"Oğlun ve kocan ne yaptıysa anlat!" Gülistan Doku'nun annesinden gözaltındaki eski valinin eşine çağrı!
Bedriye Doku, mevcut soruşturma kapsamında gözaltında bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'e seslenerek sessizliğini bozmasını ve bildiklerini savcıya anlatmasını istedi.
Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından Gülistan Doku'nun kaybolmasına yönelik yürütülen soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.
Geçtiğimiz dönemde başlatılan ve 15 kişinin yakalandığı ikinci dalga operasyonları kapsamında, bu sabah saatlerinde 2 kişi daha gözaltına alındı. Böylelikle soruşturmadaki toplam gözaltı sayısı 17'ye yükseldi. Yakalanan son 2 şüphelinin Tunceli İl Jandarma Komutanlığındaki ifade işlemleri tamamlanarak adliyeye sevkleri gerçekleştirildi.
Şüphelilerin adliyeye sevki sırasında Doku ailesi de gelişmeleri yerinde takip etmek üzere Tunceli Adliyesi'ndeydi. Baba Halit Doku, anne Bedriye Doku, abla Aygül Doku ve ailenin avukatı Ali Çimen süreci adliyeden izledi.
Sevk işlemlerinin ardından anne ve abla Doku, bina çıkışında gazetecilere değerlendirmelerde bulundu. Altı yıldır evladından bir iz arayan anne Bedriye Doku, şu anda gözaltında tutulan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'e vicdani bir çağrı yaptı.
Kızının kemiklerini istediğini vurgulayan Bedriye Doku, yetkililere ve Sonel'in eşine şu sözlerle seslendi:
"Ben bir mezar istiyorum. Kızımın kemiğini istiyorum. Adalet bakanına sesleniyorum. Benim kızımın kemiğini bana verin. Zaten kızım geri gelmiyor. Gülistanlar ve öğrenciler ölmesin. Anneler ağlamasın. Zaten benim kızım gitti, gelmiyor. Sen de bir annesin, sen de çocuk doğurmuşsun. Allah için sen ne gördüysen savcıya git anlat. Oğlun ve kocan ne yaptıysa anlat. Siz nasıl o çocukların yüzüne bakıyorsunuz. Ne biliyorsanız anlatın. Sen de bir annesin"
Soruşturmanın ulaştığı boyuta değinen abla Aygül Doku ise süreç içerisinde anne ve babasının dertlerini kamuoyuna ve yetkililere daha iyi aktarabilmek adına Türkçe öğrendiğini belirtti. Dosyanın kapatılmayacağına inandıklarını aktaran abla Doku, operasyonların üçüncü dalgasının da geleceğine işaret etti.
Adalet Bakanlığı'nın olayın aydınlatılmasındaki kararlılığına güvendiklerini söyleyen Aygül Doku, suskun kalanlara tepkisini şu ifadelerle dile getirdi:
"Sırf kendini sizlere daha iyi ifade etsin diye. Ben Akın Gürlek'e güveniyorum. Akın Gürlek, ‘Ucu nereye giderse gitsin' dedi. Adalet bakanımız cümlesidir şuan bizi burada tutan. Ucu örtbasçı Tuncay Sonel'e, doktora, katil oğluna gitti. Bu dosya geri dönmeyecek. Bu dışardakiler hala bize bir şey olmaz diyenler var. Dışardakiler çok sayıda var. Bu operasyonların daha 3'üncü ayağı olacak. Bugüne kadar sustunuz. Validir, korktunuz. Ekmeğim gider, tehdit edildiniz korktunuz. Bu saatten sonra asıl bizden korkun. Sizin yakanız bırakmayız. Mahkemenin salonlarında sizleri izlemeye geliriz. Gelin ben pişmanın deyin, ne gördüyseniz anlatın. Sizde kurtulun"
Aygül Doku'nun gündemindeki bir diğer konu da kardeşi hakkında ortaya atılan bazı iddialardı. Aile olarak altı yıldır arayışlarını sürdürdüklerini ve Gülistan'ın köprüden atladığı ihtimalini ilk günden beri reddettiklerini hatırlattı. Çıkan asılsız haberlerin gerçeği saptırdığını ve sadece faillerin işine yaradığını belirten Doku, bu tür yayınlara karşı hukuki mücadele başlatacaklarını söyledi.
Abla Doku, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algıya karşı şu açıklamayı yaptı:
"Kızımız hiç kimsenin reyting rekorunu tıklama butonu değildir. Kızımız hiç kimsenin magazinsel haberi değildir. Biz 6 yıldır adalet arayan bir aileyiz. İlk gün o köprüye atlamadı dediysek biz kızımızın ne yapıp ne yapmayacağını çok iyi bilen bir aileyiz. Biz kızımız tanıyoruz. Bir tane çok çirkin bir haber diyor ki ‘Gülistan dokunun vali ve valini oğluyla ilişkisi var' diyor. Böyle çirkin bir haber ne gazeteciliğe ne ahlaka ne de vicdana sığar. Bu haber sadece faillerinin işine yarıyor. Gülistan Doku'nun dosyası çok sıkı takip edilen bir dosya. Ben sadece ailemin sözcüsüyüm. Türkiye'de kızımızla ilgili yapılan tüm yorumlar teker teker tespit ediliyor. Benim kızım hiç kimsenin magazinsel haber yada beğenme butonu değildir. Buna müsaade etmeyiz. Bundan da hukuksal olarak tüm haklarımızı arıyoruz"