banner1005

Almanya Veli Dernekleri Federasyonu Eşbaşkanı Dr. Ali Sak: Anadilini iyi bilmeyen çocuk, Almancayı da öğrenemez

Almanya Veli Dernekleri Federasyonu Eşbaşkanı Dr. Ali Sak, Alman okullarında gündem oluşturan anadil konusunu, tespitlerini ulusal.com.tr'ye anlattı

Almanya Veli Dernekleri Federasyonu Eşbaşkanı Dr. Ali Sak: Anadilini iyi bilmeyen çocuk, Almancayı da öğrenemez

Röportaj şu şekilde:

"Siz bir Tıp Bilim adamısınız. Sizi bu çalışmalara iten sebepler nedir? Velilerin Eğitim konusunda ne gibi girişimleri var? Yeterli bilgilere sahiplermi?

Keşke bilselerdi. O zaman Veli Derneklerinin ve Federasyonunun  işleri çok daha kolay olurdu. Eğitim konusunda Türk Toplumu istediğimiz seviyede değil. Veli Derneklerinin temel çalışma alanlarından biride,  Anadil’dir. Zira bir topluluk olarak yabancı bir ülkede yaşıyorsanız, kişiliğinizi, benliğinizi, kültürünüzü koruyabilmeniz için anadilinize gereksinim vardır. Diliniz olmadığı sürece, o kültürü ikinci nesillere aktaramazsınız. Sonuç itibarıyla, o kültürden gelen insanlar yaşadığı yerin toplumuna asimile olurlar. 

ANADİLİNİ İYİ BİLMEYEN ÇOCUK, ALMANCAYI DA İYİ ÖĞRENEMEZ

Uzun yıllar edinmiş olduğum bilimsel çalışmalar okuduklarımın sonucu şu gerçekler ortaya çıkıyor; Dil bilimsel olarak, anadilin temelini iyi öğrenmediğiniz sürece, beyninizde o dil ile bağlantılı bölümlerin iyi yerleşmediği sürece, siz 2.ci, 3.cü, dilleride aynı derecede yarım öğrenirsiniz. O nedenle anadil çok önemli. Özellikle doğumdan sonra ,  11-12 yaşa kadar,  dil konusunda  beynin duyarlı olduğu dönemdir. Beyin ve Dil, aynı dönemde gelişiyor. Siz  o dilin temelini o çocuğa iyi vermezseniz, beyin’dede  bazı aksaklıklar oluşabiliyor. Diğer dilleride iyi öğrenemiyor. Anadil dersleri İlkokullarda 5-6.cı sınıflarda verilmesi gerekiyorki, çocuğun beyni o dilin yapısını alsın. 

OKULLARDA ANADİL TÜRKÇE YERİNE, İSLAM  DERSLERİ TERCİH EDİLİYOR

Önceki yıllarda anadil dersleri, genellikle  birçok eyalette, Alman  din derslerine paralel olarak veriliyordu ama Alman din derslerine paralel olarak ortaya İslam din dersleri de çıktı. İslam dersi normal müfredatın içersinde olan bir ders olarak okutuluyor. Anadil dersi öyle değil. Çocuk isterse katılıyor. Not ortalamasına, sınıf geçmede etkisi yok. O nedenlerle anadilden daha çok islam derslerine katılma eğilimi var. Şu an İslam dersi öğretmeni sayısı az olmasından dolayı, bir çok okulda o ders verilemiyor. Ama önümüzdeki  3-4 yıl içinde Almanyanın 4 üniversitesinde İslam din dersi öğretmenleri yetiştiriliyor ve Almanya çapında islam din dersleri okullarda yerini alacak. Adına Euro İslam veya Alman İslamı ne derseniz deyin bu gerçektir, uzun vadeli bir projedir. Alman hükümetinin ileriye dönük Türkiye’den İmam getirtmeme projeleri vardır. NRW Eyaleti yeni bir kanun çıkartıp, Türkiye’den gelecek imamlara Almanca bilmek şartı getiriyor. Almanlar imamlarıda kendi islam anlayışına göre yetiştirecek.Bunlar gerçeklerdir. Türk Toplumu, İslam Toplumu buna nasıl tepki gösterir onu zaman gösterecek.

TÜRKÇE ANADİL DERSİNE KATILAN ÇOCUKLAR, TÜM ÖLÇÜMLERDE ÖN PLANDALAR

Prof. Reich’ın önemli bilimsel çalışmaları var. Köln’de  bir  okulda  Türkçe-Almanca koordineli olarak  iki dilli eğitim veriliyor. Prof. Reich bunu ölçmüş, iki dilli eğitim alan çocuklar, anadil dersine katılan çocuklar ve ikisinede katılmayıp sadece Almanca ek ders alan çocuklar diye 3 guruba ayırmış. Ve yapılan araştırmalarda,  kompozisyon ve gramer kullanımı bu çocuklarda nasıl diye araştırıldığında, hepsinde  ek Almanca dersi alanlar en kötü durumda. 2 dilli eğitim alanlar ve Türkçe anadil dersine katılan çocuklar tüm ölçümlerde ön plandalar. Çocukların anadillerini öğrenmesi ve iki dilli eğitimle, liseye giden çocukların sayılarında yüzde yüz artma var.

TAYFUN KELTEK’İN ÖNERİSİNİ DESTEKLİYORUZ

İlkokullarda  anadil temeli verirseniz, diğer dili yani, Almanca’yıda çok iyi derecede öğrenir. Bunun altını çizmemiz gerekir. Almanya Eğitim Bakanları toplantısında , o kurumun Başkanı  tavsiyede bulunuyor.  İlkokullarda 1 ve 2.ci sınıflarda verilen İngilizcenin pek bir getirisi olmadığını , 5.inci sınıfta verilen İngilizce dersin toplam 1 ve 4’cü sınıfa kadar verilen İngilizce dersiyle eş değer derecede olduğunu,  hatta 5.ci sınıfta  İngilizce öğrenmeye başlayan çocuklar, Lise bitirme sınavlarında çok daha başarılı olduklarını belirtmiş. Bu Tavsiyeyi  NRW Eyaletinin  Eğitim  Bakanı  Yvonne Gebauer  alıyor,  ilkokulların 1ve 2.ci sınıflarında okutulan ingilizceyi kaldırma düşüncesini  basına yansıtıyor.  

Eğitim Bakanı Gebauer’ın tavsiyesini bir adım daha ileri götüren NRW Uyum Meclisleri Başkanı  Tayfun Keltek’in önerisini  Türk Toplumu olarak desteklememiz gerekiyor. Temsil Ettiğim Almanya Veli Dernekleri Federasyonu  Eşbaşkanı olarak, Tayfun Keltek’in önerisini sonuna kadar destekliyorum.



İngilizce yerine, çocukların karşılaşma dili dediğimiz ( Begegnungssprache) örnek olarak, İtalyanca, İspanyolca, anadil dersine gidip orada o dili kullanmaları. Anadil deyince, çocuğun sosyal çevresinde yoğun olarak konuştuğu dil’dir. 

Diyelimki; Türk ailesinde  ebeveynler Türkçeye hakim değil, evde almanca konuşuyorlar çocuklarıyla, akraba çevresindede  genelde Almanca konuşuluyor. Bu Ailenin  anadili  Almanca’dır. Köken dili Türkçe’dir. 

Almanya’daki ailelelerin yüzde 60-70’i, sosyal çevrelerinde Türkçe konuşuyor.  

Anadilden yola çıkarsak, Türkçe dersi talep ederkende, niye Türkçe istiyorsun sorusunda da çocuğum  Nine’siyle, Dede’siyle,Türkçe konuşsun,Türkiye’ye gittiği zaman akrabaları ile konuşabilsin, birliğimizi koruyalım, kültürümüzü koruyalım, İşte bu talepleri  Alman  Toplumuna , Alman Siyasetçisine ilettiğimiz zaman, güler, der ki; Neden, ben bu Sizin istekleriniz için para harcayayım! Demese bile düşünür. 

ANADİL GERÇEĞİNİ KABUL ETTİREBİLECEK DİL BİLİMCİ İNSANIMIZ YOK

Anadilini desteklerseniz, bu çocuklar bu ülke için yararlı olur. İyi Almanca öğrenir. Sadece dil gelişimi değil, zeka gelişimide bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Dil yapısı iyi olan beyin, zihinsel olarak zeka seviyeside çok üstün olur. 

Bu tür argümanlarla  Alman Kurumlarına, siyasetçilerine kabul ettirecek Dil Bilimci insanımız yok.Haklarımızın korunabilmesi için nereye başvuracağımızı bilmemiz gerekiyor.

Anadil dersleri tanınmış azınlıklar için anayasal bir haktır. Türkler hukuksal olarak azınlık konumunda değillerdir. Türklerin anadil öğrenme konusunda anayasal bir hakkı yok. Dolaylı olarak Avrupa Birliğinin, Unesco’nun tavsiyeleri var. Göçmenler anadillerinin bir şekilde verilmesi, unutturulmaması konusunda, AB’nin çok dilliliği vurgulaması. Bunlar tavsiyelerdir. Bizim yaşadığımız NRW  Eyaletinin okul yasasında bir ibare var. “Anadiller desteklenmelidir” diye. Biz bu maddeye dayanarak uygun şartlarda haklarımızı talep edebiliriz.

TÜRKÇE DERSLERİ İÇİN YETERLİ ÖĞRETMEN YOK,  MEZUN OLAN ÖĞRETMENLER  TÜRKÇE DERS VERECEK OKUL BULAMIYORLAR. 

Türkçe dersleri için yeterli öğretmen maalesef yok. Türkçe dersleri 3 katagoride veriliyor. 

1- Anadil  dersi denmiyor artık. Köken dili dersi. ( Herkunftsprache  Unterricht) bu seçmeli sınıf geçmeye etkisi olmayan bir ders türü, zoraki değil. İsteğe bağlı 

2- Yabancı dil dersi olarak verilen dersler var. Fransızca yerine 2.ci veya 3.cü yabancı dil olrak Türkçeyi seçebiliyorsunuz. Ortaokullarda bunlar normal ders statüsünde.

3-  Bu da  bizim eyalet NRW dışında çok az eyalette bulunuyor. Lise bitirme sınavlrında Türkçeyi ders olarak seçebiliyorsunuz.

Almanya,  şu an sadece bir tek Essen Üniversitesi Türkistik bölümünde,  Türkçe yabancı dil dersi öğretmeni yetiştiriyor. Orada da dil dışında farklı alanlarda uzmanlaşma konusuna gidiyorlar. Yani orada Türkçe dersi için öğretmen yetiştirme çabası Üniversite yönetiminde geri planda kalmış bulunuyor. Anadil dersi için hiç öğretmen yetiştirilmiyor.

Buradan mezun olan Türkçe öğretmenleri anadil derslerine girmiyorlar.Genellikle öğrenmiş oldukları Türkçe bölümünü hiç vermiyorlar. Diğer bölümden öğretmenlik yapıyorlar. Türkçe- Almanca öğrendilerse, Almanca öğretmenliği, Türkçe Tarih öğretmenliği öğrendilerse, tarih öğretmenliği yapıyorlar. Çünkü Türkçe ders verecek okul bulamıyorlar. 

Burada  Öğretmenlik yapmak isterseniz en az 2 alanda öğretmenliğiniz olması gerekiyor.

Türkiye’de okuyan öğretmenler, evlilik yoluyla buraya geldiklerinde, burada öğretmenlik yapma şansları yok.Kabul edilmiyor.Tek şansları anadil öğretmeni olarak çalışabiliyorlar. Onların maaşlarıda, buradan mezun olan öğretmenlerin maaşlarından yüzde 30  daha az maaş alıyorlar ve çalışma şartları çok ağır . En az 3-4 okulda ders vermek durumundalar.

ÇOCUKLARINIZLA  İLGİLENDİĞİNİZİ  OKUL İDARESİNE GÖSTERECEKSİNİZ

Türk Velilerin okullarda görev üstlenme istekleri istenilen düzeyde değil. Dil sorunundan kaynaklanan, kendilerini ifade edememekten, dışlanmışlıkta var tabii, ek olarak okul yaşantısından geri çekiliyorlar. Halbuki çocuklarınızın başarılı olmasını istiyorsanız,okul idaresine siz çocuğunuzla ilgilendiğinizi göstereceksiniz. Özellikle Almanya’da sadece dışlanmış gurup göçmenler, Türkler değil, Sosyal durumu zayıf olan  Almanlar’da okul sistemi tarafından dışlanmışlardır. Öğretmenlerin kafasında oluşan bir şablon var Bunlar işçi kesimi, çocuklarıyla ilgilenemez, maddi yönden destekleyecekleri güçleri yok. Bu nedenlerle bu çocuklar 4.cü sınıftan sonraki okullara tavsiye kararı verilirken, Öğretmenin kafasında hep bu var. Bu çocuk zeki, belki başarabilir, ama ailenin durumu müsait değil diye bir alt okula yollar. Araştırmalar bunu gösteriyor, çocuklarıyla ilgilenen,  okul idaresine sık sık görünerek, bilgi  aldığınızda, Öğretmen şu kanaate varıyor; Bu Veli çocuğuyla ilgileniyor. İleriki okullardada  muhtemelen ilgilenecektir mesajını veriyorsunuz.

TÜRK İŞ ADAMLARININ EĞİTİME DESTEĞİ YOK!

Eğitimsizlik Türk iş adamları arasındada maalesef çok yoğun. Türk iş adamlarının katkıları eğitime katkı sağlama anlayışı neredeyse yok. Eğitime birazcık destek olan iş adamları bu bölgede bir elin parmaklarını geçmez. Yüzlerce iş adamımız var. Bunlar binlerce işçi çalıştırıyorlar. Milyar ciroları var. Onlar bu cirolarının binde birini eğitime yatırmış olsalar bağış olarak, bunlar geri döner. Maalesef bu anlayış yok. O bağışlar STK’lara yapılırsa, Alman  Yönetiminden , Alman Siyasetinden, proje almak ihtiyacı duymayız. Bağımsız oluruz.

AİDİYET SORUMLULUĞUMUZ BİZİ HER YERDE YAKALIYOR

Bana Soracaksınız , niye böyle şehir, şehir, dernek, dernek, dolaşıp tüm mesainizi harcıyorsunuz diye? Aidiyet Sorumluluğumuz var.  Bu Sizi her yerde yakalıyor. Çalıştığım Üniversitede, Türkiye ile ilgili olumsuz birşey okuduklarında , gelip bana siz neye böylesiniz  eleştirisi ve  negativ bir  yaklaşımla geliyorlar. Bu sefer, Siz Türklüğünüzle,  o vicdanınız varsa, o aidiyetiniz varsa,  eziliyorsunuz. O zaman diyorsunuz ki  ben bu toplumunda,  benim çocuklarımında , benim yaşadığımı yaşamaması için , Türk Toplumunun  içinde yaşadığı, Alman toplumundan bir adım daha önde  olması gerekir diye düşünüyoruz  ve  bu ülkü uğruna  tüm mesaimizi harcıyoruz."

DR. ALİ SAK KİMDİR?

Kanser Araştırmaları Uzmanı, Tıbbi Biyolog, Almanya’nın 2.ci büyük Kanser Araştırma Merkezi, Essen Üniversitesinde görev yapıyor. Almanya Veli Dernekleri Federasyonu Eşbaşkanı'dır.

MEHMET ÖZAYDIN / ESSEN
ulusal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.