banner1005

İktidardaki çalkantı ekonomideki çalkantı mı?


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

06 Ekim 2017, 15:54

Ekonomi çalkalanmadan siyaset çalkalanmaz. Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi irade tam işleyemez.


Şimdi baktığımızda, mesele, sanki büyükşehir belediye başkanlarıymış gibi görünüyor.

Oysa sorun o kadar derinlerde ki, bölüşümdeki dip dalgalar yüzeye vurdukça, dalgalar belediye başkanlarına çarpıyor.

Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlığın olmayacağını ortalama vatandaş bilir.

Sıcak parayla, borca dayalı tüketim eninde sonunda bitecekti. Bitti.

Bitmedi diyenler, bedelini siyasi çalkantılarla ödemek zorundadır.

Betona yapılan yatırımın bir getirisi olmadığından o da bitti.

Meselenin metal yorgunluğu meselesi olmadığı aşikardır.

16 yıldır, iktidarın etrafında oluşan yağmacı tayfasından hoşnut olmayanlar, onlar yiyeceği kadar yedi, artık yer değiştirelim diyen arkadaki vampir takımı, iktidarın nimetlerinden yararlanmak istiyor.

Koltuklarında oturanlar ise, isteseler bile koltuğu bırakamazlar. Zira etrafındaki yağmacılar bırakmazlar. Biz bu başkana çok yatırım yaptık, o giderse bizim ihaleler ne olacak diyorlar.

Kısaca söylesek; yaşanan, yaşadığımız ekonomiden ve ranttan alınan gelirlerin bölüşülmesi meselesidir.

Kapitalizmde iktidar örgüsü budur. Belli mutlu azınlıklar, ya da sabitleşmiş hakimiyet blokları iktidarı kendi çıkarları için desteklerler. Ellerindeki olanakları destekledikleri kişiler için kullanırlar.
Destekledikleri kişiler iktidara gelince masraflarını misli ile tahsil ederler.

İktidar dediğimiz yapılanma bir çıkar yapılanmasıdır.

Çıkarları iktidar ile bütünleşenler ve çıkarları iktidarla çatışan durumlara iktidar kavgası denir.

Gönül ister ki, bu iktidar kavgasını üretenler, çalışanlar ve vatanı oluşturan unsurlar kazansın.

Sabitleşmiş hakimiyet blokları halka göre daha örgütlü olduğundan, iktidarlar hep onlardan yana olur. Sabitleşmiş hakimiyet bloklarının dış bağlantıları da siyasal iradenin üzerinde olması da cabasıdır.

Lakin bölüşülecek gelir azaldıkça, iktidar kavgası sertleşir. Çünkü sabitleşmiş hakimiyet bloklarının dedikleri ve istedikleri her şey yapılır ama elde edilen gelir mutlu azınlığa dağıtıldığından, halka sadece vergilere gelen zamlar kalır.

Zararlar halka bölüştürülür. Karlar özelleştirilir.  Bu konu kapitalist öğretide; zararların sosyalize edilmesi karların özelleştirilmesi olarak okutulur.

İşte toplumsal homurtuların çıktığı süreçte bu süreçtir.

Şimdiki çıkmazımızın adını yeterince üretememek olarak tarif r

Az üretimden elde edilen gelirin adil bölüşülememesidir.

Bunu adı da yeni iktidar kavgasıdır.

İktidar kavgası sertleşince, fırsat kollayan dış düşman da namlularını bize çevirir. Ve vatanı tümden yutmaya çalışır.

Devrim niteliğindeki iktidar değişikliği ile birlikte vatanı savunma kavgası da sürer.

Kurtuluş Savaşımız tam da böyle bir sürecin anlatıcısıdır.

Bülent Esinoğlu
[email protected]

ulusal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.