banner999

Yerel tohumlar hepimizin, kimseye devredemeyiz!

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çıkardığı yerel tohum yönetmeliğine tepkileri sürüyor…

Yerel tohumlar hepimizin, kimseye devredemeyiz!

Yusuf Yavuz

Muğla’nın Fethiye ilçesinde 5 yıldır yerel tohumların yaşatılması için proje yürüten Cumhuriyet Kadınları Derneği, yerel tohumlarla ilgili çıkarılan yeni yönetmeliğin ticari tohum tekellerini koruduğuna işaret ederek düzenlemeye tepki gösterdi. Fethiye’de yerel tohum ürünlerinin satıldığı Cuma Pazarı’nda dernek adına açıklama yapan Ebru Oğuzhan Yeter, “Yerel çeşitleri korumak için mücadele eden dernekler ve kurumlarla birlikte küçük üreticiler de bu yönetmelikle birlikte zor duruma düşürülmüştür. Yerel tohumlar bizim, hepimizin ortak değeridir, aşıdır, ekmeğidir. Bu değerlerimizi kimseye devredemeyiz” dedi.

Önce satışı yasaklandı şimdi de patentleniyor

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 19 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Yerel Çeşitlerin Kayıt Altına Alınması, Üretilmesi ve Pazarlanmasına Dair Yönetmelik’, yerel tohumların sertifikalandırılarak kayıt altına alınmasını zorunlu kılıyor. 2006 yılında çıkarılan Tohum Kanunu kapsamında çıkarılan yönetmeliğin, daha önce ticari olarak satışına yasaklama getirilen yerel tohumların patentlenerek tohum tekellerine mal edileceğini öne süren sivil toplum örgütleri meslek odaları ise düzenlemeye tepkili.

Kadınların direnişi yerel tohumları yok olmaktan kurtardı

Bu tepkilere bir yenisi de Muğla’nın Fethiye ilçesinden geldi. Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Fethiye Şubesi, bölgede yüzlerce üreticiyi kapsayan projeyle son beş yıldır yerel tohumların yaşatılmasına yönelik örnek bir çalışma yürütüyor. Proje kapsamında Fethiye ve köylerindeki yerel tohumlarla üretim yapan çiftçiler, hem ata tohumlarını takas ederek birbiriyle paylaşıyor hem de bu tohumlardan ürettikleri ürünleri Fethiye Belediyesi’nin de desteğiyle oluşturulan pazarda doğrudan tüketiciye satıyor.

Türkiye'ye örnek olan yerel tohum projesi kooperatif yolunda

CKD Fethiye Şube Başkanı Dr. Nalan Ünal ve dernek yöneticisi kadınların öncülüğünde başlatılan proje son birkaç yıl içinde tüm ülkeye örnek oldu. Ancak yerel tohumlarla ilgili çıkarılan son yasal düzenleme, birçok üretici örgütü gibi Fethiyeli yerel tohum gönüllülerini de endişelendiriyor. Yerel tohumların korunarak geleceğe aktarılmasının yolu, ‘atalık’ olarak da anılan tohumlarla üretimin devam etmesinden geçiyor. Muğla çevresindeki yerel tohum grupları da ata tohumlarını korumak ve yaşatmak için birleşerek kooperatif çatısı altında örgütlenme adımları atıyor.

‘Yönetmelik ticari tohum tekellerini koruyor’

CKD Fethiye Şubesi Yerel Tohum Projesi ekibi, yerel ürünlerin satıldığı Fethiye Cuma Pazarı’nda bir basın açıklaması yaparak yeni çıkarılan yönetmelikle ilgili endişeleri ve yapılan çalışmaları kamuoyuyla paylaştı. Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçı’nın da destek verdiği basın açıklamasında konuşan CKD Fethiye Şubesi yöneticilerinden Ebru Oğuzhan Yeter, 19 Ekim’de yayınlanan yönetmeliğin ticari ve tekelleşen şirketleri koruduğunu savunarak, şöyle konuştu:

‘Üreticiye yasak getirilmesi, pazar ve hapis cezası bundandır’

“Bugün bizim bereketli atalık- yerel tohumlarımız üzerine çeşitli oyunlar yazılıyor, oynanıyor. Artık hepimiz, eğitimden sanayiye, tarımdan hayvancılığa birçok koldan dışa bağımlı olduğumuzu biliyoruz. Yerel tohumları hem üreten hem de geçimini sağlamak için satan üreticiye yasak gelmesi, pazar cezası, hapis cezası için kanun çıkarılması bundandır. GDO’lu gıdalar, Nişasta Bazlı Şeker, ambalajlı gıdalar artık en korkunç silah haline gelmiştir. Öğle tatillerinde, okul çıkışlarında çocukların nasıl beslendiklerini gördükçe, gelecek neslin nasıl şekillendirildiğini de görebiliyoruz.

‘Damak tadı değiştikçe toplumun yapısı da değişiyor’

Bağımlılık yapan gıdalardan vazgeçmeleri zor görünüyor. Bunun için yerel tohumları, yerel tatları korumak zorundayız. Çocuklarımızın damak tadı değiştikçe toplumun yapısı da değişiyor. Hazır gıdalar çok büyük tehlike taşıyor. Kendi tohumlarımıza sahip çıkmamız da yetmiyor üstelik Yerel tohumları korumak için bireysel değil örgütsel hareket etmenin zamanı gelmiştir. Bir kere küresel şirketlerin tohumu bulaştı mı topraklara o toprak yerli tohuma da küsüyor. Onu yeniden kazanmak zaman alıyor.”

‘Gelecek için atalık tohumlara sahip çıkmak zorundayız’

“Hem topraklarımızın, hem de gelecek nesillerin sağlığı için yerel-atalık tohumlara sahip çıkmak zorundayız” görüşünü dile getiren Ebru Oğuzhan Yeter, tohumda dışa bağımlılığın her geçen gün daha da netleştiğinin altını çizerek, üreticinin yanı sıra sağlıklı beslenmek isteyen tüketicinin de bu durumdan tedirgin olduğunu söyledi.

‘Yerel tohumlar ortak değerimiz, kimseye devredemeyiz’

Yerel çeşitleri korumak için mücadele eden dernekler ve kurumların yanı sıra küçük üreticilerin de bu yönetmelikle birlikte zor duruma düşürüldüğüne değinen Yeter, “Yerel tohumlar bizim, hepimizin ortak değeridir, aşıdır, ekmeğidir. Bu değerlerimizi kimseye devredemeyiz. Bu yönetmeliğe karşı sessiz kalmıyoruz ve yerel-atalık tohumlarımızı sonuna kadar korumaya, yaşatmaya kararlı olduğumuzu bir kez daha paylaşmak istiyoruz” dedi.

Belediye Başkanı Saatçi proje için CKD'yeteşekkür etti

Basın açıklamasına destek veren Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçı da pazardaki üreticilerle sohbet edip konuyla ilgili görüşlerini paylaştı. Yerel tohum projesiyle ilgili çalışmalardan dolayı CKD yöneticilerine teşekkürlerini ileten Belediye Başkanı Saatçı şöyle konuştu:

‘Burada emperyalizme karşı bir direniş gösteriliyor’

“Sadece tarımda değil, dünyada ciddi şekilde bir emperyalizm var. Burada emperyalizme karşı bir direniş gösteriliyor. Türkiye genelinde bunu daha güzel yapan dernekler ve belediyeler de var. 19 Ekim’de çıkan yasa, yerli tohumun ve yerli tohumla üretim yaparak kazanç sağlamaya çalışan çiftçimizin boğazını sıkan son hamleydi. Son 16-17 yıla baktığımız zaman tarım ve hayvancılıkta geldiğimiz nokta meydanda. Her şeyde dışa bağımlı bir ülke haline geldik. Yerli tohumla ilgili verilen kavga, aslında bu kadim Anadolu uygarlığının topraklarının, binlerce yıldır kendisine uyum sağlamış tohumlarını koruma kavgasıdır. Başka bir şey değil.

‘Hükümetin görevi üretenin hakkını savunmak olmalıdır’

Hükümet, almış olduğu kararla, köylünün binlerce yıllık geleneğini, yetiştirdiği üründen elde edip ‘seneye ekeceğim’ diye koyduğu tohumun değişimini, takasını, satışını yasaklayarak 10 bin TL’de para cezası veriyor. Bunu anlamak mümkün değil. Kimi koruyorlar, neyi nasıl yapıyorlar? Zaten her geçen gün çiftimiz ve hayvancımız kayıplarından dolayı bu işi yapmak istemiyor. Her yıl aşağı yukarı bir Belçika ülkesi kadar toprağımız, ekilmekten vazgeçiliyor, çorak bırakılıyor. Hâlbuki hükümetin görevi üretmek, üretenin de hakkını savunmak olmalıdır.”

‘Burada verilen mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz’

Eski damak tadını aradıklarını dile getiren Fethiye Belediye Başkanı Saatçı, “Domateste, biberde, salatalıkta, diğer meyvelerde, kırmızı ette, beyaz ette ve artık balıkta bile GDO’lu ürünler bize dayatılıyor. Bu çocuklarımız ve gelecek nesiller için çok kötü bir şey. Bu konuda bütün Fethiyelileri duyarlı olmaya doğal ürün tüketmeye, teşvik etmeye ve bu mücadeleye sahip çıkmaya davet ediyorum. Burada mücadele veren arkadaşlarımızın yanındayız. Verilen bu mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz” diye konuştu. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.