Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İyilerin galip geleceği bir dönemi yaşıyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası programına katılarak katılımcılara hitap etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası programına katıldı. Erdoğan, program kapsamında yaptığı konuşmada hem dini hem de bölgesel gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
"İYİLERİN GALİP GELECEĞİ TARİHİ BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ"
Konuşmasında bölgedeki gelişmelere değinen Erdoğan, "Aktörler ve senaryolar değişse de iyi ile kötünün mücadele ettiği ve sonunda inşallah iyilerin galip geleceği tarihi bir dönemi yaşıyoruz." dedi. Filistin'den Lübnan'a, Sudan'dan Somali'ye uzanan coğrafyanın yıllardır krizle, savaşla ve istikrarsızlıkla boğuştuğunu belirten Erdoğan, bu bölgelerde masum çocukların göz göre göre hedef alındığını söyledi. Erdoğan, dünyayı tanımadan hayata gözlerini açan bebeklerin ve çocukların can verdiğini ifade etti.
Kadınların, yaşlıların, sağlık çalışanlarının ve yardım görevlilerinin savaş ortamlarında değil, sivil yerleşim yerlerinde bombalarla hayatını kaybettiğini aktaran Erdoğan, Gazze'yi "dünyanın en büyük çocuk mezarlığı" haline getiren bir soykırım şebekesinden söz etti ve bölgede uçurtmaların dahi tehdit sayılıp engellendiğini belirtti. Erdoğan'a göre Filistin'de milyonlarca kişi, en temel ihtiyaçlardan yoksun şekilde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Lübnan'daki tabloya da değinen Erdoğan, İsrail yönetiminin saldırıları nedeniyle 1,3 milyon kişinin evini terk etmek zorunda kaldığını söyledi. Erdoğan'ın verdiği bilgilere göre bu saldırılarda çoğu çocuk ve kadın olmak üzere dört binden fazla kişi hayatını kaybetti, 12 bini aşkın Lübnanlı da yaralandı.
''İSRAİL BÖLGESEL BARIŞI VE İNSANİ DEĞERLERİ SAVUNAN HERKESİ HEDEF ALIYOR''
Erdoğan, İsrail'in mevcut hükümetini "savaş bağımlısı, işgalci ve soykırımcı" bir ideolojiyle tanımlayarak, bu anlayışın yalnızca komşu ülkeleri değil, bölgesel barışı ve insani değerleri savunan herkesi hedef aldığını söyledi. Siyonizm'in yayılmacı emellerine dikkat çekerken bunu yalnızca Türkiye adına değil, bölgedeki tüm halklar ve insanlık cephesi adına yaptıklarını vurguladı.
Tarihten örnekler veren Erdoğan, geçmişte Hitler'e ve Pol Pot'a yönelik sessizliğin bedelini sivillerin ödediğini hatırlattı. Hitler'in toplama kamplarında, Pol Pot'un ölüm tarlalarında farklı köken ve inançtan milyonlarca insanın soykırıma uğradığını, o dönemde insanlığın yaşananları yalnızca seyrettiğini belirtti. Erdoğan, aynı hatanın bugün Gazze'de, Batı Şeria'da ve Lübnan'da tekrarlandığını, soykırım şebekesinin kural ve hukuk tanımaz politikalarına karşı dünyadan yeterli tepkinin gelmediğini söyledi. Erdoğan'a göre ne küresel yapılar ne de uluslararası toplum, geçmişte olduğu gibi bugün de katliamların önüne geçecek güçlü bir irade ortaya koyabiliyor.
Bu değerlendirmelerin ardından Müslümanların başkalarına umut bağlayarak bir yere varamayacağını söyleyen Erdoğan, "Biz güçlü olmak, caydırıcı olmak, hak ve hukukumuzu birlikte savunmak, bölgemizde barışı ve güvenliği birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı.
"İTTİFAKLARI BÜYÜTMEYE, İHTİLAFLARI AZALTMAYA ÇALIŞIYORUZ"
Erdoğan, hem Türkiye içinde hem de İslam dünyasında ittifakları büyütme, ihtilafları azaltma çabası içinde olduklarını söyledi. Asırlar boyunca tarihe yön veren Ümmet-i Muhammed'in yeniden bir duvarın tuğlaları gibi birbirine kenetlenmesini arzu ettiğini belirten Erdoğan, Müslümanların birbirine inanarak, dayanarak, omuz omuza geleceğe yürümesini istediklerini ifade etti.
Bütün çabalarının ittifak ve ittihadın sağlanmasına, coğrafyada huzur ve güven ikliminin inşasına yönelik olduğunu vurgulayan Erdoğan, vahdet ve uhuvvetin tesisi için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini söyledi. Bu siyaseti yalnızca yakın ve uzak coğrafyalarda değil, Türkiye'de de sürdürdüklerini belirten Erdoğan, 86 milyonun kardeşliğini ve kaderdaşlığını güçlendirmenin yollarını aradıklarını söyledi. Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası boyunca düzenlenen etkinliklerin, Peygamberimizin örnek şahsiyetiyle birlikte ümmetin ittifak ve ittihad siyasetini anlamaya vesile olmasını dilediğini belirterek konuşmasını tamamladı.
"ŞEHİTLERİMİZİN RUHLARI ŞAD OLSUN"
Konuşmasının açılışında salonu dolduranlara ve programı farklı yerlerden takip edenlere seslenen Erdoğan, "Milletimizin ve İslam âleminin Mevlid-i Nebi Haftası'nı can-ı gönülden tebrik ediyorum. Davetimize icabet ederek bu salonu muhabbetle dolduran tüm kardeşlerime ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz." dedi. Ülkemizde ve dünyanın farklı yerlerinde kendilerini takip eden, o an salonda bulunmasa da "gözü de gönlü de kulağı da burada olan" tüm kardeşlerine selam ve sevgilerini gönderdiğini söyledi.
Erdoğan ayrıca "Fahr-i Kâinat Efendimiz'in izinden giderek asırlardır ümmete hizmet eden, yol gösteren, felaha susayan gönülleri irşat eden âlim ve ariflerimizin, kalp ve ilim ehlinin mübarek ruhları şad olsun." diyerek İslam'ın izzeti uğruna canlarını ortaya koyan, vatanı, milleti, ezanı, bayrağı, devleti ve ümmeti için her türlü zorluğu göze alan şehitlerin, gazilerin ve mücadele erlerinin ruhlarına rahmet diledi.
"BU SEVDA MİLLETİMİZİN DE KALBİNDE MÜSTESNA BİR YER TUTMUŞTUR"
Peygamber sevgisinin müminlerin gönlünde nesillerden nesillere aktarılan en kıymetli miras olduğunu söyleyen Erdoğan, bu sevdanın İslam'la müşerref olunan ilk günden itibaren milletin kalbinde de müstesna bir yer tuttuğunu belirtti. Ecdadın asırlar boyunca İslam'ın sancaktarlığını yaptığını ve Peygamber'e duyulan aşkı tertemiz bir imanla koruduğunu ifade etti.
Bu sadakatin yalnızca milli seciyede değil, dilde, edebiyatta, kültür ve sanatta da tezahür ettiğini anlatan Erdoğan, Süleyman Çelebi'nin kaleme aldığı Mevlid-i Şerif'in yüzyıllardır Peygamber'e duyulan hürmetin ortak sesi olduğunu söyledi. Fuzuli'nin Su Kasidesi'ni Resul-i Kibriya'nın bastığı toprağa ulaşma arzusunun ifadesi olarak nitelendiren Erdoğan, şairlerin, ediplerin ve padişahların yazdığı na't-ı şeriflerin milletin hak yolundaki adanmışlığının en veciz nişaneleri olduğunu kaydetti.
Konuşmasında merhum Mehmet Akif İnan'ı da anan Erdoğan, İnan'ın Peygamber sevgisini şu dizelerle dile getirdiğini hatırlattı: "Özgürlük, menşurun kanatlarından toprağım, devletim, bayrağım sensin. Maddemsin, manamsın, varım yoğumsun, ufkumsun, yakınım, uzağım sensin. Annem, babam, atam, kardeşim, yavrum, evim barkım, bahçem ve bağım sensin. Seslerin kalbimin dudaklarında, zamanın, dönemim ve çağım sensin. Ümidim, cihanım, şafağım sende, hicretim, menzilim, durağım sensin. Seninle olmaktır ahdim, yeminim, ordum, emirim ve otağım sensin." Erdoğan, Peygamber Efendimiz'i bir kez daha kemal-i hürmetle yâd ettiğini söyleyerek bu bölümü tamamladı.
MANİFEST soruşturmasında Tolga Akış’ın ifadesi ortaya çıktı! Suçlamalara böyle yanıt verdiGündem
Antalya’da kazanın ardından acı haber! Hafif yaralı yaşlı adam iç kanamadan hayatını kaybettiYurt