İsrail Suriye’yi vurmaya devam edemeyecek


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

18 Eylül 2018, 14:20

Bölgemizin geleceği bizim de geleceğimizdir.
Bu cümleyi ifade etmek her halde hakkımızdır. Bölgenin geleceği yoksa ya da Amerika, bölgeyi sürekli tehdit altında tutuyorsa, bölge geleceğini nasıl şekillendirecektir?
Soruyu daha net soralım. Bölgeyi İkinci Dünya savaşından sonra olduğu gibi, gene emperyalistler mi belirleyecek? Yoksa bölge ülkelerinin kendisi mi belirleyecek?
İsrail ve Suriye arasında devam eden daha doğrusu; İsrail’in İran’ı bahane ederek, Suriye’yi sürekli bombalaması sürecek mi?
Liberal dünya görüşüne sahip kişilerde ve gizli Amerikancılar da  ABD ve Rusya, bölgeyi bölüşecekler görüşü öne sürüyorlar.
Sözde ABD ve Amerika anlaşmış, bölgeyi parselleyeceklermiş!
Bu düşünce; bölge halkalarının hiçbir hakkı ve hukuku yoktur. Hiçbir gücü yoktur. Dolayısıyla bölgeye iki emperyalist ülke gelmiş ve istediklerini almak üzere parselasyon yapmaktadır!
Bu analiz tam da Batı değerleriyle düşünmekten kaynaklanmaktadır.
Bu düşünce; Türkiye, İran, Suriye, Irak gibi ülkeleri ve bu ülkelerin halklarını yok saymak anlamına gelir. Tabi devletlerini de…
Oysa durum hiç de böyle değildir.
Bölgede Suriye Arap Cumhuriyeti ve onun halkının, sekiz yıldır büyük bir direnişi vardır. Evet Rusya, tıpkı bizim Kurtuluş Savaşımızda olduğu gibi, gelip mazlum ülke halkına yardımda bulunmuştur. Elbette kendisinin de bölgede stratejik çıkarları vardır.
Eğer Suriye halkı ve devleti Amerika’ya karşı direnmeseydi. Rusya’nın yardımı bir işe yarar mıydı?
Bir ülkenin bağımsızlığında birinci şart; o ülkenin halkı bağımsızlığı isteyecek ve önderleri de bu isteğe göre ülkesinin direncini örgütleyecektir.
Suriye halkı direnmese ve bağımsızlığına sahip çıkmasaydı, Esad orada liderlik yapabilir miydi? Rusya kendi ülkesine sahip çıkmayan bir halkın yanında yer alır mıydı?
İran halkı 1953 yılından beri emperyalizme direnmeseydi İran devleti diye bir şey olur muydu?
Türk halkı direnmeseydi M. Kemal Kurtuluş Savaşını gerçekleştirebilir miydi?
Yani Suriye halkını ve Suriye Arap Cumhuriyetini yok sayan düşünceler gelmiş duvara toslamıştır.
Suriye halkını Sünni ve Nasturi diye ikiye ayırıp, Sünnilerin hepsinin Suriye Arap Cumhuriyetine karşı olduğunu söylemenin ne kadar yanlış olduğu ortaya çıkmıştır. Suriye ordusu içindeki Sünnilerin nasılda kendi topraklarını savundukları ortadadır. Dışarıdan gelen ve içerde devletine ihanet edenler,İdlib’de sıkışmış kalmışlardır.
İsrail ve Amerika Suriye’yi bombalarken alkış tutanlar İsrail’in yanında olduklarını da beyan etmiş oluyorlar. Katil Esad diyerek İsrail düşmanlıklarının da sahte olduğunu ifşa ediyorlar.
Dün gece böyle bir provokasyon sırasında Suriye devleti kendini İsrail’e karşı savunacağım diye, yanlışlıkla Rusya personel uçağını vurdu.
Durumu yakından izleyen Rusya bundan böyle İsrail saldırılarına karşılık vereceğini açıkladı.
Bölgeye saldıran devletler Amerika, İngiltere, Fransa ve Orta Çağ gericiliğidir. Bölgeyi savunacak olanlar bölge halklarıdır. Türkiye, İran ve Rusya ittifakı bölgenin savunmasında mücevher değerindedir.
Bu mücevheri daha fazla yerden yere vurmanın anlamı yoktur.
Bu birliktelik, savaşı kendi topraklarında karşılayan, Suriye Arap Cumhuriyeti ile birlikte olmayı zorunlu kılmaktadır. Suriye’nin bölünmesine hizmet eden her düşünce, Türkiye’nin bölünmesini kolaylaştırır.
Rusya Savunma Bakanı SergeyŞoygubundan böyle İsrail’e cevap vereceklerini açıkladı.

Bülent Esinoğlu
ulusal.com.tr

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.