banner1005

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul seçimleri açıklaması

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, YSK'nın İstanbul kararı sonrası açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Kaybettiğimiz belediyelerin her biriyle ilgili ayrı ayrı çalışma yapıyoruz. Sandık kurulu üyelerinin, hele hele başkanlarının neredeyse üçte birinin kanunlara aykırı atanmış olmasını kimse masum bir hata olarak izah edemez. AK Parti'nin sandıktan çıkan sonucu kabullenmemek gibi bir derdi asla yoktur olamaz, sadece gasp edilen haklarımızın ve yapılan açık usulsüzlükten ortaya çıkan haksızlıkları düzeltme yolundayız. 23 Haziran'a kadar olan sürede çok daha fazla çalışarak, seçimleri kazanmaya çalışacağız. Türkiye bir demokrasi ve hukuk devletidir, şayet YSK tam tersi bir yönde karar vermiş olsaydı, biz yine buna uyacaktık, biz milli iradeye saygının görevini yerine getirdik" dedi. Erdoğan, "Bazı iş adamı grupları, dün açıklanan bu karardan sonra baktık garip açıklamalar yapıyorlar. Yanlış yapıyorsunuz. Herkes haddini bilecek" ifadelerini kullandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul seçimleri açıklaması

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) İstanbul için verdiği yeniden seçim kararının ardından partisinin TBMM Grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, şunları söyledi:

"Ramazan-ı Şerifi'nizi tebrik ediyorum. Tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum. İyiliği, güzelliği, ihsanı, yardımlaşmayı teşvik eden Ramazan ayını hakkını verebilirsek ne mutlu bizlere. Yakın akrabalarımızdan, arkadaşlarımızdan başlayarak küskün, dargın olduğumuz, kin ve nefret izlerini atamadığımız tek bir kişi varsa Ramazan'ı idrak edemedik demektir. Müslüman kanı döken İsrail, Esed gibi katil yapılara kalbimizle buğz edemiyorsak Ramazanımız boşa geçiyor demektir. Ülkemizi dört bir koldan kuşatmaya kalkanlara karşı tek vücut olamıyorsak Ramazan'dan nasibimizi yeterince alamadık demektir.

Türkiye ve Türk milleti olarak, tüm ümmetin adaleti için mücadele ederken, kendi halkına ihanet edenlerin kalplerini yumuşatsın diyorum. Şu mübarek günlerde herkesi dua etmeye davet ediyorum. En büyük gücümüzün dualarımız, ibadetlerimiz olduğunu aklımızdan çıkarmadan bu mübarek günleri değerlendireceğiz. Biz bu yolda son nefesimize kadar gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Bu kutlu dava yolunda bizimle olan herbir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.

Türkiye önemli bir seçimi daha geride bıraktı. 31 Mart seçimlerinin sonuçlarının bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Seçim kampayamız boyunca 59 il, 4 ilçe mitingi yaptık. İstanbul'un 28, Ankara'nın 11 ilçesinde mitingler gerçekleştirdik. Emeğimizin karşılığını da aldık. Toplam oylarda yüzde 51,7 ve belediye başkanlığı sayısında yüzde 54,2 düzeyinde başarı sağladık. Kızılcahamam'da sonuçları değerlendirdik. AK Parti olarak 15 büyükşehir, 24 il, 516 ilçe yönetme hakkı elde ettik.

Seçim bitti, ama tartışmaları henüz bitmedi. Yapılan itirazlar sebebiyle 3 ilçede seçimlerin 2 Haziran'da yenilenmesiyle ilgili karar verilmişti. Bu seçimlerin en tartışmalı konusu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri sonucu olmuştur. Önce 25-28 bin farkla AK parti'nin kaybettiği ilan edildi. Biz milli iradeye ve sandık sonuçlarına karşı saygıyla karşılaşlamaya hazırdık. İlerleyen saatler ve günlerde sandık sonuç tutanaklarıyla, ilçe sonuçlarıyla, geçersiz oylar incelendiğinde bambaşka sonuçlar çıktı. 15 bin AK Parti seçmenin iradesi alenen gaspedildi. Bu hataların bazıları sehven yapılmış olsa da önemli bölümü açıkça yapıldığı bellidir. Meseleyi araştırınca sandık kurulu üyeleri ve seçmen listeleriyle ciddi yolsuzluklar olduğunu gördük. İtirazlarımızın ardından konuyu YSK'ya taşıdık. Belgeler gayet sağlamdır. Somut deliller vardır. Aradaki fark yarı yarıya azalmamış olsaydı mesele buralara gelmezdi. Hukuksuzluğu, bir irade gaspını görmezden gelemeyiz.

Açık konuşmak gerekirse, böylesine büyük oy sayısının ortaya çıkması içimize kurt düşürmeye yetmiştir. 62 sandık görevlisinden neredeyse 20 binine yakınının seçim kanunundaki açık emre rağmen başka yerlerden seçilmesi şüphelerimizi daha da artırdı. Bir takım kirli ellerin devreye girdiği anlaşılıyor. Organize bir yolsuzluk ve tam kanunsuzluk olduğuna samimi olarak inanıyoruz. Tek tek yanlışlar, eksikler, kusurlar mazur görülebilir ancak sandık kurulu üyelerinin kanuna aykırı atanmış olmasını kimse masum bir hata olarak izah edemez. Hukuk mücadelemizi dün akşama kadar sürdürdük.

YSK, hem bizim hem diğer partilerin temsilcilerini dinlemiş, belgeleri incelemiş ve kararını ortaya koymuştur. Kararın ülkemize ve İstanbulumuza hayırlı olmasını diliyoruz. Siyasetçiler olarak sorunlarımızı demokrasi içinde çözmek için en doğru adım olarak görüyoruz. Çok daha fazla çalışarak seçimleri kazanmaya çalışacağız. İstanbul halkının gelecek 5 yıl için en isabetli kararı vereceğine inanıyorum. Türkiye bir demokrasi ve hukuk devletidir. YSK, tam tersi yönde karar vermiş olsaydı biz yine buna uyacaktır. Türkiye'de demokrasiyi ayağa kaldıran, işler haline getiren biziz. Diğerlerinin de aynı şekilde davranması gerektiğine inanıyoruz.

Türkiye geçmişte kendini milletin ve devletin üzerinde gören sözümona elitlerin açtığı tahribatları görmüş bir millettir. Milli iradenin önünden arkasından dolaşarak sandığa gölge düşürmeye çalışanlara meydanı bırakmamaya kararlıyız. Milletimizin hiçbir meselesinin çözümü, sıkıntının aşılması konusunda en küçük projeleri, çalışmaları olmayanların oyunlarını da bozacağız. Armut piş ağzıma düş misali ülkenin yönetimine el koymaya çalışan karanlık odaklara bekledikleri fırsatı vermeyeceğiz.

"HERKES HADDİNİ BİLECEK"

Bazı iş adamı grupları, dün açıklanan bu karardan sonra baktık garip açıklamalar yapıyorlar. Yanlış yapıyorsunuz. Herkes haddini bilecek.

Bundan sonra da tabii ki bizden bu tavırlarınızla, ülkemizin geleceğine yönelik bir normalleşmeyi konuştuğumuz dönemde, seçim hukukunun işletildiği bir yerde böyle bir açıklamayı yaparsanız, bunlar normalleşmeyi getirmez, yanlış yapıyorsunuz, herkes haddini bilecek.

İş adamıysan sen işini yap, seçim yargısının bu noktada verdiği karara adeta müdahale mahiyetinde açıklamalar yaparsanız, sizin de nerede olduğunuzu ortaya koyuyor, bizim de size bakış açımız değişecektir.

Teşkilatıma sesleniyorum; sandıklar noktasında bu işi kontrol etmemiz gerektiğini hatırlatmak istiyorum. İşi hafife almamak gerekiyor. Ekonomimizin güvenliğini en az sınırlarıızın güvenliği kadar önemli görüyoruz. Ekonomide yaşanan dalgalanmanın nedenini doğru okuyamazsak fena olur. Bu dayatmaya karşı biz milletimizle istiklalimize ve istikbalimize sahip çıktıkça ülkemize yönelik saldırılar artıyor."

ulusal.com.tr
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.