Prof. Dr. Aygün Attar'dan İsrail'in 1915 olayları kararına tepki: 'Yeniden gözden geçirilmeli'

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, İsrail’in 1915 olaylarını sözde "Ermeni soykırımı" olarak tanıma kararına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Attar, İsrail hükümetine kararı gözden geçirme çağrısında bulundu.

Simge Sarıyar Simge Sarıyar
Prof. Dr. Aygün Attar'dan İsrail'in 1915 olayları kararına tepki: 'Yeniden gözden geçirilmeli'

İsrail yönetiminin 1915 olaylarına ilişkin aldığı sözde "Ermeni soykırımı" kararı sivil toplum kuruluşlarının gündeminde yer almaya devam ediyor. Konuya ilişkin Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) kanadından resmi bir değerlendirme geldi. Vakfın başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, sürece dair görüşlerini kamuoyu ile paylaştığı yazılı bir metin yayımladı.

İSRAİL HÜKÜMETİNE YENİ GERİLİM DALGASI UYARISI

İsrail yönetimine seslenen Prof. Dr. Attar, alınan kararın arka planında yatan dış etkenlere dikkat çekti. Bölgedeki mevcut duruma ve lobilerin faaliyetlerine değinen Attar, söz konusu kararın İsrail'in devlet politikasına olası yansımalarını eleştirdi.

Vakıf Başkanı Attar'ın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"1915 olaylarına ilişkin karmaşık tarihi süreçlerin hukuki ve bilimsel zeminden koparılarak siyasi karar konusu haline getirilmesinin kabul edilemez bir yaklaşım olacağı ifade edilmiştir. Zira açıklamada da vurgulandığı üzere, tarihi olayların lobilerin baskısı, diplomatik hesaplar ve güncel siyasi konjonktür üzerinden değerlendirilmesi, adalet arayışına hizmet etmez, aksine yeni güvensizlikler üretir. Geçmişin trajik sayfaları arşivler, belgeler, tarihçiler, uluslararası hukukçular ve bağımsız bilimsel komisyonlar aracılığıyla incelenmelidir. Bu anlamıyla Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması, İsrail Hükümetinin sözde 'Ermeni soykırımı' ile ilgili kararına verilen ilkeli, ölçülü ve devlet aklına dayalı bir tepki olmakla birlikte, tarihi gerçeklerin korunması, uluslararası hukuka saygı ve Güney Kafkasya’da kalıcı barış gündeminin savunulması bakımından özel önem taşımaktadır.

İsrail Hükümetinin bu girişimi, Güney Kafkasya’nın barışa en fazla ihtiyaç duyduğu bir döneme rastlamaktadır.

Otuz yıla yakın işgal, savaş, yıkım ve zorunlu göçün ardından bölge yeni bir siyasi gerçekliğe girmiştir. Azerbaycan, Karabağ ve Doğu Zengezur’un kurtuluşundan sonra intikam çizgisini seçmek yerine imar, geri dönüş, bölgesel bağlantıların açılması ve güvenlik mimarisinin güçlendirilmesi yolunu tercih etmiştir. Bu hassas dönemde tarihi tartışmaları alevlendiren her adım, barış sürecine ağır bir yük bindirir ve eski ihtilafların yeniden canlanmasına zemin hazırlar. Bu bakımdan Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının İsrail Hükümetini söz konusu kararı yeniden gözden geçirmeye çağırması tamamen yerinde ve sorumlu bir tutumdur. Bakü’nün yaklaşımı dar siyasi tepki çerçevesinin ötesindedir. Bu tutum, tarihi hakikatin siyasi manipülasyon malzemesine çevrilmesine karşı açık bir devlet iradesidir. Türkiye, Azerbaycan için kardeş devlet ve vazgeçilmez stratejik müttefiktir. Bu kardeşlik tarihi, manevi ve siyasi temeller üzerinde yükselmektedir. Türkiye’ye haksız tarihi suçlamalar yöneltildiğinde Azerbaycan suskun kalmaz/kalamaz. Tarih Ermeni propagandasının çıkarlarına göre yeniden yazılmaya çalışıldığında Bakü gerçeklerin, onurun ve devlet aklının dilini tercih etmektedir. Bakü, dost ülkelerle ilişkilerinde her zaman yapıcı köprülerin korunmasına, karşılıklı güvenin güçlenmesine ve bölgede gereksiz gerilimlerin önlenmesine önem vermiştir. Bu nedenle İsrail Hükümetinin mevcut kararı sorunlu bir adım niteliği taşımaktadır.

Sözde 'Ermeni soykırımı'nın' bugün siyasi düzeyde tanınması, tarihi hakikate hizmet etmekten çok, Ermeni lobisinin ve Güney Kafkasya’daki yeni gerçekliği kabul etmek istemeyen rövanşist çevrelerin çıkarlarına alan açmaktadır. Bu çevrelerin amacı barış sürecini sabote etmek, Türkiye-Ermenistan normalleşmesini zorlaştırmak, bölgesel ulaşım hatlarının açılmasını engellemek ve Güney Kafkasya’yı yeniden bölge dışı güçlerin rekabet sahasına çevirmektir. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının açıklamasındaki temel mesaj açıktır: Bu tür adımlar barışa ve karşılıklı anlayışa katkı sağlamayacağı gibi, mevcut karşıtlıkları derinleştirir. Bölgenin bugün ihtiyaç duyduğu temel gereklilik, geçmişin siyasi silaha dönüştürülmesi yerine egemenliğe, toprak bütünlüğüne, uluslararası hukuka ve karşılıklı saygıya dayalı yeni bir barış düzenidir. İsrail Hükümeti bu kararı yeniden gözden geçirmeli ve devlet politikasının Ermeni lobisinin, rövanşist çevrelerin ve bölgede yeni gerilim dalgası üretmek isteyen güçlerin etkisi altına girmesine izin vermemelidir. Bu adım İsrail’e stratejik kazanç sağlamayacaktır."