Narin Güran soruşturmasında yeni gelişme! “Şeytantepe” belgeseli hakkında adli soruşturma başlatıldı
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Narin Güran cinayeti yargı sürecini itibarsızlaştırma amacıyla hazırlandığı öne sürülen "Şeytantepe" belgeseli hakkında soruşturma başlattı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı; Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ve JASAT'ın başvurusu üzerine, Narin Güran soruşturma ve kovuşturma süreçlerini itibarsızlaştırmaya yönelik faaliyetler kapsamında "Şeytantepe" belgeseli hakkında adli soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında belgeselin çekim, yapım ve finansman sürecinde rol alan kişiler ile bu kişiler arasındaki para hareketleri mercek altına alınırken, kesinleşmiş yargı kararını ve soruşturmada görev yapan jandarma personeli ile adli makamları hedef alan faaliyetlerin bağlantılarının araştırıldığı bildirildi.
Öte yandan belgeselin, soruşturma kronolojisi ve mahkemenin ulaştığı değerlendirmeyle çeliştiği ortaya çıktı. Belgeselde, bilimsel deliller yerine üretilmiş senaryolara dayanan, Nevzat Bahtiyar'ı koruyan ve kamuoyu baskısıyla hızla sonuçlandırılan bir süreç olduğu iddia edildi.
Belgeselde soruşturmanın ilk andan itibaren "Narin'i ailesi öldürdü" ön kabulüyle yürütüldüğü öne sürülürken, iddianame ise soruşturmanın 21 Ağustos 2024 saat 20.43'te yapılan ihbar üzerine kayıp çocuk vakası olarak başladığı, ancak aile bireylerinin Narin'in son görülme saatine ilişkin çelişkili beyanları ve sahadaki başka tespitler nedeniyle 24 Ağustos 2024 tarihinden itibaren cinayet ihtimalinin ağırlık kazandığı aktarılmıştı.
Mahkeme ise, soruşturmanın "kayıp çocuk konusu olarak" başladığını kayda geçirirken, soruşturma derinleştikçe kolluğun yanlış yönlendirildiği ve çelişkili beyanlarla karşılaştığı görüldü.
MAHKEME GEREKÇESİNDE HANGİ BULGULARA YER VERİLDİ?
Mahkemenin gerekçesinde, Narin'in son görüntüsünün saat 15.11'de olmasına rağmen ilk resmi ihbarın 20.43'te yapılması, ayrıca bazı aile bireylerinin Narin'i 17.40'ta ve 18.47'de gördüklerini söylemesi, soruşturmanın terlik üzerinden başka gruplara yönlendirilmeye çalışıldığı, olay gününe ait telefon mesaj ve görüşme kayıtlarının silinmesi ve kolluk personelinin konuşmalarının dinlenmeye çalışılması bir bütün halinde değerlendirildi.
"Önce aile suçlu ilan edildi, sonra buna uygun delil arandı" ifadelerinin yer aldığı belgeselin, hem soruşturma kronolojisi hem de mahkemenin ulaştığı değerlendirmeyle uyuşmadığı ortaya çıktı.
Ayrıca belgeselde Mehmet Arslan tarafından, kolluğun Nevzat Bahtiyar'a "Sen yapmadın, sen sadece attın, bunu anlat bizi kurtar" dediği iddia edildi.
Mahkemede ise Nevzat Bahtiyar'ın, 4 Eylül 2024'te bilgi sahibi sıfatıyla verdiği beyanda gün boyunca inşaatta olduğunu ve kimseyle görüşmediğini söylediği, HTS kayıtları hatırlatılınca Salim Güran'la saat 15.08'de yaptığı telefon görüşmesini kabul ettiği belirtildi.
Bahtiyar'ın 9 ve 10 Eylül tarihli beyanlarında Arif Güran'ın evine hiç girmediğini söylediği, 21 Eylül'deki savcılık sorgusunda ise Salim Güran'la birlikte eve girdiğini ve Narin'in cansız bedenini içeride gördüğünü anlattığı, sonraki mahkeme sorgusunda ise Yüksel Güran'ı gördüğüne ilişkin yeni ayrıntılar verdiği aktarıldı.
Nevzat Bahtiyar'a, ifadesinde yönlendirme yapılmadığını ortaya koydu.
NE OLMUŞTU?
Belgesele konu olan ve Türkiye'de büyük infial yaratarak haftalarca ülke gündemini meşgul eden Narin Güran cinayeti, 21 Ağustos 2024 tarihinde meydana gelmişti. Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde yaşayan 8 yaşındaki Narin, Kur'an kursundan çıktıktan sonra kaybolmuştu. İhbarın ardından jandarma, AFAD ve dalgıç ekiplerinin katılımıyla geniş çaplı bir arama kurtarma operasyonu başlatılmış, havadan ve karadan günlerce süren çalışmalarda köyün tamamı ile bölgedeki kuyular ve su kaynakları defalarca taranmıştı.
Arama çalışmalarının 19. gününde, 8 Eylül 2024 tarihinde Narin'in cansız bedeni, köye yaklaşık 1,5 kilometre mesafedeki Eğertutmaz Deresi'nde bulunmuştu. Olay yeri incelemelerinde, küçük kızın cesedinin bir çuvala konduğu ve bedenin dışarıdan fark edilmemesi için çuvalın üzerinin taş ve çalılarla kapatıldığı tespit edilmişti. Yapılan otopsi sonucu hazırlanan adli tıp raporları ise Narin'in boğularak öldürüldüğünü kesin olarak ortaya koymuştu.
Cesedin bulunmasının ardından yürütülen derinlemesine soruşturmada tüm bulgular Narin'in kendi ailesini ve yakın çevresini işaret etmişti. Süreçte gözaltına alınan komşu Nevzat Bahtiyar itirafçı olarak cinayetin detaylarını anlatmış; Narin'in cansız bedenini amca Salim Güran'dan aldığını, çuvala koyarak dere yatağına sakladığını, bu işlem karşılığında amcanın kendisine hem para teklif ettiğini hem de tehditte bulunduğunu söylemişti.
Cinayetin bir numaralı şüphelisi ve azmettiricisi olarak tutuklanan kişi, aynı zamanda köy muhtarı olan amca Salim Güran oldu. Soruşturma dosyasında, Narin'e ait DNA izlerinin amcanın aracında bulunduğu tespitine yer verilmişti. Adli makamlar, cinayete iştirak ettikleri ve delilleri kararttıkları şüphesiyle anne Yüksel Güran ile ağabey Enes Güran da dahil olmak üzere birçok aile üyesini tutuklayarak cezaevine göndermişti.