Fatih Altaylı'dan Haluk Levent itirafı: "Asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan pişmanlık duyuyorum!"
Ahbap derneği ve Haluk Levent hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci Fatih Altaylı adliyede ifade verdi.
Ahbap soruşturması çerçevesinde ifade veren gazeteci Fatih Altaylı, orman yangınları ve deprem felaketleri sürecinde derneğin yürüttüğü faaliyetlerin toplumda yarattığı etkiye değindi.
Geçmişte yaşanan kriz anlarında sivil toplum kuruluşlarına gösterilen toleransa dikkat çeken Altaylı, "2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında Ahbap'ın ve Haluk Levent’in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Gelinen aşamada Haluk Levent’e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum" ifadelerini kaydetti.
"KUMARBAZ VE DOLANDIRICILIKTAN HAPSE GİRMİŞ BİR ADAM OLARAK BİLİRDİM"
Haluk Levent ile ilk kez 2021 yılında yaptığı bir televizyon programı aracılığıyla tanıştığını belirten Altaylı, derneğin kuruluş aşamasına ve Levent hakkındaki önceki izlenimlerine dair detaylar verdi. Levent'in geçmişteki profili nedeniyle kendisine güvenmediğini belirten Altaylı, "Kendisiyle ilk tanışıklığım bu program vesilesiyle oldu. Daha önce mesleğim itibariyle tabi ki kendisini bilirdim. Ama kendisinin bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Çünkü kendisinin kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim. Açıkçası kendisine de çok güvenmezdim. 2017 yılında Ahbap isimli bir dernek kurdu. Bu dernekle ben para topladığını bilmiyordum. Bu dernek vasıtasıyla hayırseverleri ihtiyaç sahipleri ile buluşturup bu insanlara da konser, etkinlik vb. gibi programlar düzenliyor olarak beliyordum. 2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında AHBAP'ın ve Haluk Levent’in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı" dedi.
"İRTİBATI KESTİ, TELEFONLARIMA CEVAP VERMEMEYE BAŞLADI"
İfadesinin devamında 6 Şubat depremlerinin ardından yardımların hız kazanmasıyla birlikte oluşan tabloya değinen Altaylı, derneğin mali açıdan denetlenmesi gerektiği yönündeki ısrarlı uyarılarının ardından Haluk Levent ile aralarındaki iletişimin koptuğunu aktardı. İçişleri Bakanlığını da göreve çağırdığı sürecin arka planını ve Levent'in gözaltına alınmasından önceki dönemi şu sözlerle dile getirdi:"En son 6 Şubat depremlerinde bu dernek vasıtasıyla yardımlar yapmaya başladı. Ancak benim bu dönemde de Haluk Levent ile ilgili şahsen soru işaretlerim devam etmekteydi. Kamuoyunda ve şahsen benim nazarımda hem orman yangınlarında yapmış olduğu çalışmalar hem de depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaptıkları ile bu kişiler hakkında bir güven ortamı oluştu. Bu güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir. Ama bununla birlikte ben kesinlikle bu adamın geçmişinde kumar, mali suçlar gibi yüz kızartıcı olaylar bulunması hasebiyle bu derneğin kesinlikle çok iyi denetlenmesi gerektiğini savundum. Hatta bu konuda ‘Haluk çuvallamamalısın, süt gibi lekesiz görünmek zorundasın’ minvalinde yazılar kaleme aldım. Bunun üzerine Haluk Levent benimle irtibatı kesti. Telefonlarıma cevap vermemeye başladı. Ben de bu süreçten sonra derneğin ve Haluk'un bağımsız kuruluşlarca denetlenmesini her platformda söylemeye devam ettim. Son olarak birkaç ay önce Haluk Levent’in tekrardan gündeme gelmesi ile bir yazı daha kaleme aldım. Bu yazıda internet sitende hesap vermiyorsun, acilen uluslararası kuruluşlarca denetlenmen gerekiyor diyerek İçişleri Bakanlığını da göreve çağırdım. Bu yazıdan sonra Haluk Levent bana ‘çok çok haklısın abim, 10 ay kadar önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim, sözüm söz bu mesaj da burada kalsın’ şeklinde mesaj attı. Ben de kendisine bu iş böyle olmaz. Büyük denetim firmaları ile çalışmalısın. Her şeyi açık ve net bir şekilde yayınlamalısın dedim ve bundan bir süre sonra kendisi gözaltına alındı. Süreci bende herkes gibi medyadan takip ettim"
"HALUK LEVENT'İN HUYUNDAN VAZGEÇMEDİĞİNİ HEP BERABER GÖRDÜK"
Deprem sonrası oluşan kaos ortamında toplumun yardımlaşma çabasına destek verdiğini belirten Altaylı, AFAD ve Kızılay'a yönelik eleştirilere karşı da duruş sergilediğini ifade etti. Ahbap derneğine kendi adına hiçbir finansal destekte bulunmadığının altını çizen Altaylı, "Herkes bir şeyin ucundan tutup birbirine yardım etme derdindeydi. Kayıplar o kadar çoktu ki insanlara yetişilemiyordu. Böyle bir ortamda bizde yardım eden herkese destekleyici ve elimizden geldiğince bu faaliyetleri duyurmaya çalışarak sürece katkı sağlamaya çalıştık. Bunu da programlarımda defaatle dile getirdim. Daha sonra istenirse de programın kaydını da dosyanıza sunabilirim. Bir programda Kızılay'ın ya da AFAD'ın karalanmaya çalışılması sırasında AFAD'ı ve Kızılay'ı savunup bu tür söylemlerin manasız olduğunu söylemişimdir. Biz o dönem oluşan havada Ahbap'ı ve taşın altına elini sokan herkese vesile olmaya çalıştık. Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent’e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim. Ahbap derneğinin topladığı paraları da daha sonra bu yardımların ilgililerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda açıkçası araştırma yapamadım. Elimde o dönem bu denetlemeyi yapabilecek yetki ve kabiliyet bulunmamaktaydı. Sadece yazılarımda ve Youtube videolarımda bu işin profesyonelce denetlenmesi gerektiğini ve denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundum. Elimden gelen bu kadardı. Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent’in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk. Ben o süreçte her insan ikinci bir şansı hak eder ve insanların yardımına koşan herkesi destekleme düşüncesi ile bu yayınları yaptım ve tweetleri attım. Ancak şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Depremden sonra Türkiye bir genel seçim ve yerel seçim geçirdi. Yoğun gündem içerisinde bu işi yeterince takip edememiş olabiliriz. Zaten denetim yetkisi de bizde değildi. Ama gelinen aşamada Haluk Levent’e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum. Başkaca eklemek istediğim bir husus yoktur" ifadelerini kullandı.
Gazeteci Fatih Altaylı, bu ifadelerinin ardından işlemlerini tamamlayarak adliyeden ayrıldı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı
İstanbul 25 Temmuz kesintisi programı: O ilçelerde saatlerce elektrik olmayacak!Yurt
Özgür Özel, YENİ Parti'nin genel başkanlığına seçildiSiyaset