Esamesi okunmayanlar


Umut Tezerer

Umut Tezerer

10 Ekim 2017, 16:33


Bu fotoğraftaki A4 onların esamesi. Diğer bir deyişle, EAFF Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası Finali'nde karşı karşıya gelen Türkiye Milli Takımı ile İngiltere Milli Takımının oyuncu listesi.

Esame, Arapça'dan dilimize giren bir kelime. Anlamı: Adlar, isimler. Spor dünyasında da bir karşılaşmada yer alan takımların oyuncularının isim listesi anlamına geliyor ve maç öncesi hazırlanıp, basın tribününde bizlere bu liste dağıtılıyor. Bu listede yer alan kahramanlar 9 Ekim Pazartesi akşamı Vodafone Park'ta İngiltere karşısında oynadıkları oyun ile tarih yazdı. Gerçi, ne bekliyordunuz? Jandarma Genel Komutanlığı’nın Twitter’da paylaştığı mesajda yazdığı gibi, onları zamanında mayınlar bile durduramadı.



İKİ MİLLİ TAKIM, İKİ FOTOĞRAF

Aynı akşam A Milli Futbol takımımızda Finlandiya'nın Turku şehrinde Dünya Kupası Elemelerinde son randevusuna çıktı.

Bir yanda iki eli, iki ayağı ile milyon avrolara imza atanlar. Yaptığı hatalara, aldığı yanlış kararlara rağmen kaprisi ve kibiriyle alacaklarının peşine düşenler. Gazeteciye saldıranlar, federasyon yöneticisinin iş yerini basanlar. Sonra dağıtılan primler, sırt sıvazlamalar, kulübede sırıtmalar ve sahte gülümsemeler.

Diğer yanda bedensel engellerine, her türlü imkânsızlığa rağmen yüreğini ortaya koyan, hiçbir engel tanımayan, pirim ya da para için değil vatan için Mehmetçik ruhuyla mücadele eden, (ki, aralarında gazilerimiz de var) ve sonunda sevinçten kulübede ağlayan kahramanlar.



Bakın bir röportajında Ampute Milli Takımı Teknik Direktörü Uğur Özcan ne diyor:

Soru şu; "Kazandığınız başarıların karşılığında herhangi bir prim alıyor musunuz?"

Yanıt: "Bizim milli takımımızda bugüne kadar prim konuşulmadı, konuşulmaz da. Ay yıldızlı formayı giyen arkadaşlarımızın çoğu günlük hayatında toplu taşıma bileti ya da Akbil ile dolaşır. Kontörlü telefon kullanır ama bir gün olsun ağızlarına prim lafını almazlar. Bizim primimiz ay yıldızlı bayrağı dalgalandırmak.”

Avrupa Şampiyonu olan Ampute Milli takımımız esasında bize bazı eksiklerimizi, toplum olarak aşamadığımız birtakım engellerimizi hatırlattı.

Bu iki fotoğrafa bakıp, Teknik Direktör Uğur Özcan'ın sözlerini okuduğumuzda her şeyin para-prim olmadığını anladık.



Biz genelde bazı şeylerin değerini ancak onları kaybedince anlarız. Bu sefer tam tersi oldu ve Ampute Milli Takım şampiyon olunca, yani kazanınca da bir şeylerin farkına vardık.  Umarım birileri de anlamıştır.

ESAMESİ OKUNMAMAK

Bu da bir deyim. Anlamı; Kendisine değer verilmemek, adı anılmamak.



Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen Avrupa Ampute Futbol Federasyonu (EAFF) Avrupa Şampiyonası'nın Türkiye ile İngiltere arasında yapılacak final maçı Vodafone Park'ta oynandı.
Aslında bu karşılaşma Türkiye Futbol Federasyonu’nun Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde oynanacaktı. Kimsenin bilmediği, adını bile duymadığı ve bu yüzden gidip izlemeyeceği bir tesisti. Ancak milli sporcular ve teknik heyetin talebi ile maç son anda Beşiktaş’taki Vodafone Park’a alındı. Böylece final karşılaşması binlerce yurttaşın izlediği, maç sonunda şampiyon olan kahramanlar ile tribünlerin birlikte hep birlikte sevindiği bir zafer coşkusuna dönüştü. İyi ki de böyle oldu. Karşılaşmanın son anda da olsa Vodafone Park’a alınmasında emeği, katkısı olan herkesi hatırlamak lazım. Bizzat ilgilenen Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Beşiktaş Kulübünün çimler bakımda olmasına rağmen isteğe olumlu yanıt vermesini unutmamak lazım.



Final maçına kadar esameleri okunmasa da kolay elde edilmeyen, büyük fedakârlıklar ve mücadele içeren bir başarıya imza atan, milletimizi sevince boğan ve sonunda adlarını tarihe altın harfler ile yazdıran; Alican Kuruyamaç (trafik kazası sonucu sağ ayağını kaybetti), Fatih Karakuş (5 yaşında iken elektrik çarpması sonucu kolu dirsekten kesildi), Mehmet Yunsur (tarlada çalışırken sol ayağını saman makinesine kaptırdı), Feyyaz Gözaçık (doğuştan sağ bacağı yok), Muhammet Yeğen (doğuştan bir bacağı kısa), Barış Telli (5 yaşında futbol oynarken ayağından araba geçti), Kemal Güleç (Şırnak’ta geçirdiği kazada ayağına taş düştü), Serkan Dereli (doğuştan sol ayağı yok), Fatih Şentürk (motosiklet kazasında sol ayağını kaybetti), Rahmi Özcan (doğuştan sağ bacağı yok), Ömer Güleryüz (doğuştan sol ayağı kısa), Selim Karadağ (doğuştan sağ kolu kısa), Osman Çakmak (Şırnak’ta mayına basınca sol ayağını kaybetti) ve tabi Ampute Milli Takımı Teknik Direktörü Uğur Özcan bunu fazlasıyla hak etti.



Umut Tezerer
[email protected]
ulusal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.