Emeklilikte yaşa takılanlar EYT'lilerin mücadelesi kapsamında sorunları 31 Mart yerel seçimi öncesi çözülecek mi? EYT'lilerin mağduriyetiyle ilgili Deniz Bilici'den ayrıntılı analiz haber ve yazı

Emeklilikte yaşa takılanlar EYT'liler Türkiye gündeminde. 2019 EYT'de son durum dakika dakika haberleri ve gelişmeleri neler? Sosyal medya sorun çözme aracı haline de geldi. Emekçiler artık sosyal medyadan örgütlenerek bu mecrada 'eylem' yapıyor. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, yaptığı en son açıklamada "EYT gündemimizde yok" demişti

Emeklilikte yaşa takılanlar EYT'lilerin mücadelesi kapsamında sorunları 31 Mart yerel seçimi öncesi çözülecek mi? EYT'lilerin mağduriyetiyle ilgili Deniz Bilici'den ayrıntılı analiz haber ve yazı

Aydınlık gazetesinden Deniz Bilici'nin yazısı şöyle:

"İletişim çağındayız. Ulaşamayacağımız şahıs, kurum neredeyse yok. We are social ve Hootsuite tarafından her yıl hazırlanan sosyal medya istatistiklerinin 2018 verilerine göre 82 milyon nüfuslu Türkiye'de yaklaşık 55 milyon internet kullanıcısı var, bunun 51 milyonu sosyal medyayı aktif kullanıyor. Hal böyle olunca sosyal medya sorun çözme aracı haline de geldi; muhatabını etiketleyip derdimizi anlatabiliyoruz. Özellikle bireysel konularda çözüm için etkili bir yöntem olsa da belli bir kesimi ilgilendiren durumlarda o günün konuşulanı olmaktan pek öteye gitmiyor. Gözlemlediğim kadarıyla, toplumsal sorunlardan en çok şiddet, cinsel taciz, tecavüz mağdurları ile hak kaybına uğramış emekçiler sosyal medyadan örgütlenerek bu mecrada 'eylem' yapıyor.

Emekçilerin sosyal medya eylemlerinden, taşeron işçilerinin kadro talepleri, KHK'yla kamuda sürekli işçi statüsüne geçirilen işçilerin yaşadığı hak kayıpları, emeklilikte yaşa takılanların eylemleri öne çıkıyor.

SOSYAL MEDYA

Milyonları ilgilendiren sorunlar için sosyal medyanın gündem yaratma gücü yadsınamaz ancak sonuca ulaşma açısından yetersiz kalıyor. Örneğin...

Hukukun emrettiğinin aksine, geriye doğru işletilen bir yasanın mağduru olan emeklilikte yaşa takılanlar, yıllarca sosyal medya üzerinden örgütlendiler, Twitter’dan başlık açıp Türkiye gündemine girdiler. Siyasi partilerin seçim bildirgelerinde de hatrı sayılır bir seçmen kitlesi olarak yerlerini aldılar. Geçen aylarda birçok ilde büyük buluşmalar planlandı ve ilk kez birçok şehirde yüz binler bir araya geldi. Ancak bunlar salon etkinliğinden öteye geçemediği için belki de, hâlâ, “EYT hükümetin gündeminde yok”. (Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 6 Şubat 2019 tarihli basın toplantısı, Ankara)

#KİTLEREKADRO

Taşeron sistem yıllarca sömürdü, sonra bir düzenleme yapıldı fakat kadro denen ne kadroydu ne de bu düzenlemeden herkes payını aldı. Kamu İktisadi Teşebbüslerinde (KİT), Belediye İktisadi Teşebbüslerinde (BİT) çalışanlar da hep #kadro talebini sosyal medyadan dile getirdi. “KİT’lere falan kadrolarını verdik” yanıtını aldılar. (Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 8 Şubat 2019, Sivas Cumhuriyet Meydanı)-(Not düşmek gerekir; KİT'lerde çalışanlar 'kadro' almadı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Devlet Demiryollarında çalışan 2.797 işçinin kadro almadığını söyleyerek Cumhurbaşkanını yalanlamış oldu.)

İŞYERİ EYLEMLERİ

Çalışma hayatında, krizle birlikte artan sorunlara karşı, sosyal hak talebiyle yapılan işyeri eylemleri de arttı. O işyerine sermaye olarak işgücünü koymuş emekçiler, bu bilinçten hareketle işverenine, ‘burada ben de söz sahibiyim’ diyor, haksız uygulamaların önüne geçmeye çabalıyor. Olumlu sonuca ulaşanların çoğu örgütlülüğün gücüyle bunu başarıyor, bu sayfada da yer veriyoruz. Fakat bu sözünü ettiğim durumlar tüm çalışma hayatında yaşanan sorunlar olmasına karşın her işyerinin kendi özelinde yürütülen mücadele süreciyle noktalanıyor. Bu sorunların yaşanmasında birçok etken var tabii. En önemlisi işverenlerin her türlü yasal boşluktan faydalanması kuşkusuz ve kazanılan mücadelelerin, yasaların, emsal hukuk zaferlerinin varlığına karşın bir sonraki benzer sorunun yaşanmasına engel olacak bir yaptırımın olmaması.

SENDİKALARA GÖREV

Sendikal örgütlenme engeli, kayıtdışı çalışma, işsizlik, güvencesiz iş, gelmeyen emeklilik, kölelik büroları, çalışma hayatında zorunlu arabuluculuk, yetersiz iş güvenliği, kıdem tazminat fonu tartışması...

Gündeme geldiğinde, yetersiz yöntemlerle, ayrı ayrı mücadelesi yürütülen çalışma hayatına yönelik bu tehditlere nasıl karşı koyulacağını işçi konfederasyonlarının ciddi anlamda masaya yatırması gerek. Sosyal medya yaygın propaganda sağlasa da tek başına eksik kalıyor. Başarıya ulaşması için tamamlayıcı olarak ‘geleneksel’ yöntemler yaptırım gücünü muhafaza ediyor.

1 Mayısların dahi emekçiyi birleştirmediği Türkiye siyasi ikliminde özel bir dönemden geçiyoruz, evet. Ancak bu, hak talep etmeye engel değil. Önümüzdeki 1 Mayıs bunun için iyi bir fırsat, ortak talepli ortak bir eylem planlamak için zaman da var."

ulusal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.