Yerebatan Sarnıcı bakım çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açıldı
Tahliye ve inceleme süreçlerinin ardından bakıma alınan Yerebatan Sarnıcı, onarım işlemlerinin hızla bitirilmesiyle kapılarını tekrar açtı. İstanbul'un önemli kültürel miraslarından olan yapı, Haziran ayı boyunca Türk vatandaşlarına ücretsiz hizmet verecek.
Yerebatan Sarnıcı, gerçekleştirilen tahliye sürecinin ardından bugün saat 09.00 itibarıyla yeniden ziyaretçi kabul etmeye başladı. Tahliye işlemleri sonrasında alanda yürütülen teknik incelemelerde tespit edilen bakım ve onarım gereksinimleri hızla giderilerek tarihi yapı bugünkü açılışa hazır hale getirildi.
DEVİR SÜRECİ NASIL İŞLEDİ?
Vakıflar Genel Müdürlüğü, yapının 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca mazbut vakıflar adına tescil edildiğini duyurdu. Gerçekleşen tahliye işlemlerinin ardından tarihi yapı doğrudan Vakıflar idaresi tarafından devralındı.
Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Levent Çetin, devir işlemlerinin tamamen yasal mevzuat sınırları içinde yürütüldüğünü belirtti. Çetin, sarnıcın Osmanlı vakıf sistemi içindeki tarihi statüsünü belgeleyen arşiv kayıtlarının ve uzmanlar tarafından hazırlanan raporların bu kararda temel alındığını, yapının vakıf hukukuna tabi bir nitelik taşıdığının saptandığını ifade etti.
"TARİHİ BELGELER TARTIŞMASIZ ŞEKİLDE ORTAYA KOYUYOR"
Sürecin yasal dayanaklarına ve tarihi arkaplanına değinen Çetin, yasanın emrettiği prosedürü ve yapılan tespitleri şu sözlerle açıkladı: “Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun hazine, belediye, özel idareler, köy veya diğer kamu tüzel kişileri ile bunlara ait müessese, iktisadi işletme ve bağlı ortaklıklarının mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur. Bizim yaptığımız araştırmalarda ve uzmanlarımızın hazırladığı raporlarda; 1921 tarihli Evkaf-ı Hümayun Nezareti tezkereleri ile 1926-1928 yıllarına ait kadastro kayıtları incelendiğinde Yerebatan Sarnıcı’nın Osmanlı döneminde Fatih Sultan Mehmet Han (Ayasofya) Vakfı ve Kanuni Sultan Süleyman Han (Kırk Çeşme) Vakfı başta olmak üzere vakıf su sistemi ve akar-hayrat ağının doğrudan bir parçası olduğu tartışmasız şekilde ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla yasanın emrettiği şekilde sarnıç, asıl sahibi olan vakıflara tescil edilmiş ve 2 Haziran 2026 tarihi itibariyle tahliye işlemi tamamlanarak Genel Müdürlüğümüzce teslim alınmıştır”
Sarnıcın idaresi ve korunmasına yönelik kurum vizyonunu da paylaşan Çetin, “Bu tarihi yapıyı korumak, yaşatmak ve vakfiye şartlarına uygun şekilde gelecek nesillere aktarmak temel önceliğimizdir” dedi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde yeniden faaliyete geçen sarnıcın giriş kuralları da güncellendi. Haziran ayı sonuna kadar Türk vatandaşları yapıya herhangi bir ücret ödemeden girebilecek. Bu sürenin dolmasının ardından yerli ziyaretçiler, sarnıç ziyaretlerini MüzeKart uygulaması kapsamında sürdürebilecek.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nun ilgili maddelerini hatırlatarak, vakıf bütçesi ve kaynaklarıyla inşa sürecine, onarımına veya işletilmesine dahil edilen tüm kültür varlıklarının vakıf sistemi sınırları içerisinde kabul edildiğini bildirdi.

BİZANS İDDİALARINA YANIT GELDİ
Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Levent Çetin, fetihten sonra devralınan eserlerin Osmanlı vakıfları aracılığıyla nasıl koruma altına alındığına dair yasal ve tarihi çerçeveyi şu sözlerle anlattı: “5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesinin ikinci fıkrasında, bir eserin mülkiyetinin doğrudan vakfedilmiş olmasının yanı sıra; vakıf kaynaklarıyla inşa edilmesi, onarılması veya ilaveler yapılması halinde de vakıf yoluyla meydana gelmiş sayılacağı açıkça belirtilmiştir. Bilindiği gibi, İstanbul’un fethinden sonra antik dönemden ve Bizans’tan devralınan pek çok ikonik kültür varlığı, fetih hukuku ve kurulan Osmanlı vakıfları aracılığıyla koruma altına alınmıştır. Yüzyıllar boyunca bu tarihi yapıların her türlü idaresi, kapsamlı restorasyonları, onarımları ve bakımları tamamen Osmanlı vakıflarının bütçeleri ve kaynaklarıyla gerçekleştirilmiştir. Yerebatan Sarnıcı da bu yaklaşımın en somut örneklerinden biridir; yüzyıllar boyunca Osmanlı vakıf sistemi içerisinde işletilmiş, bakımı yapılmış, vakıf sularıyla beslenmiş ve vakıf hayratlarına su dağıtan bir merkez işlevi görmüştür. Dolayısıyla bu ve benzeri yapıların kökeninin antik döneme dayanması, onların asırlar boyu vakıf eliyle yaşatıldığı gerçeğini değiştirmeyeceği gibi, üzerlerindeki vakıf hukukunu da ortadan kaldırmaz”

İSTANBUL'DA 638 YAPI DAHA DEVREDİLDİ
Uygulanan devir ve tescil işlemlerinin sadece Yerebatan Sarnıcı ile sınırlı kalmadığı da aktarıldı. Yetkililerin paylaştığı verilere göre, 2008 yılından bugüne kadar 5737 sayılı kanun işletilerek toplam 1.191 adet taşınmaz kültür varlığı mazbut vakıflar adına tescillendi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü envanterine dâhil edildi. Bu tescil işlemlerinin İstanbul özelindeki yansımalarında ise, çeşitli kamu kurumlarından toplam 638 taşınmazın aynı yasal adımlarla vakıflar adına kaydedildiği belirtildi.

İBB'NİN AÇTIĞI DAVALARDA SON DURUM NE?
Kurumun devir işlemlerine karşı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yargıya taşınan dosyalar ve devam eden istinaf süreçleri de yakından takip ediliyor. İlgili hukuk birimlerinin hukuki gelişmeleri izlediği ve alınacak yargı kararlarına saygı duyularak hareket edileceği vurgulandı.
Yargı süreçleri ve tescil tartışmaları devam ederken, Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Levent Çetin en temel önceliklerinin bu eşsiz kültürel mirası korumak ve ziyaretçilerin yapıyı hiçbir kesintiye uğramadan deneyimleyebilmesini sağlamak olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Kırmızı bültenle aranıyordu: Firari hükümlü havalimanında yakalandıGündem
İstanbul barajlarında son durum ne? İSKİ 6 Haziran verilerini paylaştıYurt