Görevden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey hakim karşısında! "İftiraları kabul etmiyorum"

İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanığın yargılandığı dava başladı.

Simge Sarıyar Simge Sarıyar
Görevden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey hakim karşısında! "İftiraları kabul etmiyorum"

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi salonunda görülen davanın ilk celsesi, sanık yoklaması ve kimlik tespitleriyle açıldı. Duruşmada tutuklu sanık Mustafa Bozbey, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ile diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar avukatlarıyla birlikte hazır bulundu. Yargılama öncesinde adliye çevresinde hareketlilik yaşandı. Davayı takip etmek isteyen vatandaşlar ve bazı partililer mahkeme salonu önünde toplanırken, emniyet ekipleri bölgede geniş güvenlik önlemleri aldı.

"BURSAM ÖKSÜZ BIRAKILDI"

Kimlik tespitlerinin ardından Mustafa Bozbey'in savunmasına geçildi. Mahkemedeki sürecin Bursa'nın en büyük davası olduğunu belirten ve hukukun üstünlüğüne inandığını söyleyen Bozbey, eğitim hayatı ile kariyerine dair bilgiler verdi. Uzun yıllardır siyasetin içinde bulunduğunu anlatan sanık, 111 gündür tutuklu bulunduğunu hatırlatarak "Canımdan çok sevdiğim Bursam öksüz bırakıldı. Ben adalete sonuna kadar güveniyorum. Hakkımızda iftiralar atıldı, bunları kabul etmiyorum, yapanları lanetliyorum." ifadelerini kullandı.

İddianamede geniş yer tutan ve aile bireylerinin de yönetiminde bulunduğu NİLVAK isimli vakfa dair iddialar, savunmanın ana eksenlerinden birini oluşturdu. Bozbey, vakfın kuruluş amacının belediye personeli, çocukları, Nilüfer'deki ihtiyaç sahipleri ve gençlere destek sağlamak olduğunu, kurumun düzenli olarak denetlendiğini ifade etti. Vakfın gelirlerini artırmak amacıyla çeşitli işletmeler kurulduğunu savunan Bozbey, şirketler arasındaki para trafiğine dair süreci şu sözlerle anlattı: "FİDE AŞ’ye ait yere okul inşaatı yapmaya karar verdik. Okul için kredi alma ihtiyacı oldu ve bankalardan kredi alarak inşaata başladık. Okul için de güvenilir inşaat yapabilecek şirkete ihtiyaç duyduk. Çünkü banka krediyi vermek için böyle bir şartı önümüze koymuştu. Biz de Muhkim D’nin sahibi olduğu Seres şirketiyle sözleşme yaparak, bankadan aldığımız krediyi olduğu gibi, yani bankanın istediği gibi Seres AŞ’ye aktardık. Böyle bir parayı aktarabilmemiz için de güvenilir birine ihtiyaç vardı, bunun için de akrabam olan Muhkim D’den destek istedim. Böylece FİDE AŞ ile Seres arasında cari hesaplar başlamış oldu."

EŞİNİN ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN CARİ HESAPLARIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Okulun Seres AŞ üzerinden yaptırılmasının maliyetleri düşürdüğünü ileri süren Bozbey, daha sonra çekilen başka kredilerde birtakım blokaj sorunları yaşandığını aktardı. Yaşanan bu krizin ardından para trafiğinin eşi üzerinden yürütülmeye başlandığını belirten sanık, "Blokeler olunca Seres AŞ ile Fide AŞ arasındaki cari hesapların, eşim Seden Bozbey üzerinden olması için muhasebecimizin önerisi oldu. O dönemde avukatımıza da sorduğumuzda bunun ispat edilebilir bir durum olduğunun cevabını alarak bunu gerçekleştirdik. Bunun üzerine cari hesaplar eşim Seden Bozbey üzerinden yapılmıştı, çünkü eşim vakfın müdürü, kreşin kurucu müdürü ve Fide AŞ’nin şirket temsilcisidir. Fide AŞ adına gelen paralar eşime gelmiş ve Fide AŞ adına harcanmıştır, maaşlar, SGK’ler, vergiler, giderler vesaire ödenmiştir." dedi.

Kendisinin kurduğu inşaat şirketinin 2009 yılında konkordato ilan ettiğini ve bu süreçte mal varlıklarının bir kısmını kaybettiklerini öne süren Bozbey, aile bireyleri olarak geleceklerini güvence altına almak için bazı gayrimenkulleri ve malları güvendikleri dostları ile yakınlarının üzerine aktardıklarını iddia etti. Belediye başkanı olmadığı bir dönemde aile şirketi olan Perçem İnşaat'a ortaklık yaptığını belirterek "Benim anlayamadığım, Mustafa Bozbey olarak belediye başkanlığı sonrasında hiç mi iş yapmayacağım? Ben inşaat yüksek mühendisiyim, mesleğimi yapacağım. Nitekim yine yapacağım. Müteahhitlik yapmışım, biliyorum. Benim mesleğim belediye başkanlığı değil, bunun bilinmesini istiyorum. Aslında inşaat yüksek mühendisiyim. Gerçek bu." ifadelerini kaydetti.

TURGAY ERDEM İÇİN YETKİ SAVUNMASI

Savunmasının ilerleyen bölümlerinde, davanın diğer tutuklu sanığı olan ve o dönem Nilüfer Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Turgay Erdem'e 2009'da verilen "koordinatör başkan yardımcısı" yetkisine değindi. Kendisinin halkla daha fazla zaman geçirebilmesi için bu yetkilendirmeyi yaptığını öne süren Bozbey şunları aktardı:"2009 Mahalli Seçimler sonucunda tekrar göreve geldik. Hizmetlerin sağlıklı ve halkla iletişimimizin daha güçlü olması amacıyla memur olan başkan yardımcıları dışında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun bize verdiği yetkiye dayanarak 3 meclis üyesini başkan yardımcısı olarak görevlendirdim. Bunlardan biri de mimar ve teknik konulara hakim olan, önceki dönemlerde de Mimarlar Odası başkanlığı yapan Turgay Erdem’di.”

İddianamede kendisine yöneltilen 30 ayrı olayın hiçbirini kabul etmediğini dile getiren Bozbey'in savunmasının ardından, yaklaşık 10 saat süren davanın ilk celsesi bir sonraki güne ertelendi.

OPERASYON VE SORUŞTURMANIN GEÇMİŞİ

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, Nilüfer ilçesinde eski belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile çeşitli belediye çalışanlarının, inşaat projelerinde rüşvet karşılığı usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıkları iddiaları üzerine kapsamlı bir soruşturma başlatmıştı.

Elde edilen tespitlerin ardından 31 Mart tarihinde düğmeye basıldı. Operasyonda Mustafa Bozbey, eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey'in yanı sıra çok sayıda belediye çalışanı ile rüşvet verdiği öne sürülen iş insanlarının da aralarında bulunduğu 57 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden biri savcılık sorgusu sonrasında salıverilirken, sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 kişiden, Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23'ü 4 Nisan tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Öte yandan, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ve beraberindeki 6 şüpheli; "rüşvet, suç örgütü kurma ve suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" suçlamalarıyla 14 Ekim 2025 tarihinde zaten tutuklanmıştı. Bu 7 şüpheli hakkında, yürütülen bu dosya kapsamında da ek olarak tutuklama kararı verildi.

Soruşturmanın ardından hazırlanan ve mahkemeye sunulan geniş çaplı iddianamede sanıklar için ağır cezalar talep edildi. İddianamede; "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından ötürü Mustafa Bozbey'in 402 yıla, Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapsi istendi. Dosyada yer alan diğer 61 sanık hakkında ise eylemlerine göre farklı oranlarda hapis cezası talepleri iddianamede yer aldı.

Kaynak: Anadolu Ajansı

bursa Mustafa Bozbey