Gülistan Doku soruşturmasında 7 ilde operasyon: Dönemin valisinin oğlu dahil 13 gözaltı

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "'Güçlüye dokunulmuyor, algısını yıkacağız'" çıkışının ardından, 6 yıldır faili meçhul olarak bekleyen Gülistan Doku dosyasında 7 ilde operasyon düzenlendi. Cinayet şüphesiyle yürütülen soruşturmada, dönemin valisinin oğlu da dahil olmak üzere 13 kişi gözaltına alındı.

Simge Sarıyar Simge Sarıyar
Gülistan Doku soruşturmasında 7 ilde operasyon: Dönemin valisinin oğlu dahil 13 gözaltı

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Güçlüye dokunulmuyor algısını yıkacağız” ve “Dosyayı yürütün, ucu nereye giderse gitsin” talimatlarının ardından, 2020 yılından bu yana faili meçhul olarak raflarda beklediği düşünülen Gülistan Doku dosyasında harekete geçildi.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde cinayet şüphesiyle yürütülen ve iğne ile kuyu kazılan soruşturma kapsamında Tunceli, İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Elazığ ve İzmir’de eş zamanlı operasyon yapıldı. Düzenlenen baskınlarda, Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı.

CİNAYET VE ORGANİZE ÖRTBAS ŞÜPHESİ

Sadece kayıp bir genç kız dosyası olarak bilinen soruşturma, elde edilen yeni bulgularla cinayet davasına dönüştü. Soruşturma kapsamında olayın bir kaybolma hadisesi değil, cinayet olduğu değerlendirilirken; delil karartma, dijital izlerin silinmesi, kamu nüfuzunun kullanılması ve organize örtbas zinciri ihtimalleri mercek altına alındı. Dosyaya yansıyan bilgilere göre, 13 kişilik şüpheli listesinde sadece Gülistan Doku’nun çevresindeki isimler değil, kamu görevlileri ve kamu bağlantısı bulunan kişiler de yer alıyor. Operasyonun çapı, olayın dar bir çevreden çıkıp çok katmanlı bir şüphe ağı içinde ele alındığını gösteriyor.

Gülistan Doku, son olarak 5 Ocak 2020 tarihinde öğretmeninin evinden ayrıldıktan sonra erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile görüştü. Ardından Munzur Üniversitesi istikametine giden bir minibüse bindiği belirlenen Doku'ya ait son sinyal, Sarı Saltuk Viyadüğü ile Dinar Köprüsü hattından alındı. Soruşturmanın ilk aşamasında HTS kayıtları, MOBESE görüntüleri ve tanık anlatımları incelendi. Sinyalin alındığı Uzunçayır Barajı’nda yürütülen yoğun arama kurtarma çalışmalarına rağmen Gülistan Doku’ya ait hiçbir ize rastlanmadı.

İSİMSİZ NOT VE ŞÜPHELİ ARAÇ HAREKETLERİ DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ

Yıllar içerisinde soruşturma dosyasına giren yeni beyanlar, teknik veriler ve bilirkişi incelemeleri, intihar ihtimalini ortadan kaldırarak organize suç iddialarını gündeme getirdi. Olay günü ve sonrasına ilişkin araç hareketleri, telefon sinyalleri, silinen sosyal medya verileri ve bazı kamu görevlilerinin şüpheli bağlantıları tespit edildi. Soruşturmadaki en önemli kırılma noktalarından biri ise Doku ailesinin avukatına bırakılan isimsiz bir not oldu. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in adının açıkça geçtiği notun ardından incelemeler bu yöne kaydırıldı. Yapılan araştırmalarda, Mustafa Türkay Sonel’in olay günü ve gecesine ait araç hareketlerinin olağan akışla bağdaşmadığı tespit edildi ve şüpheli isim dosyanın odağına yerleşti.

Soruşturma kapsamında, elde edilen gizli tanık beyanlarını doğrulayan bulgular üzerine incelemeler derinleştirildi. Dosyada ayrı bir başlık olarak yer alan Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov'un olay öncesi ve sonrasındaki hareketliliği teknik takibe yansıdı. Evraklara göre, Abakarov'un telefonundaki bazı yazışmaları sildiği saptandı. Ayrıca Doku'nun kaybolmasının ardından Abakarov'un sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarda, olayla ilgili bilgi sahibi olduğu izlenimini veren ifadeler yer aldığı görüldü.

Abakarov'un yanı sıra çevresindeki kişilerin de olay gecesi ve sonrasına dair çelişkili beyanlar verdiği belirlendi. Bazı kamera kayıtlarının eksik toplandığı veya hiç alınmadığı, dosyanın karmaşık hale getirilmeye çalışıldığı tespiti üzerine yürütülen soruşturma, sadece bir kayıp arama faaliyetinden çıkarılarak delil zincirinin baştan sona yeniden kurulmasına odaklandı.

KAYIP SİM KART İDDİASI

Dosyada yer alan tanık beyanlarında, Doku ailesinin olaydan sonra adeta yakın markaja alındığı bilgisi yer buldu. Ailenin çevresinde belirli kamu görevlilerinin görevlendirildiği, temaslarının kontrol edildiği ve sosyal medya paylaşımlarına kadar uzanan müdahaleler yaşandığı iddia edildi. Gündeme gelen bir diğer tespit ise Doku'ya ait sim kartın savcılığa teslim edileceği gerekçesiyle aileden alınması ancak resmi süreçte böyle bir işlemin yapılmamış olmasıydı. Ortaya çıkan bu delil karartma şüpheleri, kamuoyunda oluşan "dosya bilinçli olarak mı ağır ilerletildi?" kuşkusunu resmi makamların merceğine taşıdı.

700 SAATLİK YENİ MOBESE KAYDI İNCELEMEDE

Soruşturmadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla 700 saatlik yeni MOBESE görüntüsü dosyaya dahil edildi. İlk yıllarda incelenmeyen veya sınırlı tutulan bu kayıtlar, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve uzman ekipler tarafından ayrıntılı analiz ediliyor. HTS kayıtları, daraltılmış baz çalışmaları ve yeni teknik raporlar kullanılarak olay gününün kronolojisi dakika dakika yeniden oluşturuluyor. Savcılık kaynakları, geçmişte gözden kaçan ya da üstü örtülen ayrıntıların bu teknik çalışmalarla açığa çıkarıldığını ve 6 ilde gerçekleştirilen son operasyonun yıllardır biriken karanlığı çözmek adına bu veriler eşliğinde yapıldığını aktardı.

Ankara kulislerinden yansıyan bilgilere göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek soruşturmanın sonuna kadar yürütülmesini talep etti. Bakan Gürlek'in sürece yönelik "Güçlüye dokunulmuyor algısını kıracağız" ifadelerini kullandığı ve "Kamu görevlileri karışmışsa kamu görevlilerinin de üzerine gidilsin" talimatı verdiği belirtiliyor. Başkent kulislerinde bu idare biçimi, sadece Gülistan Doku dosyası için değil, Türkiye'deki tüm benzer vakalar bakımından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

KAMU GÖREVLİLERİ İÇİN “KORUMA KALKANI” TARTIŞMASI

Bakan Gürlek'in bu mesajlarının ardından gelen operasyon adımları, dosyanın yasal zeminini genişletti. Özellikle kamu görevlileriyle bağlantılı iddiaların doğrudan soruşturma kapsamına alınmasıyla birlikte, kamuoyunda yıllardır dile getirilen "koruma kalkanı" tartışmalarının da sona ereceği öngörülüyor. Soruşturma, adaletin güçlü figürlere karşı ne kadar kararlı ilerleyeceğini gösteren tarihi bir tavır olarak devam ediyor.

Akın Gürlek Gülistan Doku tunceli