banner1005

Fazıl Say'dan konser eleştirilere yanıt

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Fazıl Say'ın konserine gitmesi ve ikilinin birlikte verdiği görüntüler kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Say'ın Erdoğan'ı konserinde ağırlaması genel olarak olumlu bir hava oluştursa da bazı kesimler tarafından eleştirildi. Konser sonrası açıklama yapmayan ünlü piyanist, sessizliğini bozdu, "Özeleştiri Konusu" başlığı ile bir yazı yayımladı

Fazıl Say'dan konser eleştirilere yanıt

Ünlü piyanist Fazıl Say ve Cumhurbaşkanı Erdoğan uzlaşı kapılarını konserde araladı. Bu buluşma Türkiye'nin gündemine oturdu. 

Ünlü piyanist Fazıl Say annesinin vefatının ardından kendisini arayan Erdoğan'ı "Truva Sonatı" konserine davet etmişti. 

Konserin ardından Fazı Say ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir araya gelmesi olumlu tepkiler aldı. Ancak eleştiriler de eksik kalmadı. Belli bir kesim ünlü piyanisti hedef aldı.

Fazıl Say, sonunda sessizliğini bozdu. İlk kez yaptığı açıklamada "Hayatta hatalar yapılabilir, Erdoğan da yapar, Say da yapar" dedi.

İlk buluşmanın Beştepe'de değil de konserde olmasını ise Say rica etmiş.

Say'ın açıklaması şu şekilde:

"Hatırlarsınız, “ülkemde yaşayabilmek, sanatımı yapabilmek istiyorum” diye bir yazı yazmıştım geçen yaz.

Bu haykırışım her yerde duyulmuştu. Sayın Erdoğan’ın annemin vefatındaki taziye telefonundaki ses tonunda da sezinledim, bir uzlaşı kapısı aralanmak istiyordu. Sadece Fazıl Say için değil, tüm sanat camiası, hatta toplumun tüm kültürel ögeleri açısından, Erdoğan’ın içine sinmeyen bir şeyler vardı, nitekim pek çok konuşmasında -ve sıklıkla- “Biz kültür ve eğitim konularında malesef başarılı olamadık” diyordu, bu bir özeleştiridir. 

Hayatta hatalar yapılabilinir, Erdoğan da yapar, Say da yapar, Ahmet Mehmet de yapar, insanız hata yaparız, hatadan dönmek hatayı düzeltmek ise erdemdir, insani bir durumdur. 

Fazıl Say da pek çok hata yapmıştır hayatında, haklı olduğu konularda bile üslup yanlışı yapmıştır, haksız duruma düşmüştür, pek çok da haksızlığa da uğramıştır...

TOPLUMSAL UZLAŞI KONUSU

her şey bir yana, umutlarımız olmadan nasıl yaşayacağız? Geleceğe nasıl bakacağız? 

Bir ülke, kendi yüksek kültürü, halk müziği, sanat musikisi, batı müzikleri ile yerelden evrensele, muhteşem adımlar atabilecekken, sentezler ile dünyaya katkı sağlayabileceklen, kendi farklılıkları arasında kültürlerarası köprüler kurabilecekken, tuhaf bir uçuruma sürüklenmekte, ve hepimiz düşeceğiz.

Ben bu uzlaşı kapısının aralandığını hissettim, bu ilk buluşmanın Beştepe’de değil, benim konserimde olması gerektiğini direttim, khk dan haksız yere mesleğinden edilmiş müzisyen dostlarımın hayatını kurtardık bu süreçte, ayrıca “kültür kurulu” diye bir devlet yapılanmasını yanlış bulduğumu da direttim. Bu süreçte memlekette pek çok güncel tartışmalar da yaşandı, çok zordu.
.

Sonuçta bu ilk adımda; Erdoğan saygı ile konserime geldi, bununla kalmadı, tüm kabinesini ve ABD Senatörü misafirini de getirdi. 

Ülkemizde kültürün sanatın özgür olması , toplumsal uzlaşıların umut ışığı yakması gerekmekte.
.

Ben özgürlükçüyüm. Özgürce yaşayabilmeliyiz.Birbirimizi anlayabilmeli, dostluk eli uzatabilmeliyiz.
.

Bakın; yerelden evrensele, Türkiye’de herkesin medarı iftiharı olabilecek yerlere varabiliriz.

.

Belki de başaramayız, ama en azından ben Türkiye için doğru bulduğum şeyi deniyorum."

ulusal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.