Türkiye ile Kazakistan arasında 14. Dönem KEK Protokolü imzalandı
Astana'da gerçekleştirilen Kazakistan-Türkiye Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 14. Dönem Toplantısı'nda, iki ülke arasındaki ticaret, enerji ve ulaştırma hedeflerini belirleyen KEK Protokolü ile 67 maddelik eylem planı imzalandı.
Astana'daki Hükümet Binası'nda bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov, baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi.
Bu temasların ardından Yılmaz ve Bektenov'un başkanlığında Kazakistan-Türkiye Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Heyetler Arası 14. Dönem Toplantısı düzenlendi. Görüşmelerin sonucunda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin yeni yol haritasını çizen 14. Dönem KEK Protokolü ve bu kapsamdaki 67 maddelik eylem planı resmi olarak imzalandı.
Toplantı öncesinde değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gerçekleştirilen KEK Toplantısı'nı sadece mevcut işbirliğinin gözden geçirildiği teknik bir platform olarak değil, gelecek dönemin ticari ve ekonomik yol haritasını şekillendiren stratejik bir istişare zemini olarak gördüklerini ifade etti. İki ülkenin yalnızca dost ve kardeş olmadığını, aynı zamanda ortak tarih, kültür ve gelecek tasavvurunu paylaşan stratejik ortaklar olduğunu vurgulayan Yılmaz, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Bu stratejik ortaklığı daha da perçinlemek amacıyla mayıs ayı içerisinde Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi 6. Toplantısı'nı gerçekleştireceğiz. Türkiye ve Kazakistan arasındaki ilişkiler, duygudaşlığın ötesine geçmiş ticaret, yatırım, ulaştırma, enerji, müteahhitlik, sanayi, tarım, lojistik, finans gibi çok boyutlu bir işbirliği mimarisine dönüşmüştür. Mevcut işbirliğimizi, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) başta olmak üzere üyesi olduğumuz tüm bölgesel ve uluslararası örgütlerde de güçlendirerek tüm Türk dünyasının refahına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla, Karma Ekonomik Komisyon toplantımız, somut projeler üretmemiz ve ortak ekonomik hedeflerimize ilerlememiz için bizlere yol haritası sunmakta, işbirliğimizin somut çıktılarının güçlenmesini sağlamaktadır."

TÜRKİYE VE KAZAKİSTAN EKONOMİLERİ BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRÜYOR
Görüşmelerde iki ülkenin ekonomik göstergeleri de masaya yatırıldı. Türkiye ekonomisinin küresel zorluklara rağmen 22 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü belirten Yılmaz, geçtiğimiz yıl dünya ortalamasının üzerine çıkarak yüzde 3,6 büyüme kaydedildiğini, ekonomik büyüklüğün 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelirin ise 18 bin dolar seviyesine ulaştığını aktardı.
Kazakistan'ın da geçen yıl dünya büyümesinin neredeyse iki katına ulaşarak yüzde 6,5 oranında büyüdüğüne dikkat çeken Yılmaz, "Kazakistan'ın dünya büyümesinin neredeyse iki misli geçen yıl büyüyerek yüzde 6,5'lik büyüme göstermesini de takdirle takip ediyoruz. 300 milyar doları aşan bir ekonomik büyüklüğünüz var. İnanıyorum ki 2026'da yeni şartlarda çok daha yüksek seviyelere ulaşacaktır. Dolayısıyla büyüyen ekonomilerimizin daha fazla işbirliği yapması gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede dış ticaretimiz geçen yıl 10 milyar dolar seviyesine ulaşarak, bir rekor tazelemiştir. Hedefimiz Cumhurbaşkanlarımızın ortaya koyduğu 15 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmaktır. Bu noktada gümrük ve lojistik süreçlerini hızlandırmak en öncelikli meselelerimizden biridir. Bunun yanı sıra karşılıklı yatırımlarımızın artırılması son derece önemli. Bizim 5 binden fazla firmamız Kazakistan'da yatırım yapıyor ve çok uygun bir ortamda çalışıyorlar. Kazakistan'dan da aynı şekilde çok sayıda firma Türkiye'de yatırım yapıyor. Bu karşılıklı yatırımları daha da artırmamız gerekiyor. Bu çerçevede yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşmamızı günün şartlarına göre bir an önce güncellememiz gerekiyor. Sayın Başbakan'ın bu konuda da destek olacağından şüphem yok." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin önce bölgesel, ardından küresel bir finans merkezi olma hedefiyle 2023 yılında açılışını yaptığı İstanbul Finans Merkezi'nin, güçlü mevzuat altyapısı ve vergi avantajlarıyla öne çıktığı belirtildi. Yılmaz, bu alandaki hedefleri hakkında, "Bu dönem özellikle bölgemizde yaşanan gelişmeleri dikkate alarak yeni birtakım çalışmalar da yapıyoruz. Türkiye'yi finans anlamında çok daha cazip bir ülke haline getirecek adımları önümüzdeki dönemde atacağız. İstanbul'u daha güçlü bir finans merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz." açıklamasını yaptı.
Öte yandan, Türk müteahhitlerin bugüne kadar Kazakistan'da 30 milyar doları aşan 541 projeyi başarıyla üstlendiği, ihtiyaç duyulan her bölgede yeni görevler almaya hazır oldukları ifade edildi.

ORTA KORİDOR ARTIK BİR ALTERNATİF DEĞİL ZORUNLULUK
Küresel tedarik zincirinde yaşanan derin kırılmalara değinen Yılmaz, Kuzey Koridoru'nun jeopolitik gerilimler nedeniyle öngörülemez hale geldiğini, Güney güzergahının ise kapasite sınırlarını zorladığını belirterek "Kuzey Koridoru jeopolitik gerilimler nedeniyle öngörülemez hale geldi. Güney güzergahı ise kapasitesinin sınırlarını zorluyor. Bu tablo Orta Koridoru bir alternatif değil, zorunlu bir tercih haline getirmiştir ve bu güzergahın merkezinde Türkiye ve Kazakistan yer almaktadır. Bu anlamda Orta Koridor sadece iki ülkenin değil, tüm Avrasya'nın yükünü taşıyacak bir hattır ve bu hat ne kadar sağlam olursa o hattın üzerinde inşa edeceğimiz ortak refah da o kadar kalıcı olacaktır." dedi.
Kazakistan'ın zengin doğal kaynakları, üretim kapasitesi ve çeşitlenen enerji altyapısının ülkeyi Avrasya enerji denkleminde kilit bir ortak konumuna taşıdığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enerji alanındaki işbirliği potansiyelini şu sözlerle özetledi: "Böyle bir tabloda Türkiye ile Kazakistan arasındaki enerji işbirliğini aynı zamanda bölgesel istikrara, arz güvenliğine ve Avrasya'nın stratejik geleceğinin şekillenmesine katkı sunacak stratejik bir zemin olarak görüyoruz. Bu kapsamda ham petrol ve gazın aranmasıyla üretimi, bu kaynakların taşınması ve depolanması ile nihai ürünlere dönüştürülmesi ve pazarlanmasında Kazak ortaklarımızla her türlü işbirliğini yapmaya hazırız. Bu doğrultuda ulusal enerji şirketlerimiz BOTAŞ, TPAO ve TPIC aracılığıyla Kazakistan'da ortaya çıkabilecek yeni arama, üretim, taşıma ve altyapı fırsatlarını değerlendirmeye; Kazak ham petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden sevkiyatı için teknik ve operasyonel destek sağlamaya hazırız. Ülkelerimiz arasında enerji alanında kurulacak daha güçlü ortaklık yalnızca iki ülkenin çıkarlarına hizmet etmeyecek, aynı zamanda Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesine ve Hazar geçişli bağlantısallığın güçlenmesine katkı sunacaktır."
EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA SOMUT ADIMLAR
Türkiye ile Kazakistan arasındaki bağların kalıcı boyutunun insan yetiştirmek ve nesiller arası köprü kurmak olduğunu belirten Yılmaz, eğitim ve kültür alanındaki projelere de değindi. Türk üniversitelerinde okuyan binlerce Kazak öğrencinin ortak geleceğin bir yansıması olduğunu ifade eden Yılmaz, "Bu doğrultuda üniversitelerimizde binlerce Kazak kardeşimizin okuyor olmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu yalnızca bir istatistik değil, iki ülke arasında örülen ortak bir geleceğin yansımasıdır. Bu geleceği daha sağlam temeller üzerine inşa edebilmek için Kazakistan'daki Türk okullarına ilişkin protokol müzakerelerinin artık somut bir neticeye dönüşmesini ümit ediyoruz. Yine Türkiye Maarif Vakfının Kazakistan'da okul açması ve ardından Astana ile Almatı'da eğitim faaliyetlerine başlaması iki toplum arasındaki bağı nesiller boyu canlı tutacaktır. Kültürel işbirliğinin diğer bir boyutu Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin tüzel kişilik kazanabilmesi için kültür merkezleri anlaşması müzakerelerinin bir an önce sonuçlandırılmasıdır. Yine Ahmet Yesevi Çilehane Müzesi'nin düzenlenmesine ilişkin projemizin de bir an önce hayata geçmesini arzu ediyoruz." ifadelerini kullandı.

67 MADDELİK YENİ EYLEM PLANI SIKI BİR ŞEKİLDE TAKİP EDİLECEK
Görüşmelerde, 2024 yılında gerçekleştirilen 13. dönem KEK'te kabul edilen 90 maddelik eylem planının yarıya yakınının hayata geçirildiği hatırlatıldı. İmzalanan yeni protokolün uygulama sürecine ilişkin net mesajlar veren Yılmaz, bürokrasiye yönelik çağrısını şu sözlerle dile getirdi:"Bundan dolayı bir değerlendirme yapmamız gerektiğine inanıyorum. Şimdi imzalayacağımız 67 maddelik yeni eylem planımızın çok daha etkili bir şekilde uygulanması için sıkı bir şekilde takip edeceğiz. Bürokrasilerimizi daha fazla gayret etmeleri doğrultusunda zorlayacağız. Bu gerçekleşme oranını çok daha yüksek bir seviyeye çıkarmamız gerekiyor."
Ticaret, yatırım, müteahhitlik, sanayi, ulaştırma, enerji, eğitim ve tarım gibi çok çeşitli alanları kapsayan 67 maddelik eylem planıyla yeni başarı hikayeleri yazılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, sözlerini, "Kurumlarımızın hedeflerine sahip çıkarak, KEK toplantısına kadar sorumlu oldukları maddeleri gerçekleştirmelerinin önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum." ifadeleriyle tamamladı.
Kaynak: Anadolu Ajansı
Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu'ndan haksız ticari uygulamalara 49,8 milyon TL cezaGündem
İstanbul'da organize suç örgütlerine operasyon: 17 şüpheli gözaltına alındıGündem