Ankara'daki Zirve NATO'nun Cenaze Merasimidir
Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, Ulusal Kanal'da yayınlanan Çıkış Yolu programında gündeme dair çok önemli açıklamalarda bulundu.
Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tevfik Kadan ve Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Nadir Temeloğlu’nun sorularını yanıtlayan Perinçek; Ankara'daki NATO Zirvesi öncesi İstanbul'da yapılan alternatif zirveyi, yükselen Asya medeniyetini, savunma sanayisinin milli stratejideki yerini ve Kıbrıs üzerindeki yeni tezgâhları değerlendirdi.
Türkiye, temmuz ayının başında Ankara'da düzenlenecek kritik NATO Zirvesi'ne hazırlanırken, iç siyasette ve hariciyede derin bir sessizlik ile teslimiyetçi bir dil hakim kılınmaya çalışılıyor. Hükümet kanadından zirveye yönelik gerçekleri perdeleme operasyonları sürerken, bu duruma karşı en gür ve gerçekci itiraz Vatan Partisi ile Dünya Mer’in düzenlediği muhteşem uluslararası sempozyumla geldi. Dr. Perinçek, Türkiye’nin güvenliğinin ve ekonomik kurtuluşunun Atlantik’te değil; komşularıyla kuracağı zafer ittifakında olduğunu programda çarpıcı şekilde gözler önüne serdi.
“NATOPERESTLİK, ÖLÜM ÖPÜCÜĞÜNDEN BAŞKA BİR ŞEY GETİRMEZ ”
Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, İstanbul'da gerçekleştirdikleri zirvenin ana temasının, aslında NATO’nun Ankara’da yapılacak olan cenaze merasimi olduğunu söyledi. Türkiye toprağının o cenazeyi, NATO’nun kirini, pasını ve çamurunu hiçbir şekilde kabul etmeyeceğini açıkça ilan ettiğini belirten Perinçek, bu topraklarda NATO’nun tabutuna tahta olacak tek bir şerefsiz tahta parçası, mezar taşı olmaya razı gelecek tek bir taş dahi bulamayacaklarını aktardı. Dünya Mer’in İstanbul Taş Yapı’da düzenlediği toplantının, dünyanın dört bir yanından gelen seçkin entelektüellerin de saptadığı üzere, tam anlamıyla muhteşem bir meydan okuma olduğunu ifade eden Perinçek, buradan hükümete seslendiğini, alsınlar o NATO’larının ölüsünü, cenazesini götürsünler, Avrupa’nın batan sanayisinden paslı bir demir bulup ayağına bağlasınlar ve Atlas Okyanusu’na atsınlar dedi. Artık NATO’yi kimsenin canlandıramayacağını dile getiren Perinçek, AK Parti hükümetinin çok büyük bir yanılgı ve çıkmaz içerisinde olduğunu, bu "NATOperestlik" durumunun AK Parti’yi bitirdiğini kaydetti.
Güya NATO'nun kucağında hediyelerle, çantalarla geldiğini, Almanya’nın, Fransa’nın, Yunanistan’ın çantalarından Türkiye’ye ölüm öpücüğünden başka hiçbir şey çıkmayacağını aktaran Perinçek, Doğu Akdeniz’deki destroyerlerin namlularının, füzelerin, o çantaların içindeki gerçekler olduğunu vurguladı. Perinçek, NATO’dan can devşireceğini sananların sadece yıkımın altına gireceklerini sözlerine ekledi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in açıklamalarını değerlendiren Dr. Doğu Perinçek, Sayın Bakanın hükümetin politikasını savunmak zorunda olduğu için bu açıklamaları yaptığını söyledi. Ancak bozguna uğrayan, çöken ve dağılan bir gücün kanadından merkezine gelmenin, o dağılmanın ve felaketin en ağır yükünü kendi tepenize davet etmek demek olduğunu ifade eden Perinçek, kanatların saf değiştirip kaçabileceğini ama merkezde kalındığı an yıkımın tamamen üzerinize çökeceğini aktardı. B
u vizyonsuzluğun, hükümetin dersine çalışmamasının en net yansıması olduğunu belirten Perinçek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki hükümet ve dışişleri bakanlığının, dünyadaki dengelerin kökten değiştiğini, Doğu’dan yeni bir medeniyetin yükseldiğini göremediğini bildirdi. Çin’in ekonomi ve üretimde Amerika’yı fersah fersah geride bıraktığı gerçeğine gözlerini kapattıklarını söyleyen Perinçek, IMF ve OECD raporlarının, 2030 projeksiyonunda Çin'in üretimdeki payının %45’e çıkacağını, ABD’nin ise %11’e gerileyeceğini net biçimde ortaya koyduğunu hatırlatarak, bu koşullarda hâlâ emperyalist bir enkazdan medet umulduğunu belirtti.
İRAN, RUSYA VE ÇİN İTTİFAKI AMERİKA'YI KÖRFEZ'E GÖMDÜ
Yakın geçmişe dönerek bölgedeki gelişmeleri aktaran Dr. Doğu Perinçek, bu bölgedeki büyük çatışmalar başladığında AK Parti’nin sorumlularının "İran dersine çalışmamış, göreceksiniz yenilecek" dediklerini, şimdi ise aynı şeyi söyleyemediklerini ifade etti. Dersine çalışmayanın, dışişleri bakanlığının ve diplomasiyi yöneten bu hükümetin ta kendisi olduğunu söyleyen Perinçek, İran'ın ne yaptığını anlatırken, kendi milli gücüne dayandığını; sağına Rusya’yı, soluna Çin’i aldığını bildirdi. Rusya-Çin-İran ittifakının, Amerika Birleşik Devletleri’ni ve NATO’yu Körfez’e gömdüğünü, mahvettiğini söyleyen Perinçek, Amerika’nın o yenilmezlik şovlarının yerle bir olduğunu aktardı.
Hükümetin ise gidip, İsrail’in önlerine koyduğu metinlerin bir uzantısı olan Riyad Bildirisi’ne imza attığını belirten Perinçek, o imzanın, Filistin’e ve Gazze’ye ihanet imzası olduğunu ifade etti. Şimdi kalkıp Gazze üzerine masallar anlatıldığını, açıklamalar yapıldığını ve hepsinin laf olduğunu dile getiren Perinçek, NATOperestlikle Gazze’ye, Yemen’e, Lübnan’a ancak kalleşlik ve ihanet edilebileceğini saptadı. Türkiye’nin kader birliği yapması gereken yerin yenenlerin cephesi, yani İran’ın, Rusya’nın, Çin’in, Filistin’in ve Yemen’in yanı olduğunu vurgulayan Perinçek, Türkiye’den bu gerçekleri doğru saptayan, dersine kararlılıkla çalışan tek kuvvetin Vatan Partisi olduğunu söyledi.
Cumhur İttifakı'nın diğer ortağı MHP’nin pozisyonunu ve Devlet Bahçeli'nin açıklamalarını değerlendiren Dr. Doğu Perinçek, Sayın Bahçeli’nin konuşmasını büyük bir hayret, üzüntü ve kaygıyla dinlediğini söyledi. Daha 15 gün, bir ay öncesine kadar Amerika ve İsrail’in bir "şer ittifakı" olduğunu söyleyen ve buna karşı "Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakını" savunanın Sayın Bahçeli’nin kendisi olduğunu belirten Perinçek, şimdi kalkıp NATO içerisinde tarihi görevler üstlenmekten bahsetmesinin tam bir tenakuz, tutarsızlık olduğunu ifade etti. NATO'nun, Amerika’nın elindeki terör aygıtı olduğunu söyleyen Perinçek, NATO’nun Rusya, İran ve Çin düşmanlığı üzerine kurulu misyonlarına sarılınırsa, kendi stratejinizin tamamen imha edileceğini aktardı. Bu tavrın AK Parti’ye sadakat değil, bilakis müttefikine karşı vefasızlık olduğunu dile getiren Perinçek, çünkü AK Parti’nin başı dönmüş bir şekilde felakete sürüklenirken dostları tarafından uyarılmaya ihtiyacı olduğunu bildirdi. Vatan Partisi'nin tavizsiz duruşuyla bu dostluk ve vefa görevini yaptığını söyleyen Perinçek, Milliyetçi Hareket Partisi'nin ise bu yalpalayan çizgisiyle bütün tutarlılığını kaybettiğini belirtti.
SAVUNMA SANAYİSİ KARPUZ SATMA TEZGAHI DEĞİLDİR
Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmeleri ve ekonomik gelir tezini değerlendiren Dr. Doğu Perinçek, bunların son derece sığ ve zavallı fikirler olduğunu söyledi. Bir devletin milli stratejisinin, karpuz ya da silah satmak üzerine kurulmayacağını, bunu ancak silah tekellerinin, savaş kışkırtıcılarının düşüneceğini ifade eden Perinçek, gerçek bir stratejinin "Bizi tehdit eden güç kimdir?" sorusuna doğru cevap verilerek kurulacağını aktardı. Filistin’in, Müslümanların ve en nihayetinde Türkiye’nin düşmanı olan Zelenski’ye İHA ve SİHA satıldığını, oradan gelecek üç kuruşluk gelire bakıldığını belirten Perinçek, bunun felaket olduğunu söyledi. Türk ordusunun ve milletinin savunma sanayisindeki başarılarının fevkalade önemli olduğunu kaydeden Perinçek, ancak bu başarıyı emperyalizmin ve zalimlerin emrine veremezsiniz dedi.
Ayrıca dil konusundaki o büyük ayıbı da vurgulamak zorunda olduğunu söyleyen Perinçek, savaş uçağımıza "KAAN" adını koyduklarını, iki "A" ile yazdıklarını ve Türkçe’de böyle bir sözcük olmadığını aktardı. Göktürklerden beri bu kelimenin "Kagan" (Kağan) olduğunu belirten Perinçek, iki "A" ile yazılan Kaan'ın ise İbranice olduğunu, Yahudi ismi olduğunu ifade etti. Neymiş efendim; batı iş dünyasına şirin gözüksün, bol bol satılsın diye İbranice isim seçtiklerini söyleyen Perinçek, Mete Han’ın kurduğu, Hunlardan, Göktürklerden gelen muhteşem demircilik ve savaş sanayisi geleneğine sahip Türk ordusuna bunun yakışmayacağını bildirdi. Perinçek, savaş sanayimizi, bölgemizde istikrarın ve komşularımızın refahının emrine sunmak zorunda olduğumuzu vurguladı.
TÜRK ASKERİNİ KIBRIS'TAN ANCAK FÜZEYLE ÇIKARABİLİRLER
Kıbrıs konusundaki gelişmeleri ve sızan planları değerlendiren Dr. Doğu Perinçek, o planların sadece kağıt üzerinde olduğunu ve ancak bir savaşla, füzeyle uygulanabileceğini söyledi. Kıbrıs’taki Türk askerinin oraya bir savaşın sonunda, şehitlerin kanıyla gittiğini ifade eden Perinçek, Türk askerini oradan kağıt parçalarıyla çıkaramayacaklarını Amerika’nın da çok iyi bildiğini, o yüzden Doğu Akdeniz’de sürekli olarak güney fırkateynleriyle Nemesis ve Nabil Dina tatbikatları yaptıklarını, namlularını bize çevirdiklerini aktardı. Batı'nın, Kıbrıs’ı tamamen silahlandırıp Türkiye’yi işgalci ilan ederken, bizim hükümetimizin Ankara caddelerini boyayıp NATO’yu ağırlama makyajı yaptığını dile getiren Perinçek, bunun, Türk milletini uyutma ve gaflete hapsetme operasyonu olduğunu belirtti. Türkiye'nin görücüye çıkan bir kız olmadığını, neden duvarları, taksileri boyadıklarını soran Perinçek, Türk milletinin karakteriyle, dürüstlüğüyle ve haysiyetiyle var olduğunu, makyaja ihtiyacı olmadığını söyledi.
MAHKEME KARARLARINI KISKANIYORLAR, TÜRKİYECİ OLUN!
İsrail Parlamentosu’nun kararını ve AİHM sürecini değerlendiren Dr. Doğu Perinçek, çok açık söylediğini belirterek, Türkiye Devleti’nin bugünkü sözcülerinin ve Dışişleri Bakanlığı'nın, resmen Vatan Partisi’ni kıskandığını ifade etti. Kendilerinin o dönem Avrupa’da kent kent dolaşıp bu emperyalist yalanları çiğnerken, hükümetin arkalarından hançer vurduğunu, büyükelçiliklere "katılmayın" talimatı gönderdiğini, bakanlar yollayıp sabote etmeye çalıştıklarını söyleyen Perinçek, rahmetli Rauf Denktaş’a bile "Doğu Perinçek bu davayı açmasın, Türkiye mahkum olur" diye baskı yaptıklarını aktardı. Kendilerinin hukukçu kimliğiyle, devrimci kimliğiyle gittiklerini ve AİHM Büyük Dairesi’nden bir değil, tam dört tane kapı gibi tarihi karar çıkarttıklarını hatırlatan Perinçek, AİHM'in, 1915 olaylarının Yahudi soykırımı (Holocaust) ile aynı kategoride olmadığını, ortada bir soykırım suçu bulunmadığını tescil ettiğini bildirdi.
Ey Dışişleri Bakanlığı, ey Cumhurbaşkanlığı kurmayları diyerek seslenen Perinçek, içinde Doğu Perinçek’in adı geçiyor diye bu muazzam hukuki silahı neden kullanmadıklarını sordu. Bu küçük rekabetlerin bırakılmasını ve Türkiyeci olunmasını söyleyen Perinçek, bu kararların tüm dünya hukuk fakültelerinde ders olarak okutulduğunu aktardı. Şimdi yeni hedeflerinin, geçmişte bu yalanı tanımış olan parlamentolara bu yargı kararlarını dayatarak o kararları tek tek iptal ettirmek olduğunu belirten Perinçek, bu mücadeleyi de başarıya ulaştıracaklarını söyledi.
Kaynak: Ulusal Kanal Haber Merkezi
Restoran ve kafelerde yeni dönem başladı! Menülerde bu bilgiyi görmeyen şikayet edebilecekYurt
Üniversite affı bugün 13.30'da Meclis'e geliyor! İşte başvuru yapabilecek iller ve şartlarGündem