AİHM, her üç kararında “1915 olaylarının Holokost (Yahudi Soykırımı) ile benzerlik taşımadığı” gerçeğini uluslararası yargı içtihadı olarak saptadı. Çünkü Holokostu saptayan yetkili mahkeme kararı var, ama 1915 olayları hakkında Soykırım suçuna hükmeden bir yargı kararı yok!

Özetle şu tarihî mevziyi kazandık: Mahkeme kararı yok, soykırım yok!

DÜNYADA İKLİMİ DEĞİŞTİRDİK

Bugün bütün Avrupa bilim ve hukuk çevreleri, Perinçek-İsviçre Davasına ve Ali Mercan ve Arkadaşları ile İsviçre arasındaki Davaya göndermeler yaparak, 1915 olayları hakkında yetkili mahkemece verilmiş bir soykırım kararı olmadığına dikkat çekiyorlar. İsviçre, Almanya, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinin üniversitelerinde dersler veriliyor, doktora tezleri yazılıyor, çalıştaylar düzenleniyor, yayınlar yapılıyor. Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliğinde Hukuk Uzmanlığı yapmış olan Sayın Dr. Deniz Akçay’ın Ermeni Araştırmaları dergisindeki esaslı yazısında bu çalışma ve yayınlar hakkında geniş bilgi var. Rahatlıkla söylenebilir: Dünyadaki iklimi değiştirdik.

TÜRKİYE’YE GELİNCE

Türkiye’ye gelince, bizim izleyebildiğimiz kadarıyla, Gedik Üniversitesi dışındaki akademik kuruluşlarımız kazandığımız mevzinin farkında bile değil. Bir ay önce, 4 Nisan’da Gedik Üniversitesi bir çalıştay düzenledi. Rektörümüzü, Dekanlarımızı ve Çalıştaya önderlik eden Prof. Dr. Berin Ergin’i kutluyorum. Orada kazandığımız mevzi üzerine bir oydaşma sağladık. 

 Ama Türkiye için bu kadar önemli bir konuda, diğer üniversitelerimizde göze çarpan bir çalışma yok veya bizim haberimiz yok. YÖK Başkanlığına iki kez bu konuda çalışma önerisi yaptım. O kadar geniş olanakları var, ama bu konuda bir çaba gözükmüyor.
    
Buradan bütün üniversitelerimize öneriyorum. Kazandığımız hukukî ve siyasî mevziyi anlatmaya hazırız. Tarihî bilgileri tartışmaya da hazırız. 

MAHKEME KARARINA DAYANMAYAN SOYKIRIM İDDİALARI HUKUKÎ DEĞİLDİR

Van’da, Ardahan’da, Iğdır’da, Kars’ta, Ağrı’da, Erzurum’da, Erzincan’da, Adana’da veya başka bir yerde ölüleri sayarak "Türk soykırımı yapıldığı” iddiası hukukî değildir. Bu yoldan bir başarı kazanılamayacağını ABD emperyalistlerinin ve işbirlikçilerinin düştüğü hallere bakarak anlayabilirsiniz. Birinci Dünya Savaşı yıllarından beri öldürülen Ermeni sayısını açık artırmaya çıkardılar ama ellerinde yenilgiden başka bir şey yok. Bu hukuk dışı saldırganlığı yerle bir ettik. Çünkü soykırım iddiasının kemik sayarak kanıtlanamayacağını biliyoruz. 
1915 olaylarında soykırım suçu işlendiğine dair bir mahkeme kararı yok. Bu nedenle Ermeni soykırımı iddiası hukukun dışındadır, çürütülmüş ve bitirilmiştir. Bundan sonra da böyle bir Mahkeme kararı çıkma olasılığı bulunmuyor.

KAZANILAN MEVZİYE DİNAMİT

Hal böyle iken, ABD emperyalistlerinin oyuncağı olan bir takım Ermeni işbirlikçileriyle aşık atmak, “Asıl soykırım suçunu siz işlediniz” diye hukukî olmayan iddialarla ortaya çıkmak, belki alkış toplayabilir, ancak hukukî zeminlerde bilgisizliktir ve ciddiyetsizliktir. 

Dahası bu iddia, Türkiye olarak kazandığımız mevziyi dinamitliyor. Mahkeme kararı olmadan, herkes birbirini soykırım suçlusu ilan ederse, kazandığımız AİHM Kararı çöpe atılmış olur. 

Bu tür mücadeleler, bilgiyle ve doğru mevzide kazanılıyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI HUKUK MEVZİSİNDE

Bireysel alandaki hukuk dışı yönelişlerin daha fazla süreceğine olasılık tanımıyoruz. Çünkü devlet katında doğru mevzinin saptandığını görüyoruz.

Dışişleri Bakanlığı, AİHM Kararını “Bir devrim” ve “Bir milât” olarak değerlendirmişti ve o mevziye yerleşti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın, kazanılan hukuk mevzisini bir şema haline getirmesi umut ve sevinç veriyor."

ulusal.com.tr
Yorumlar (0)
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 23 45
2. Trabzonspor 21 44
3. Başakşehir 22 43
4. Galatasaray 22 42
5. Alanyaspor 23 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 23 21
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 23 16
Takımlar O P
1. Hatayspor 23 45
2. Erzurum BB 23 42
3. Bursaspor 23 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Akhisar Bld.Spor 22 32
6. Keçiörengücü 23 32
7. Ümraniye 23 32
8. Menemen Belediyespor 23 32
9. Altay 22 31
10. Fatih Karagümrük 22 31
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 23 21
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 23 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 26 54
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 27 44
5. Tottenham 27 40
6. Sheffield United 26 39
7. M. United 26 38
8. Wolverhampton 26 36
9. Everton 26 36
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 26 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 25 30
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Celta de Vigo 25 24
18. Mallorca 25 22
19. Leganés 25 19
20. Espanyol 24 19