banner982

Temel Karamollaoğlu'ndan Demirtaş'a özgürlük çağrısı

Temel Karamollaoğlu, cezaevinde tutuklu bulunan HDP'nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın tahliye edilmesi kanaatinde olduğunu söyledi

Temel Karamollaoğlu'ndan Demirtaş'a özgürlük çağrısı

Saadet Partisi'nin cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, cezaevinde tutuklu bulunan HDP'nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın tahliye edilmesi kanaatinde olduğunu söyleyerek, "Kendi fikir ve düşüncelerini topluma anlatabilmek için tutukluluk halinin sona erdirilmesi kanaatindeyiz. Temennim Demirtaş kısa zamanda tahliye edilir. Bunu yapmak hükümet yönünden de bir erdem olarak algılanır kanaatindeyim. Bunu da ümitle bekliyorum" dedi.

‘İKTİDARDAN, ÜÇ KONUDA FARKLILIĞIMIZ VAR’
Saadet Partisi'nin cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, gazetecilerle biraraya gelerek seçim sürecine ve gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Mevcut iktidarla partisi arasında 3 konuda farklılık olduğunu vurgulayan Temel Karamollaoğlu şunları söyledi: "İktidarla neden biraraya gelmediniz, ayın kaynaktan besleniyorsunuz deniliyor. Bizim üç konuda farklılığımız var. En ciddi problem kutuplaşma ve kamplaşma. Enteresan olan iktidar da aynı şeyleri tekrar etmeye başladı. Söylemde kalırsa birşey ifade etmez. Türkiye'ye en büyük zararı kutuplaşma veriyor. İktidar beka sorunu var diyor. Kısmen katılıyorum. Ama yapılması gereken ilk iş içeride bütünleşmek. Herşeyi aynı düşüneceğiz manasına gelmez. Bu fikirlerimizi özgürce dile getirmeliyiz. Ama bu bizi hasım haline getirmez. Birbirimizin hasmı değil rakibiz. Bizim yönetim anlayışımız farklı. Elbette kuvvetler ayrılığı akla geliyor. Ama biz bir numaralı meseleye adaleti yerleştiriyoruz. Adalet olmadan devlet olmaz. Ardından liyakat gelir. Devlet erki ülkenin problemlerini çözerken her konuda ehli insanlara görev vermeli. Benden olsun çamurdan olsun mantığı devlet yönetiminde geçerli değildir. Liyakat bizim prensiplerimiz içinde olmazsa olmaz yer işgal eder. Üçüncüsü istişaredir."

‘PLANLAMA OLMADAN DEVLETİN YÖNETİLEBİLECEĞİ KANAATİNDE DEĞİLİM’
Planlama olmadan devletin yönetilebileceği kanaatinde olmadığını kaydeden Temel Karamollaoğlu şöyle konuştu: "Şu anda yapılan projelerin hangisinin fizibilite çalışmaları yapılmış, sordum ama yanıtını alamadım. Köprüler tüneller yapıldı. Fabrikalar özelleştirildi. Bunları yaparken devletin önüne fizibilite raporları geldi mi yoksa gece görülen rüya sonrasında mı karar verildi. Biraz abartı gibi ama böyle karar verilmiş olma ihtimalini aklımıza geliyor. Bütçe 15 yıldır açık veriyor. Dış ticaret artarak açık veriyor. Kamuoyuna yansıtırken sürekli ihracat rakamları veriliyor ama ithalat rakamları verilmiyor. IMF borcu ortadan kalktı deniliyor ama borcumuz 950 milyarı geçtiyse sizin IMF'ye borcunuz olmuş olmamış kimin umurunda. Bu bir bütündür. Bütün fabrikaları yıkacaksın borçta zirve yapacaksın milleti inim inim inleteceksin bazılarının cebine ayda 400-500 lira koyacaksın iş aramaya gidemeyecek işsiz sınıfına koymayacaksın böyle bir ülke tahayyül edemiyoruz. Değişir mi? Elimizde sihirli değnek yok bir seneye olmaz ama bu görev bize tevdi ederseniz bir kaç senede çok büyük mesafeler kat ettiğimizi görebilirsiniz.”

‘KÜRT SEÇMENİN İÇİNDEN ADAY GÖSTERECEĞİZ’
Temel Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı seçildiği taktirde Kürt sorununu nasıl çözeceklerine ilişkin soruyu, şöyle yanıtladı: "Belki de en çok önem verdiğimiz konulardan biri. Ciddi bir çalışma yaptık. Ciddi bir noktaya geldi. Kamuoyuna tam deklare edeceğimiz zaman bazı başlıkları değiştirme ihtiyacı duyduk. Ortamı uygun görmediğimiz için açıklamadık. Önümüzdeki bir kaç hafta içinde Diyarbakır'da bu görüşlerimizi ifade edeceğiz. Aslında şu ifadeleri duymaktan memnuniyet hissettim. Biz aslında bugün bu ülkenin parçalanmasını istemeyen bir topluluğuz. Temel unsur olarak bizim böyle bir iddiamız yok. Ama üzerlerinde en çok durulan husus ana dilde eğitim. Bizim kanaatimize göre elbette meşru bir haktır. Verilmesinde hiçbir zaman mahsur olmaz ama elbette resmi dil vardır. Anlaşmalarda resmi yazışmalarda bunun tercih edildiğini görüyoruz. Özellikle Kürt kardeşlerimiz içinden aday göstereceğiz. Geçmişte başka eğilimleri olmuş olabilir. Toplum problemlerine çözüm üretecek fikirlerle gelecek belli kesimlerin haksızlık varsa onları da kaldıracak arkadaşları alacağız. Bizim listelerimizde de farklı kanaatte isimler olabilir. Kürt seçmenin içinden aday göstereceğiz.”

‘TEMENNİM DEMİRTAŞ KISA ZAMANDA TAHLİYE EDİLİR’
Temel Karamollaoğlu, Muharrem İnce'nin Selahattin Demirtaş'ı cezaevinde ziyaret etmesine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Elbette yapılabilir. Şuna özen göstermeye çalıştım. Şov mahiyetinde bir işi benimsemedim. Diğer arkadaşların şov olarak yaptıklarını söylemiyorum. Elbette Demirtaş'ın bugünkü şartlarda mademki aday olmasına engel yok. O zaman kendi fikir ve düşüncelerini topluma anlatabilmek için tutukluluk halinin sona erdirilmesi kanaatindeyiz. İnşallah biz gitmeden o çıkar. Bu hukukun gereğidir. Anayasada açıktır. Tutukluluk bir tedbirdir. Aslında normal şartlarda özellikle siyasiler için uygulanmaması gereken bir tedbirdir. Benzer hususları medya mensupları için söylerim. Kaçma tehlikesi varsa onlara da riayet edilir. Temennim Demirtaş kısa zamanda tahliye edilir. Bunu yapmak hükümet yönünden de bir erdem olarak algılanır kanaatindeyim. Bunu da ümitle bekliyorum."

‘SANDIKTA İKİ TARAFTA DA MUHALEFETTEN BİRİ OLMALI Kİ HATA OLMASIN’
Temel Karamollaoğlu, seçim güvenliğine ilişkin şunları söyledi: "Türkiye aslında seçim güvenliği itibariyle sağlam bir seçim sistemine sahip. Ancak adım adım erozyona uğratıldı. Eskiden parmak boyanırdı. Olsun boyansın. Basit bir mükerrer oy ihtimali kalktı. Dağıttığınız zaman kontrol mekanizması kalkıyor. Partilerin üzerine büyük sorumluluk var. Sandığa sadece bir parti değil bütün partilerin sahip çıkması gerekir en önemli tedbir budur. Orada yapılacak iş şu. Biri okuyor biri yazıyor. İki tarafta da muhalefetten biri olmalı ki hata olmasın. Sonra da tutanakları ilçe seçim kurullarımıza versinler. Seçim ziyaretlerini Sivas'tan başlatacağım."

‘ABDULLAH GÜL İÇİN OLMAZSA OLMAZ GİBİ ÇABANIN İÇİNDE OLMADIK’
Abdullah Gül için olmazsa olmaz ısrarları olmadığını belirten Karamollaoğlu, "İstişarelerde Abdullah Gül en iyi alternatif olduğunu düşündüğümüz için olursa bu değişim daha rahat olur, faydalı olur kanaati olduğu için teklifi götürdük. Olmazsa olmaz gibi çabanın içinde olmadık" dedi.

‘İSLAM DÜNYAYA HUZUR VE BARIŞI BİZİM İNANCIMIZ GETİRMİŞTİR’
Fransa'da Kur-an-ı Kerim ile ilgili yayınlanan bildiriye ilişkin Karamollaoğlu, "Kendi işleri ile uğraşsınlar. İslam dünyaya huzur ve barışı bizim inancımız getirmiştir. Nereye gitse barış huzur gelmiştir. Kargaşa kendi inançlarından kaynaklıdır. Bunlar ne söylediklerini bilmeyen kendi yanlışlarına yapacakları daha büyük yanlışlıklar ekleyen; yersiz, art maksatlı yaklaşımlar olarak görüyorum. Üzerinde konuşmaya değer bile değil. Sen kimsin?"

‘MERAL HANIM İÇİN BU SÖYLENENLERİN TOPLUMDA TUTACAĞI KANAATİNDE DEĞİLİM’
İYİ Parti'nin cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener'e Adil Öksüz komplosu kurulduğuna dair haberlerin anımsatılması üzerine Temel Karamollaoğlu şu ifadeleri kullandı:
"Bu sadece ayıptır. Şimdi gündeme getiriliyorsa insanın aklına ‘bunu kim tanzim etti, kim düzenledi’ diye sorular gelir. Şu anda bu tip hiçbir karalama kampanyasının toplum üzerinde etki edeceğini düşünmüyorum. Toplum bu tür meseleleri kanıksadı. Meral Hanım için bu söylenenlerin toplumda tutacağı kanaatinde değilim. Çirkin olarak adlandırılır."

‘CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN YAKINI BİR İŞİN EHLİ İSE GÖREV VERİLMEMELİ DİYE MANTIĞI DOĞRU BULMUYORUM’
"Cumhurbaşkanı olursanız damadınızı bakan yapar mısınız?" sorusuna Temel Karamollaoğlu, "Vereceğim cevap basit. Eğer bir yerde bir cumhurbaşkanı ve başbakan yakını bir işin ehli ise görev verilmemeli diye mantığı doğru bulmuyorum. Ama ehliyetli olsa da başka bir yerde ehliyetini ispat etsin. Böyle bir şeyin yapılmasını ille de cumhurbaşkanını tenkit olarak almayı doğru bulmuyorum" diye cevap verdi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.