banner1199

banner1197

banner1203

10.01.2020, 07:57

Hanutçuyu havalimanında aramak

Kasa tamtakır kuru bakır olunca, bir bahane üretip, nereden para kesileceği şaşırıldı. Para kamuya gidince insan bir nebze olsun ‘neyse’ diyebiliyor. Ama bir de kamu bankalarından alınan krediyle yapılıp, üzerine yolcu garantisi verilen, hatta yolcu sayısı tutsun diye işleyen havalimanını kapatıp imtiyaz sağlayan özel sektöre ne diyeceğiz?

Yeni havalimanından bahsediyorum. Zaten yapılışı da, finansmanı da, durumu da başlı başına tartışmalı olan, doğaya, su kaynaklarına etkisi nedeniyle açmazları bulunan, meteorolojik olaylardan ilin ciğerlerini sökercesine nüfus aktırılmak istenen yapısıyla büyük bir travma haline geldi.

Bu anlattıklarımın ne olduğunu zamanla herkes anlayacak. Çünkü daha proje ortaya çıktığında uzmanların neler anlattığını bildiğimden, ilk kazma vurulduğundan beri yapılan hiçbir şeye şaşırmıyorum. Şaşıranların da aklına şaşıyorum.

Dedim ya, zaten başlı başına bir tartışma konusuyken şimdi de verdiğimiz imtiyazların sonu gelmeyecek gibi duruyor. Turizme katkısı olacağı iddiasıyla yapılan alanda, şimdi de yolcu karşılayanları kısıtlayacak, karşılamak isteyenlerden de para alacak yeni bir sistem kuruluyor.

Hepimiz uçak çıkışında elinde tabela ile transfer yapanları biliriz. Çoğu zaman gittiğimiz toplantılarda da bizi bekleyen bu insanlar, artık İstanbul’a gelenleri karşılamak istiyorlarsa para ödeyecekler.

Seyahat acentelerinin buna kanuna atıfta bulanarak itirazlarını dile getirmek gerekiyor. Diyorlar ki: “1618 sayılı yasa ve yasanın uygulanması için çıkarılmış olan Seyahat Acentaları Yönetmeliği seyahat acentalarının münhasır faaliyetlerini tek tek saymaktadır. Transfer faaliyeti de bunlardan biridir ve daha önce ifade ettiğimiz üzere karşılama, transfer faaliyetin başlangıç noktası olarak transferden ayrı düşünülemeyecek bir etkinliktir. Hukuk normatiftir ve bir normlar hiyerarşisi ile işler. Daha alt bir hukuksal norm olan güvenlik kurulu kararı ya da valilik genelgesi, daha üst bir hukuksal norm olan kanuna aykırı olamaz.”

Bu son düzenlemeyle İGA’ya verilen imtiyazın da açıkça hukuka aykırı olduğunu dile getiriyorlar. Bu talepleri karşılık bulun mu, bilinmez. Ama açıkça her fırsatta bu amiyane tabirle kanunu devre dışı bırakma ya da bypass etme alışkanlığı, yerli ya da yabancı yatırımcının önündeki en büyük engel ve bunu kimse görmek istemiyor.

Bu yolla hanutçular engellenecekmiş. Havaalanında hanutçu mu arıyorsunuz? O zaman gerçekten piyasalarda sistemin nasıl işlediğini, bu yapının nerelerde olduğunu hiç bilmiyorsunuz demektir.

Peki kararın gerekçesi ne? Güler misiniz ağlar mısınız bilmem ama şu: Sessiz havaalanı konsepti... Kayıtdışını engellemek için, kayıtlıyı mağdur etmek. İşte en trajikomik tarafı da bu. Tam, eğitimdeki sorunları çözemiyorsan, okulları kapat mantığı.

Elbette bu işin bahanesi. Gerçek olan ise başka. İGA’ya kaynak yaratmak. Turizm adına yer yaptığını iddia edip, önce turizmcileri kesmek, başka bir deyime giriyor ama neyse. Bu duruma Turizm Ortak Akıl Platformu ciddi bir tepki gösterdi. Merak ettiğim ise şu: Ortak akılın sesi mi, yoksa İGA’nın sesi mi duyulacak?

[email protected]

Yorumlar (0)