"Öz evladım gibi baktım, kızımı katletti!" Vahşi cinayette kan donduran iddialar...
İstanbul Kağıthane'de eşi Volkan Karaçay tarafından boğularak öldürülen ve bedeni ormanlık alana terk edilen 24 yaşındaki üç çocuk annesi Bedriye Karaçay'ın ailesi adalet arıyor.
22 Temmuz gecesi İstanbul'un Kağıthane ilçesinde meydana gelen olayda, Volkan Karaçay üç çocuğunun annesi eşi Bedriye Karaçay'ı boğarak öldürdü.
Cinayetin hemen ardından eşinin cansız bedenini bir battaniyeye saran zanlı, kayınvalidesinin aracıyla cesedi Sarıyer Ayazağa'daki ormanlık alana taşıyarak terk etti. Emniyetteki ilk sorgusunda eşinin bir taksiye binerek evden ayrıldığını öne süren şüpheli, hakkındaki suçlamaları reddetti. Ancak polis ekiplerinin yürüttüğü titiz kamera kayıtları incelemesi ve fiziki takip çalışmaları sonucunda failin yalan beyanları çürütüldü.
Ormanlık alanda yapılan aramalarda talihsiz kadının cansız bedenine ulaşıldı. Delillerin ortaya çıkması üzerine yeniden gözaltına alınan Volkan Karaçay, suçunu itiraf etmesinin ardından çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışması sırasında, cesedin taşınmasında kullanılan battaniyenin sarıldığı halı da olay yeri olan evde kayıt altına alındı.
"KENDİ KENDİNE MESAJ ATMIŞ"
Cinayetin ardından kızını kaybeden baba Çınar Yarar, damadına her zaman kendi öz evladı gibi davrandığını belirtti. Olay gecesinin detaylarını anlatan Yarar, failin hedef şaşırtmak ve zaman kazanmak için kızının telefonunu kullandığını belirterek şunları söyledi:
"Salı günü saat sekiz buçuğa kadar ben de buradaydım kızım da buradaydı. Ben gece çalıştığım için işe gitmeyip evde kalıyorum. Ben gittikten sonra, dokuza yakın eve gidiyorlar evde tartışıyorlar, kavga ediyorlar. Volkan torunlarımı da evden kovalıyor. Onlar da anneannesine gidiyor, diyorlar ki 'Anneanne babamla annem kavga ediyor, koş' O da gidiyor, kapıyı vuruyor vuruyor. İkisi de evde yokmuş, kapıyı vuruyor vuruyor ses seda yok. Ama evden televizyon sesleri geliyormuş. Kapıyı açan yok, hanım da eve geliyor. Ondan sonra saat 23.00 sırası bu arkadaş evde işi bitirdikten sonra buraya geliyor, kan ter içinde geliyormuş. Eşime 'Anne kızın yine kaçtı' diyor. 'Tartıştık kaçtı' diyor ve kızımın mesajını gösteriyor. Mesajda 'Ben Kırklareli'ne anneannemin yanına gideceğim' diyor. Eşimin annesinden bahsediyor. Kızımın telefonundan kendine mesaj atıyor. Çünkü kız o anda evde ölü"
Yaşadığı hayal kırıklığını ve öfkesini dile getiren Çınar Yarar, "Babalık yaptım. Öz evlat yerine koymuştum ama o bana böyle canilik yaptı, hainlik yaptı. Ben ona gül gibi kızımı verdim ve ondan cesedini aldım. Bana yapılacak, aileme yapılacak bir şey değildi. Demek ki her zaman iyi olmak gerekmiyormuş. En ağır müebbet cezasını almasını istiyorum" ifadelerini kaydetti.
KAYINPEDERİNİN ARACIYLA CESEDİ TAŞIDI
Cinayet sonrası cesedin ormanlık alana taşınma sürecine değinen Yarar, "Araba hep ondaydı. Benim başka bir arabam var, ben de o aracı ona verdim. İşi gücü olur, sağa sola gider gelir diye. O arabamı hep o kullanırdı. Anahtar hep ondaydı. O arabayla benim kızımı getirmiş. Benim arabamla kızımın cenazesini gidip taşıdı. Kimsenin haberi yok. Böyle bir acı böyle bir hainlik böyle bir şerefsizlik yok. Kızım için onu aldatıyor diyor. Benim kızımın onu aldatma şansı yok çünkü bütün gün burada" dedi.
Olayın tek bir kişi tarafından gerçekleştirilemeyeceğini iddia eden baba, "Müebbet istiyorum. Beş altı kişi için müebbet istiyorum, cezaevinden dışarı çıkma yüzü görmesinler. Ben bunların müebbet almasını istiyorum. Biz bunların müebbedini istiyoruz. Başka bir şey istemiyorum. Benim bir tane kızım öldü ama bana üç tane evlat hediye bıraktı. Ben şimdi onlara bakacağım. Şimdi onlar benim, onlara bakmak zorundayım. Allah bana sağlık sıhhat verdiği sürece ne kadar ömür verirse onları büyüteceğim" ifadelerini kaydetti.
"YURTTA BÜYÜDÜ, BEN ONA ANNELİK YAPTIM"
Kızını toprağa veren anne Dürdane Yarar ise damadının geçmişten beri sorunlu davranışlar sergilediğini ancak kendisinin ona her zaman kol kanat gerdiğini ifade etti. Cinayetin tasarlanarak işlendiğini ileri süren Dürdane Yarar, "Her şey planlı. O, işini yaptı. Hiçbir şey olmamış gibi yanıma geldi. Volkan tek başına bunu yapmadı. Kardeşleriyle iş birliği yaptılar. O Arzu da işin içinde. Ben devletimden Allah rızası için, onların hepsinin tutuklanmasını istiyorum. İdam edilsinler. Devletim benim arkamda" dedi.
Zanlının psikolojik sorunları olduğunu ve madde etkisinde hareket ettiğini belirten acılı anne, sözlerini şöyle tamamladı: "Volkan çok kötü bir insandı. Yurtta büyüdü. Ben ona annelik yaptım. Annesi ve babası yoktu. Anne biliyordu beni. Ben onu oğlum biliyordum. Madde kullanıyor, hep içiyor, böyle yapıyordu. Hep içiyordu halüsinasyon görüyordu, kızımın kendisini aldattığını düşünüyordu, kızımın üstüne suç atıyordu. "Senin dostun var" diyordu, yalan. Bütün halk bunu biliyor"