E. Tümamiral Deniz Kutluk'tan çarpıcı 3. Dünya Savaşı analizi: "NATO dağılıyor, Türkiye nükleer güç olmalı!"
Küresel sistemde tek kutupluluktan çok kutupluluğa geçiş sancıları yaşanırken, Emekli Tümamiral Deniz Kutluk, 3. Dünya Savaşı'nı tetikleyebilecek 3 tehlikeli senaryoyu masaya yatırdı.
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, sıcak çatışmalar ve Batı merkezli hegemonik sistemin krizleri, yeni bir küresel savaş riskini sıcak tutuyor. Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırmaları Merkezi (DÜNYAMER)’in Ankara’da düzenlediği “Büyük Savaşı Önleyecek İttifak” konferansında konuşan Emekli Tümamiral Deniz Kutluk, dünyayı yıkıma sürükleyebilecek kritik gelişmeleri, NATO içindeki derin çatlakları ve Avrasya merkezli yeni güvenlik mimarisi arayışlarını analitik bir perspektifle değerlendirdi.
3. DÜNYA SAVAŞI'NI TETİKLEYEBİLECEK 3 KRİTİK SENARYO
Kutluk, jeopolitik sahadaki somut verilere dayanarak, nükleer tırmanışa ve küresel bir savaşa yol açabilecek üç olası senaryoyu şu şekilde sıraladı:
Avrupa'nın Kışkırtması ve Ukrayna'da Nükleer Tırmanış: 5. yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nda, Avrupalıların ABD'ye rağmen savaşın devamını teşvik etmesi tehlikeli bir tırmanışa yol açabilir. Taktik nükleer silahların Avrupa başkentlerine atılması ihtimali, yeni bir dünya savaşına zemin hazırlayabilir.
ABD ve İsrail'in Saldırganlığı: İsrail'in iç ve dış dinamiklerdeki tıkanmışlığını aşmak üzere nükleer silahlara başvurması ve Körfez'de tırmanan gerilim risklidir. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün sıfır toplamlı bir oyuna dönüştüğü ve karşılıklı saldırıların arttığı bu denklem, insanlığın kaderine yön verecek bir felakete sürüklenebilir.
Çok Kutupluluğa Geçiş ve Şirket Devletleri: Tek kutupluluktan çok kutupluluğa geçiş aşamasında yaşanan sancılar çatışmacı olgular doğurmaktadır. ABD gibi "şirket devletleri"nde liberal ekonomik düzenin hırslarıyla dolar egemenliğinin çöküşünü engelleme çabaları birleşince, askeri-sınai kompleksler yeni savaşları kolaylaştırmaktadır.
''ABD İSRAİL'İN PEŞİNE TAKILDI, NATO DAĞILIYOR''
NATO'nun güncel konumuna ve ittifak içindeki kırılmalara değinen Kutluk, ABD ve Avrupalı müttefikler arasında çok net bir ayrışma yaşandığının altını çizdi. Amerika'nın Basra Körfezi'nde NATO üyelerine bilgi vermeden İsrail'in peşine takılıp askeri müdahalelerde bulunmasının ve uluslararası hukuku hiçe saymasının, NATO'nun lider devletinden giderek koptuğunu gösterdiğini belirtti. Silah şirketlerinin ABD siyasetini esir aldığını hatırlatan Kutluk, şirketlerin baskısıyla ABD'nin İran ile bir savaşa sürüklenme riskine de işaret etti.
Batı ittifakının geleceğine dair "dağılma" ve "Avrupalılaştırma" senaryolarının tartışıldığını belirten Kutluk, Türkiye'nin milli güvenliği açısından devleti yönetenlerin dikkatle okuması gereken bir tespit yaptı: "Dağılırsa NATO, Türkiye nükleer koruması için müttefik bulmak veya nükleer bir devlet olmak zorundadır."
MERKEZ AVRASYA GÜVENLİK MİMARİSİNE İHTİYAÇ VAR
Küresel bir savaşı önleyecek ideal yapının salt askeri bir pakt olmanın ötesine geçen; coğrafi sürekliliği, ekonomik bağımlılığı ve kolektif güvenliği birleştiren "Merkez Avrasya Güvenlik ve Kalkınma Mimarisi" olması gerektiğini vurgulayan Kutluk, mevcut çok taraflı yapıların neden eksik kaldığını da bilimsel verilerle açıkladı:
Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ): Sınır güvenliği ve terörle mücadele temelinde kurulan, gevşek bir güvenlik formudur. NATO'nun "5. Madde"si gibi bağlayıcı bir ortak savunma taahhüdü barındırmaz.
BRICS: Jeopolitik veya askeri bir ittifaktan ziyade, dolarsızlaştırma ve alternatif finansal mekanizmalar yaratma odaklı ekonomik bir platformdur.
Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ): Sadece eski Sovyet coğrafyasını kapsayan sınırlı bir yapıdır; Çin, Hindistan, Türkiye ve İran gibi Avrasya'nın büyük aktörlerini barındırmaz.
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT): Avrasya'nın kalbinde muazzam bir jeopolitik, kimliksel ve kültürel potansiyele sahip olmakla birlikte, henüz küresel süper güçlerin kapışmasını tek başına dengeleyecek bir askeri/ekonomik ağırlık merkezine evrilmemiştir.
Kutluk, mevcut tablonun klasik anlamda ülkelerin birbirini nükleer silahlarla yok ettiği bir 3. Dünya Savaşı'ndan ziyade, soğuk ve sıcak çatışma fazlarının iç içe geçtiği hibrit bir küresel geçiş dönemine işaret ettiğini belirterek analizini tamamladı.
Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel'den stratejik uyarı: "ABD ve NATO Türkiye'yi çevreliyor!"Gündem
Prof. Dr. Semih Koray’dan Ankara Zirvesi analizi: Türkiye’ye tehdit Rusya veya İran’dan değil doğrudan NATO’dan geliyor!Gündem