banner1199

banner1197

banner1203

Rolünün tuzağına düşen Yunanistan

Amiral Cem Gürdeniz yazdı

GÜNDEM 04.08.2019, 09:25
Rolünün tuzağına düşen Yunanistan

Türkiye’de Youtube ya da internet üzerinden yayın yapan yorum ve haber kanalları her geçen gün artıyor. Bunun iki nedeni var. Birincisi yansız ve doğru haberler ile yorumlara erişme isteği. İkincisi haber veya bilgiye erişmek için dijital ortamın süratinden faydalanmak.

INTERNET HABERCİLİĞİ YOUTUBE YORUMCULUĞU
Ben de bu akımdan faydalananlar arasındayım. Artık televizyon kanallarının verebileceğinden daha fazla bilgiyi saat başını beklemeden internet temelli haber kanallarından alıyorum. Yorum için de youtube kanalları yeterli oluyor. Bir ay içinde yüz binlerce kez izlenen yorumlar oluyor. Zira müesses nizam ve piyasanın makyajlayıp halka pazarladığı, yaldızı sahte çok bilmişlerden halkımız çok çekti. Herkes gerçeği arıyor. Ben de pek çok youtube kanalından daha doğrusu gençlerden gelen talepler üzerine, deniz ve mavi vatan konusunda bu kanallarla söyleşi yapıyorum. Bunların bir faydası da gençlerin benimle temasa geçerek yeni fikirlerin oluşumuna katkı sağlaması. Geçen günlerde Gazeteci Erdem Atay ile internet tabanlı Veryansın TV’nin Pankuş programı için Yunanistan ile ilgili yaptığım bir söyleşiden sonra Erce Yazıcı isimli genç bir izleyici bana aşağıdaki mesajı yolladı:
“Değerli Amiralim, Yunanistan’ın vekil bir ülke olması üzerinden hayal alemindeki politik yaklaşımlarını adlandırma gayretinize naçizane bir öneride bulunmak istiyorum. ‘Japonlar ve Davranış Biçimleri’ adlı Boğaziçi Üniversitesi Yayınlarından çıkmış bir kitapta, Japonların Harakiri adını verdikleri intihar geleneği sosyolojik açıdan incelenmiş. Japon toplumu, yaptıkları işi veya bulundukları makamı rolleri olarak benimsiyor; iş veya konumlarını kaybettikleri veya kaybedeceklerini anladıklarında ise intihara meylediyorlarmış. Sosyolojik açıdan bu duruma ‘Rolün Tuzağına Düşmek’ diyorlar. Yani, parçaları birleştirirsek Yunanlılara da Türklere düşmanlık rolü verildi ve ekonomik açıdan berbat durumda olmalarına rağmen hâlâ bize düşmanlık ederek var olabileceklerini düşünüyorlar. Velhasıl ‘Yunanlılar rolün tuzağına düşmüş bir millettir’, bu ifadeyi kullanmayı tercih etmeniz halkımızın durumu daha köklü şekilde anlamasına yardımcı olacaktır diye düşünmekteyim.”

YUNANİSTAN’IN HASTALIKLI PSİKOLOJİSİ
Bu köşeden Erce Yazıcı’ya teşekkür ederek, Yunanlıların söz konusu durumlarının patolojik psikolojisini Japonlarla karşılaştırarak incelemeye devam edelim. Ben Yunanistan’a vekil (proxy) devlet diyorum. Zira 1830 yılında kurulmaları bile, dönemin emperyal düzenine jeopolitik, sosyolojik ve kültürel payanda sağlamak üzere kurgulandı. Osmanlı İmparatorluğu’nu Ege Denizi ve Balkanlar üzerinden çevreleyecek jeopolitik bir tampon devlet olarak yaratıldı. Birinci Sanayi Devrimini tamamlamış, kapitalizmin emperyalizm safhasına evrildiği bir dönemde, kimlik sorunu çeken güçlü Avrupa’nın tamamlayıcı değeri oldular. Avrupa, kendini tanımladığı Batı kültürünün Hıristiyan dini ve Roma Hukuku bacaklarına Yunan Felsefesi ve temsil etmedikleri halde Helenistik mirası ekledi.

JAPON SAMURAY KÜLTÜRÜ
Diğer yandan Japonlar, Samuray kültürünün etkisi altında kaldı. Bu kültür, 12. Yüzyıldan itibaren harakiri dahil pek çok alanda Japon hayatını ve sosyo genetik kodlarını etkiledi. Onurlarına çok düşkün olduklarından, savaşta yenilerek onurunu kaybeden ve intihar etmek yerine teslim olarak yaşamayı seçenlere asker veya sivil ayrımı yapmadan acımasızca davrandılar. Kendisi yenildiğinde ölümü yani intiharı seçebilen bir gelenekten geldiklerinden, bu uygulamaları normal kabul edebilmişlerdir. Bugün karşımızda bambaşka bir Japonya var, ancak siyaset ve iş dünyasında aynı gelenek çok az sayıda olsa da canlı tutulabiliyor. Osmangazi köprüsü inşaatında hatası çıkan Japon mühendisin intiharını hatırlıyoruz.

YUNANİSTAN’IN DÜŞMAN İHTİYACI
Yunanistan’da farklı bir sosyal psikoloji var. Her dönem düşmana ihtiyaç duyan bir topluluktan bahsediyoruz. Osmanlı döneminde Türklerin yönetimi altında iken bu düşmanlık Yahudi milletine de karşıydı. Kan iftirası nedeni ile Yahudilere uygulanan pogromlar Birinci Dünya Savaşına kadar devam etti. Türk düşmanlığı ise açığa vurulmadan her daim devam etti. 1923-1955 arasında yaşanan Türk - Yunan dostluğu, Yunan tarihinin yanlış bir evresidir. Zira söz konusu dönemde değişen Türkler değil, Yunanlılar olmuştur. Ancak sonradan fabrika ayarlarına geri dönmüşlerdir. Kıbrıs olayları sonrası Türk düşmanlığı her koşulda en üst seviyede canlı tutulabilmiş ve bir nevi var oluş nedenine dönüşmüştür. Yunanistan’ın bu özelliği, Hıristiyanlık ve Helenizm ile birlikte Batı’nın jepolitik çıkarlarına göre her dönem kullanılmış ve kışkırtmaya açık tutulabilmiştir. Evet burada rolün tuzağından bahsedebiliriz. Rol tuzağı, dayak yeme pahasına da olsa Türkiye’nin üzerine kullanışlı aptal olarak sürülme tuzağıdır. Ancak bu inanmışlığa 450 yıllık birlikte yaşadığı büyük ağabeyden nefret kültürünü de eklemek gerekir. Bu nefreti bizdeki aşırı dincilerin Mustafa Kemal düşmanlığına, ya da günümüzdeki Ukraynalıların Rus düşmanlığına da benzetebiliriz. Zayıf güçlüden nefret ederek ya da gerçek dışı hedeflerle bilinçlendirilerek hayatta kalma duygusunu canlı tutabilir. Yunanistan’da bugün Türkiye tarafından yutulabileceği endişesini taşıyanlarla, Ayasofya’ya Yunan bayrağını dikebileceğine inanların ortak noktası azılı Türk düşmanlığıdır.

JAPON VE YUNAN BENZERLİĞİ
Diğer taraftan Yunanlılar ile günümüz Japonları arasındaki en önemli benzerlik şüphesiz ABD jeopolitiğine ve stratejisine kayıtsız şartsız teslimiyettir. Japonya yeni rolünü İkinci Dünya Savaşı sonunda ABD’den yediği iki nükleer bomba ve General Mac Arthur tarafından yazılan anayasa sonucu sahiplendi. ABD gücüne tapma, Samuray ve İmparatorun varlığına kayıtsız şartsız hizmet etme rolünün yerini aldı. Yunanistan da 1830-1919 arasında arkasına güçlü emperyal devletleri (İngiltere, Fransa, Romanov Rusya’sı) alarak kuzeye ve doğuya megali idea paralelinde genişleme başarısı ile kendini olduğunun çok üzerinde tanımladı. Arkasındaki güç, 1952 sonrası ABD oldu. Bu jeopolitik genişlemeye ve her daim hazır Batı desteğine Helenizm döneminin efsaneleri eklenince, Yunanlı generaller kendilerini bugün bile bir Leonidas, Amiralleri de Temistokles sanabiliyorlar. Televizyon programlarında bugünkü koşullarda Türk donanmasını ve ordusunu yenebileceklerini, zira 1000 Ispartalı geleneğinden gelmiş olduklarını iddia edebiliyorlar.

MİTSOTAKİS DE HAYAL ALEMİNDE
20 Temmuz 2019 günü yayınladığı bir tweet mesajında bakın Başbakan Mitsotakis ne diyor: “Türk işgali ve Kıbrıs Helenizm’inin çektiği acıları unutmadık.” Hızını alamıyor. 29 Temmuz 2019 da gerçekleşen Lefkoşe ziyaretinde de şunları söylüyor: “Kıbrıs sorununun çözümü, eskimiş garantörlük sistemlerinin devamı ve işgal kuvvetlerinin varlığı ile olmamalı. Türk işgalinin sona ermesi asıl amacımızdır... Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri Kıbrıs’ın egemenlik haklarını ihlal ediyor... Herhangi bir Türk tahriki cevabını alacaktır.”
Türk düşmanlığı sınır ve hayal gücü tanımıyor. Yunanistan, 100 yıl önceki hatalarını tekrar etmeye devam ediyor. Hatırlatalım, yeteneğe, akla ve güce dayanmayan nefret duygusu, daima felaket getirir. Rol tuzağına dikkat ediniz. Aydınlık
 

Yorumlar (0)
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 44
2. Başakşehir 22 43
3. Galatasaray 22 42
4. Sivasspor 22 42
5. Alanyaspor 22 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 22 20
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 22 42
2. Erzurum BB 22 39
3. Bursaspor 22 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 22 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 22 18
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 22 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 26 54
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 26 41
5. Tottenham 26 40
6. Sheffield United 26 39
7. M. United 26 38
8. Wolverhampton 26 36
9. Everton 26 36
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 26 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 24 29
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Celta de Vigo 24 21
18. Mallorca 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19