Vatan Partisi'nden açıklama: ABD'nin oyalama girişimlerine dikkat

Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Koray, "ABD'nin oyalama girişimlerine dikkat! Çözüm: Suriye ile işbirliği" dedi. Prof. Dr. Koray "Türkiye önemli güvenlik sorunlarıyla karşı karşıyadır. Aynı anda hem Doğu Akdeniz’de hem Suriye’nin kuzeyinde hem de Karadeniz’de ABD tehdidi altındadır. Bu üç temel sorun ve bunlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan ülkemize yönelen ekonomik saldırılar, birbirleriyle bağlantılıdır. Bu nedenle sorunlara stratejik bakmak bir zorunluluktur" ifadelerini kullandı

Vatan Partisi'nden açıklama: ABD'nin oyalama girişimlerine dikkat

Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Koray, bir basın açıklaması yaparak, barış koridoru görüşmeleri ile ilgili Amerika'nın oyalama girişimleri karşısında dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Koray "Türkiye önemli güvenlik sorunlarıyla karşı karşıyadır. Aynı anda hem Doğu Akdeniz’de hem Suriye’nin kuzeyinde hem de Karadeniz’de ABD tehdidi altındadır. Bu üç temel sorun ve bunlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan ülkemize yönelen ekonomik saldırılar, birbirleriyle bağlantılıdır. Bu nedenle sorunlara stratejik bakmak bir zorunluluktur" dedi.

'Denge' adı altında üretilecek tutarsız ve yalpalayan siyasetler, Türkiye'nin komşuları ve gerçek müttefikleriyle ilişkilerini bozma ve Türkiye’yi ABD karşısında yalnız bırakma sonuçlarını doğuracağını belirten Koray, "Türkiye’nin ve KKTC'nin Doğu Akdeniz'deki varlığına ve çıkarlarına saldıran İsrail, Yunanistan ve GKRY'nin azmettiricisi ABD'dir" ifadelerini kullandı.

Çözüm yolu da öneren Prof. Dr. Semih Koray, "Suriye ile derhal işbirliği yapılmalıdır" şeklinde konuştu.

Açıklama şu şekilde:

"Türkiye önemli güvenlik sorunlarıyla karşı karşıyadır. Aynı anda hem Doğu Akdeniz’de hem Suriye’nin kuzeyinde hem de Karadeniz’de ABD tehdidi altındadır. Bu üç temel sorun ve bunlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan ülkemize yönelen ekonomik saldırılar, birbirleriyle bağlantılıdır. Bu nedenle sorunlara stratejik bakmak bir zorunluluktur. 

O strateji, Türkiye’nin ABD’nin ve piyon terör örgütlerinin tehditlerine karşı komşularıyla ve Avrasya ülkeleriyle işbirliği stratejisidir. Sorunları birbirinden ayırarak çözüm bulma ihtimali yoktur. “Denge” adı altında üretilecek tutarsız ve yalpalayan siyasetler, Türkiye’nin komşuları ve gerçek müttefikleriyle ilişkilerini bozma ve Türkiye’yi ABD karşısında yalnız bırakma sonuçlarını doğuracaktır. Türkiye’nin ve KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki varlığına ve çıkarlarına saldıran İsrail, Yunanistan ve GKRY’nin azmettiricisi ABD’dir.

Rusya ile Türkiye arasında kurulan Türk Akımı hattını resmen engelleme kararı alanlar yine Ukrayna ile birlikte ABD’dir.

Suriye’nin kuzeyinde, Fırat’ın doğusunda terör örgütü PKK/PYD’yi örgütleyen, on binlerce TIR silahla donatan ve Türkiye’nin üzerine süren yine ABD’dir.

FETÖ gladyosunu örgütleyen, Türk devletinin içine yerleştiren ve 15 Temmuz darbe teşebbüsünü yöneten güç yine ABD’dir. Türkiye milli tavırlar aldıkça 'ekonominizi mahvederiz' tehdidini savuran da ABD’dir.

ABD’nin Türkiye’ye karşı düşmanca tavrı, günlük siyasi manevralarla değiştirilemeyecek stratejik bir tavırdır. ABD ile yürütülecek bütün diplomatik görüşmelerde bu gerçek akıldan çıkarılmamalıdır.

Değerli basın mensupları,

Fırat’ın doğusundaki PKK/PYD varlığının temizlenmesi Türkiye için önceliklidir. Askeri yollardan önce, diplomasi yoluyla bunu yapmaya çalışmak doğrudur. Milli Savunma Bakanlığı’nda yapılan Türkiye-ABD toplantıları bu açıdan anlamlıdır. Ancak çıkan sonuçların Türkiye’yi oyalamaya dönük olduğu görülmektedir. Yapılan açıklamalardan, güvenli bölgenin derinliği ve yerleşim yerlerinin kontrolü konusunda bir anlaşmaya varılamadığı görülmektedir. Üstelik bu plan hayata geçse bile güvenli bölgenin güneyinde PKK/PYD egemenliği sürecektir. ABD’nin bu koridoru, Türkiye’nin aksine, kurmak istedikleri terör devletini koruyacak bir bölge olarak düşündüğü anlaşılmaktadır. 

Bu durum bize Menbiç mutabakatını hatırlatmaktadır. PYD’nin Fırat’ın batısında kalan bu bölgeden tahliye edileceği söylenmiş ancak geçen yıllar içerisinde ABD bu taahhüdünü hayata geçirmemiştir.

Türkiye-ABD görüşmeleri sürerken ABD’nin PKK/PYD’ye 200 TIR yeni silah göndermesi ve Pentagon Başmüfettişliğinin yeniden canlandığını iddia ettikleri 'DEAŞ tehlikesine' karşı PKK/PYD varlığını 10 bin kişi artırma planı, ABD’nin asıl niyetini ortaya koymaktadır.

ÇÖZÜM

Hükümet, Fırat’ın doğusu konusunda yanlış yerde çözüm aramaktadır. Öncelikle yapılması gereken Suriye’nin meşru yönetimi ile düşmanlığa son verip yeniden işbirliği yapmaktır. Suriye ile işbirliği, Türkiye’nin bölgedeki gerçek müttefikleri olan İran, Rusya ve Çin ile ilişkilerini olduğundan daha sağlıklı bir noktaya taşıyacaktır. Suriye ile işbirliği, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de ABD tehditlerine karşı direncini artıracak, Avrasya güçlerinin desteğini almasını sağlayacaktır. Suriye ile işbirliği, Türkiye’nin Üretim Devrimi atılımı için gerekli uluslararası iklimi yaratacaktır. Suriye ile işbirliği, ülkemizde bulunan Suriyeli göçmenlerin memleketlerine sağlıklı bir biçimde dönmelerini sağlayacaktır. Suriye ile işbirliği, Türkiye’nin bütün güvenlik ve ekonomik sorunlarının çözümünde anahtar hamledir.

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu tarafından ilan edilen 'Yeniden Asya Açılımı' oldukça önemlidir. Ancak Asya güçlerinin güvenini sarsacak adımlar atmak, bu yaklaşımla çelişmektedir. Suriye ile işbirliği, Yeniden Asya Açılımı için de en hayati adımdır. Vatan Partisi, Türkiye-Suriye işbirliğinin sağlanması için çok önemli çabalar sarf etmiştir, bundan sonra da edecektir.

Türkiyemiz artık ABD’nin oyalamaları konusunda tecrübe sahibidir. Bu nedenle Türkiye; tıpkı Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Pençe Harekâtlarında olduğu gibi, ABD’nin terör koridoru planına karşı askeri müdahaleyi sürekli gündeminde tutmalıdır. Mehmetçiğimize güveniyoruz."

ulusal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.