banner1199

banner1197

banner1203

Amiral Cem Gürdeniz yazdı: İzmir İktisat Kongresi’nde denizciliğin yeri

Cem Gürdeniz yazdı

GÜNDEM 19.01.2020, 08:16
Amiral Cem Gürdeniz yazdı: İzmir İktisat Kongresi’nde denizciliğin yeri

5 Kasım 1922 günü İsmet İnönü ve Türk delegasyonu Lozan’a uğurlanmış, 17 Kasım’da Sultan Vahdettin, İngilizlerin himayesine sığınarak İstanbul’dan kaçmıştı. 20 Kasım 1922 günü, 4 Şubat 1923’e kadar sürecek Birinci Dönem Lozan Konferansı başlar. Ancak emperyalizmin kapitülasyon ısrarı nedeniyle akamete uğrar ve heyetimiz Ankara’ya döner. Konferansa ara verilmesinin ertesi günü Mustafa Kemal 5 Şubat’ta askeri bir tatbikat başlatır. Bir gazete muhabirine şunları söyler: "Lozan’da iktisadi meselelerden dolayı kesinti olmuştur. Zerre kadar hayrete düşmeyiniz. Sorumluluğu bize ait olmayan ve olmayacak olan hesaplaşmaların safhaları ne olursa olsun, yasal hukukumuzu her şekilde temine muvaffak olacağımıza şüphesi olmayan kimseleriz."

İKTİSAT KONGRESİ TOPLANIYOR

Lozan konferansının kesintiye uğramasından tam 13 gün sonra, 17 Şubat 1923 tarihinde İzmir İktisat Kongresi toplandı. Kongrenin, Lozan Konferansı veya onun kesintiye uğraması ile bir alakası yoktu. Karar çok önceden alınmıştı. 4 Mart 1923 tarihine kadar devam eden kongreye ülkenin pek çok yerinden gelen, çiftçi, tüccar, sanayici ve işçi gruplarını temsil eden 1135 delege başta olmak üzere toplamda 3000 kişi katıldı. Gerçekte Kongre fikri dönemin İktisat Vekili Mahmut Esat Bozkurt’tan doğmuştu. çılıştaki en kritik konuşma Gazi Mustafa Kemal’e aitti.. Şöyle diyordu: "Çünkü bu devlet, iktisadi egemenliğini sağlayacak olursa o kadar kuvvetli bir temel üzerinde yerleşmiş ve yükselmeye başlamış olacaktır ki, artık bunu yerinden kımıldatmak mümkün olmayacaktır."

ÜRETİM EKONOMİSİ

Sürekli üretim ekonomisinin önemine değinen Mustafa Kemal, Fatih, Yavuz ve Kanuni örneklemeleri ile ı dönemine eleştiriler getiriyor ve şunlara vurgu yapıyordu: "Osmanlı tarihinde bütün çabalar milletin gerçek ihtiyaçlarını karşılamaya değil, kudretli ve azametli padişahların ihtiraslarını tatmine yönelmiştir... Onları uzun seferlerde fetih meydanlarında kullandılar. Millet kendi yurdunda hayatını sürdürmek ve üretim için çalışmaktan mahrum kılınarak, diyar diyar dolaştırılıyor... Kılıçla fetih yapanlar, sabanla fetih yapanlara en sonunda yerlerini terk etmeye mahkûmdur. Kılıç kullanan kol yorulur, fakat saban kullanan kol kuvvetlenerek her gün daha çok şeye sahip olur."

General Kazım Karabekir ve Mahmut Esat Bozkurt’un konuşmalarından sonra kongre yoğun bir mesai sonucunda tamamlanır. Kongre sonunda 12 maddelik bir Misak-ı İktisadi bildirisi yayınlanır. Bildiriye, tüccar grubu 126 madde, çiftçi grubu 83 madde, işçiler 34 madde ve sanayiciler 26 maddelik ekler (lahiya) ile katkı sağlarlar.

AMASYA TAMİMİNDEN İZMİR TAMİMİNE

Yazar ve Akademisyen Dr. Serdar Şahinkaya "Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Ekonomisinin İnşası"isimli kitabında, yazar Atilla İlhan’a referansla "Amasya Tamimi, nasıl Kurtuluş Savaşı’nı başlatan ve bu savaş boyunca güdülen amaç ve esasların hukuki temel metnini oluşturmuşsa, İzmir İktisat Kongresi de bir miktar iddialı bulunsa da 29 Ekim 1923’te ilan edilecek olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve bu cumhuriyetin niteliğini oluşturan iktisadi yapılanmanın temelini oluşturmuştur" .

Gerek kongrenin hazırlık aşamasında gerekse icrasında denizcilik özel bir yere sahip değildir. duruma şaşırmamak gerekiyor. Zira kapitülasyonlar ve denizcilikten uzak Osmanlı Hanedanının yarattığı menfi etki ile son 300 yıldır denizlerden ve denizcilikten uzak tutulmuş halkın, kurulacak yeni Cumhuriyete aktaracağı güçlü bir denizcilik mirası yoktu.

KONGREDE DENİZCİLİĞİN YERİ

Kongre sonucunda açıklanan 12 maddelik ana bildiride denizcilik geçmiyor, tüccar grubunun iktisat esaslarının içerildiği 126 maddelik bildiride denizcilik konuları "Ticaret-i Bahriye Meseleleri"adı altında 24 madde ile açıklanıyordu. Söz konusu 24 maddede neler vardı? Halen ürkiye Toplumsal Tarih Araştırmaları Vakfı Başkanı olarak görev yapan Prof. Dr. Mehmet Öznur Alkan’ın 1992 Haziran-Temmuz aylarına ait Birikim Dergisi’nin 38 -39 ortak sayısında ınlanan "Türkiye İktisat Kongresi 1923’e Katkı (3)"başlıklı makalesi denizcilerin bir nevi manifestosuna dönüşen lahiyasını açıklıyor. Manifesto diyorum zira lahiya, kongre boyunca deniz ve denizcilikten hiç bahsedilmemesini eleştirerek başlıyor: "...ekmeğini kazanmak isteyen denizcilerimizden hiç bahis edilmemesi bizleri birkaç söz söylemeye mecbur etti. Nazar-ı insafla dinleneceğinden eminiz."Lahiya, güvenlik ve savunma boyutunda, deniz tarihimizin geçmişinde yaşanan parlak örnekleri vererek, devletin denizcileşmesine duyulan gereksinimi öne çıkarıyor. Balkan ve Birinci Dünya Savaşlarında yaşanan az sayıdaki başarı ve kahramanlıklar ile kurtuluş savaşında Karadeniz’de Rusya’dan temin edilen lojistik desteğin taşınmasındaki haklı gururu öne çıkarıyor. Yunanistan’ın nasıl denizcileştiğini her alandan örnekler vererek izah ediyor. Kapitülasyonlar sonucu kaybedilen kabotaj hakkının milleti ve devleti nasıl kemirdiğine dikkat çekiliyor. Şöyle deniyor: "Kapitülasyonların hep uzağı görmezlik ve düşüncesizlik yüzünden milletin başına bela olduğunu bilmeyen bir fert yoktur. Bunun hangi sebeple olursa olsun idamesi memleket ve millet için en büyük felakettir... Yabancı sermayeli firmalar, Ermeni ve Rumları kullanarak sahillerimizde çalışıp, kemiklerimizi emerek, paramızı alıyorlar."

DÖNEMİN ÖNLEMLER PAKETİ

Alınması gereken acil önlemler arasında sahildeki halkın yaşamının denizcilik üzerinden temin edilmesi ve savaş zamanı denizci yetiştirilmesi hedef olarak belirleniyor. Ticaret-i Bahriye Bankası’nın kurulması; Ticaret Filosu ile Ticaret-i Bahriye sanayinin yani tersaneciliğin himaye edilmesi; Balıkçılık ve balık yağcılığının geliştirilerek aşırı vergi yükünden kurtulması; Deniz meslek erbabının yetiştirileceği denizcilik okullarının açılması gerektiği ve en önemlisi 1909 yılında II. Abdülhamit’in yıkım donanmasından kurtulmak ve yeni bir donanmanın yapılmasını sağlamak için kurulan, ancak Vahdettin zamanında Damat Ferit tarafından kapatılan Donanma Cemiyetinin yeniden kurulması teklif ediliyor: "Memleketimizde denizciliğimizi yürütebilmek için bir çare de, bütün halkı denizle alakadar etmektir. Halk, denizciliğin faydalarını bilir ve anlarsa, ilgisi çoğalır. Bunun için milletin malı olan ve Ferit hükümeti tarafından cebren lağvedilen donanma cemiyetinin derhal yeniden ihyası elzemdir."

GÜNÜMÜZE DERSLER

Devlet, Mustafa Kemalin mirası Cumhuriyet Donanmasını bugüne kadar geliştirdi. Bu yarımada devletinde yaşamanın; hayatta kalmanın gereği idi. Ancak aynı başarı, 1926 sonrası yakalanan büyük devrimci ivmeye rağmen denizcilik gücünün diğer alanlarında sağlanamadı. Devleti bir türlü denizcileştiremedik. Son 50 yılda Cumhuriyet Hükümetleri turizm, inşaat ve tekstile verdiği teşvik ve desteğin onda birini denizciliğe vermedi. 1965 yılında tekrar kurulan Donanma Cemiyeti (Vakfı)’nın 1987 yılında General Evren döneminde kapatılması ile halkın denizcileşmesine yönelik hiçbir araç kalmadı. Bu alanda diğer Sivil Toplum Örgütleri ile lobi ve baskı grupları da yetersiz kaldılar. Meslek odalarının bir çoğu ise rant ekonomisinin kurbanı olarak taktik kazançları stratejik geleceğe tercih ettiler. Sustular. Türkiye’nin geleceği genç nesiller bu kaderi değiştirmelidir. Uygarlık kıyılarda yani denizlerde başlar. Türkiye’nin denizcileşmesinin iki anahtarı vardır. Birincisi Devlet/Hükümetin iradesi, ikincisi halka denizin sevdirilmesi ve denizcileşmesidir. Devletin egemen gücü, yasama ve yürütmede denizciliği gerçek anlamda partiler üstü bir ülküye dönüştürerek siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda elle tutulur projelerle somutlaştırabilir ve hepsinden önemlisi "Toprak Gemi"Anadolu’nun iç kısımlarına deniz kültürünü taşıyabilirse, Türkiye’nin kaderi değişecektir.

Yorumlar (0)
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 23 45
2. Trabzonspor 21 44
3. Başakşehir 22 43
4. Galatasaray 22 42
5. Alanyaspor 23 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 22 20
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 23 45
2. Erzurum BB 22 39
3. Bursaspor 22 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 23 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 23 21
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 23 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 26 54
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 26 41
5. Tottenham 26 40
6. Sheffield United 26 39
7. M. United 26 38
8. Wolverhampton 26 36
9. Everton 26 36
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 26 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 25 30
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Mallorca 25 22
18. Celta de Vigo 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19