Gülistan Doku dosyasında Valinin makam odasındaki gizli SIM kart trafiği deşifre oldu!

Tunceli'de 2020 yılında gizemli bir şekilde ortadan kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku soruşturmasında, tam 6 yıl sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun talimatıyla sarsıcı gelişmeler yaşanıyor.

Yağmur Biçen Kaplan Yağmur Biçen Kaplan
Gülistan Doku dosyasında Valinin makam odasındaki gizli SIM kart trafiği deşifre oldu!

Yapılan son adli incelemeler neticesinde genç kızın cinayete kurban gittiğinin netleşmesi üzerine, dönemin valisi ve oğlunun da aralarında bulunduğu 13 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Soruşturmanın seyrini kökten değiştirecek yeni bir hamleyle, dönemin kamu görevlilerinin ifadeleri Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alındı. Dönemin İl Jandarma Komutanı'nın, Gülistan Doku'ya ait SIM kartın savcılık izni olmaksızın Ankara'ya gönderilmesi sürecine dair makam odasında yaşananları anlattığı kritik ifadesi ortaya çıktı.

"SIM KART VALİNİN ELİNDEYKEN MAKAM ODASINDAYDIM"

Sabah gazetesinden Hüseyin Kaçar'ın haberine göre; Gülistan Doku'nun SIM kartı, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel tarafından Ankara'daki eski polis memuru Gökhan Ertok'a gönderilmişti. İfadesinde bu anlara şahitlik ettiğini belirten dönemin jandarma komutanı, makam odasındaki gizemli trafiği şu sözlerle anlattı:

"Gökhan Ertok ismini ilk kez bu dosya kapsamında tutuklanınca duydum. Ancak vali beyle görev yaptığımız dönemde, Ankara'da bilişimle uğraşan tanıdığı polis memurları (çocuklar) olduğunu ve SIM kartı inceletmek için onlara gönderdiğini söylediğini hatırlıyorum. Kartın vali Tuncay Sonel tarafından alındığı sırada ben de makam odasındaydım. Odada emniyet müdürü, ben ve vali bey vardık. Vali bey, Gülistan'ın ailesinin kendisine bu SIM kartını bizzat teslim ettiğini beyan etti."
"EMNİYET MÜDÜRÜ VE BEN 'BAŞSAVCININ HABERİ VAR MI?' DİYE SORDUK"
SIM kartın adli emanete alınması ve savcılık talimatıyla incelenmesi gerektiğinin yasal bir zorunluluk olduğunu odadaki herkesin bildiğini vurgulayan jandarma komutanı, ifade işlemlerine şu şekilde devam etti:

Valiye Yasal Hatırlatma: "Esasen SIM kartın resmi inceleme prosedürünün nasıl olması gerektiğini, bunun ancak savcılık talimatıyla yapılabileceğini vali bey de bilir, ben de bilirim, emniyet müdürü de bilir. O konuşma esnasında vali beye bu durumu (Başsavcının haberi olup olmadığını) sadece hatırlattık."
"Başsavcıya Bilgi Vereceğim" Dedi: "Vali bey bize kendisinin başsavcıya konuyla ilgili bizzat bilgi vereceğini söyledi. Soruşturma sorumluluğu askeri olarak jandarmada olmadığı (polis bölgesinde kaldığı) için bu konuyu daha fazla irdelemedim. Sonraki süreçte de bana gelişmelerle ilgili bilgi vermediler."
Zamanlamayı Hatırladı: "SIM kartın valinin eline tam olarak nasıl geçtiğini, ailesinin kapıda mı verdiğini hatırlamıyorum. Ancak bu konuşmanın geçtiği tarihi, Gülistan'ın kaybolmasının üzerinden çok uzun bir süre geçmediği günler olarak ifade edebilirim. Vali bizden sonra başsavcıyı arayıp bilgilendirdi mi, bunu bilmiyorum."

CİNAYET DOSYASI SİL BAŞTAN AÇILDI

Gülistan Doku'nun kaybının 6. yılında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyayı "Kayıp Şahıs" statüsünden çıkarıp resmi olarak "Cinayet" soruşturmasına dönüştürmesiyle devlet kademelerindeki ihmal ve usulsüzlük iddiaları da mercek altına alındı. Resmi adli prosedürlerin dışına çıkılarak Ankara'ya gönderilen delillerin (SIM kart) akıbeti ve adli makamlardan gizlenen detaylar, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bu ek kamu görevlileri soruşturmasıyla aydınlatılmaya çalışılıyor.

Gülistan Doku cinayet