TİGAD 110 Gazeteci ile Dijital Medya Çalıştayı düzenledi
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından düzenlenen 12. Dijital Medya Çalıştayı, Türk basınının dijital dönüşüm süreçlerini, yapay zekanın habercilik pratiklerine etkisini ve sektörün karşı karşıya kaldığı küresel dezenformasyon tehditlerini masaya yatırmak üzere kapılarını açtı.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştayın ilk günü; protokol üyeleri, akademisyenler ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen gazetecilerin yoğun katılımıyla tamamlandı. Üç ayrı oturum halinde icra edilen programda, geleneksel medyadan dijital haberciliğe geçişin getirdiği yapısal sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde tartışıldı.
ANKARA VE YEREL YÖNETİM PAYDAŞLARI KRİTİK ZİRVEDE BULUŞTU
Sektörün geleceğinin şekillendiği çalıştayın açılış törenine devletin idari kademeleri ve yerel yönetim temsilcileri tam kadro katılım sağladı. Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan, CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan ve Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu basın mensuplarını yalnız bırakmadı. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdülkadir Çay ile Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil’in de akademik ve idari paydaşları temsilen yer aldığı programda, TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, dernek yönetim kurulu üyeleri ve il temsilcileri hazır bulundu.
GEÇGEL: "DİJİTAL MEDYA ARTIK YASAL STATÜYE KAVUŞTU"
Çalıştayın açılış konuşmasını gerçekleştiren TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, internet gazeteciliğinin uzun yıllar süren yasal tanınma mücadelesinin başarıyla sonuçlandığını vurguladı. Geçgel, Adalet Komisyonu ve Dijital Mecralar Komisyonu'nda yürüttükleri çalışmalar neticesinde internet medyasının artık yasalarca resmen tanındığını belirtti. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdülkadir Çay'ın yerel basının reklam kaynaklarının artırılması yönündeki gayretlerine teşekkür eden Geçgel, sosyal medyadaki kontrolsüzlüğe de dikkat çekerek, kendisini gazeteci yerine koyan fenomenlerin yarattığı sıkıntıların aşılması için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
ÇAY: "ALGORİTMALARIN VİCDANI YOKTUR, YAPAY ZEKA EDİTORYAL SORUMLULUK ALAMAZ"
Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdülkadir Çay, dijital yayıncılığın köklü bir kabuk değişimi sürecinden geçtiğini ifade etti. Dijital haberciliğin önünde ekonomik sürdülebilirlik, teknolojik entegrasyon ve etik değerler olmak üzere üç temel sınav bulunduğunu belirten Çay, yanlış bilgi ve dezenformasyonun doğru bilgiye kıyasla 6 kat daha hızlı yayıldığını, bunun toplumsal huzuru tehdit eden bir kırılganlık alanı olduğunu söyledi. Yapay zekanın kusursuz metinler üretse bile editoryal sorumluluk üstlenemeyeceğini, çünkü gazeteciliğin bir hakikate sadakat meselesi olduğunu vurgulayan Çay, küresel teknoloji şirketlerinin dijital reklam gelirlerinin yüzde 60'ından fazlasını tekeline alarak fikir işçilerinin hakkını gasp eden bir sömürü düzeni kurduğunu, bunun önüne geçecek yasal düzenlemeler üzerinde çalışıldığını kaydetti.
ÜÇ AYRI OTURUMDA SEKTÖRÜN ÖNDE GELEN İSİMLERİ SUNUM YAPTI
Çalıştayın ilk gününde alanında uzman isimlerin sektörel geleceği tartıştığı üç ayrı panel gerçekleştirildi:
Birinci Oturum (Moderatör: Dr. Ekrem Teymur): Av. Bedia Teymur yeni nesil gazetecilik ve etik değerleri, Gaffar Yakınca geleneksel gazeteciliğin geleceğini, Nagehan Alçı geleneksel medyadan sosyal medyaya geçiş süreçlerini, Alişer Delek medya ve manipülasyon ilişkisini, Doç. Dr. Turgay Yerlikaya ise dezenformasyonla mücadele yöntemlerini aktardı.
İkinci Oturum (Moderatör: Hatice Türkan): Mustafa İlker Yücel dosya haberciliğini, Murat Alan medyanın sosyolojik yapısını, Latif Şimşek dijital yazarlığın toplumsal etkilerini, Murat Dada aktüel televizyon haberciliğini, Onur Caniklioğlu asayiş ve saha gazeteciliğini, Çetin Ağaşe yapay zekâ çağını, Yaşar Toy yerel medyanın ulusal gündeme etkisini ve Birgül Yazıcı afet dönemi haberciliğini ele aldı.
Üçüncü Oturum (Moderatör: Adem Kocatürk): Adnan Türkkan dijital medyada güvenilirliği, Aynur Bayram kamu yayıncılığını, Murat Akgül yerel gazeteciliğin zorluklarını, Tahir Gülebak yerel medyanın genel sorunlarını, Adnan Yılmaz gazetecinin toplumsal hafıza sorumluluğunu, Mehmet Sena Akkaya günümüz gazeteciliğini ve Serpin Alparslan dijital çağda ekonomi gazeteciliğini tartışmaya açtı.
TÜRKKAN: "YALAN, GERÇEKTEN 46 KAT DAHA HIZLI YAYILDI"
Ulusal Kanal Ankara Temsilcisi Adnan Türkkan, dijital dünyadaki hız tutkusunun haberciliğin kalbi olan doğruluk ilkesini feda ettiğini çarpıcı küresel örneklerle gözler önüne serdi. İran Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani hakkında ortaya atılan "MOSSAD ajanı çıktı" yalanının ilk 24 saatte dijital platformlarda 8 milyon 400 bin kişiye ulaştığını, buna karşın iddianın yalanlandığı haberinin ise sadece 180 bin kişi tarafından görüldüğünü belirten Türkkan, yalanın doğrudan 46 kat daha hızlı yayıldığını vurguladı.
Kaani'nin Eylül 2024'te Nasrallah'a yönelik düzenlenen İsrail saldırısından ve ardından 2025 yılında İran ile İsrail arasında yaşanan 12 günlük savaştaki bombardımanlardan sağ kurtulduğunu hatırlatan Türkkan, Ulusal Kanal İran Temsilcisi Gürkan Demir'in sahadan doğrulattığı bilgiler sayesinde bu dezenformasyon tuzağına düşmediklerini açıkladı. Türkkan, İsrail kaynaklı bu yalan dalgasının amacının İran içinde güvensizlik yaratmak ve Kaani'nin yerini tespit etmek olduğunu ifade etti.
"YAPAY ZEKA VİDEOLARI KİTLE İMHA SİLAHINA DÖNÜŞTÜ"
Dijital adli tıp uzmanlarının ve doğrulama platformlarının incelediği Dubai Burj Khalifa yangını videosuna da değinen Türkkan, üretken yapay zekayla sıfırdan hazırlanan sahte bir videonun on milyonlarca izlenme alarak borsaları hareketlendirdiğini ve uluslararası diplomasi krizlerine yol açtığını hatırlattı. Görüntüleri doğrulamadan servis edenlerin dezenformasyon silahını ateşleyen elin ortağı olacağını söyleyen Türkkan, dijital dünyada güvenilirliğin en büyük sermaye olduğunu vurguladı.
TÜRKİYE'DE HABERDEN KAÇINMA ORANI YÜZDE 61'E YÜKSELDİ
Konuşmasında küresel güven krizine ve finansman modellerine dair istatistiki veriler paylaşan Adnan Türkkan, bilgi kirliliğinin; mezenformasyon, dezenformasyon ve malenformasyon olarak üç kategoride incelendiğini belirtti. Reuters Enstitüsü Dijital Haber Raporu verilerine göre dünya genelinde medyadaki haberlere duyulan güvenin ortalama yüzde 40 seviyesinde olduğunu kaydeden Türkkan, Türkiye'de bu oranın son on yılın en düşük seviyesine inerek yüzde 33'e gerilediğini aktardı. Güven erozyonunun okurlarda "bilinçli haber kaçınma" refleksi geliştirdiğini ifade eden Türkkan, küresel ölçekte insanların yüzde 40'ı, Türkiye'de ise yüzde 61 gibi ciddi bir çoğunluğun sürekli karamsarlık aşılanmasından yorularak haber takibini tamamen bıraktığını söyledi.
Gençler arasında ana haber kaynağının geleneksel medyadan TikTok, Instagram ve YouTube gibi ABD tekelindeki algoritmik platformlara kaymasının ulusal güvenlik zafiyeti yarattığını belirten Türkkan, sadece tıklanma ve programatik reklamlara dayalı finansman modellerinin gazeteciliği niteliksiz içerik üretimine zorladığını ifade ederek genç iletişimcilere, "Yapay zekanın hızıyla değil, adınızın altındaki güvenilirlik damgasıyla yarışın" çağrısında bulundu.
Sürücüler dikkat, 19 Haziran'a kadar bu yollar kapatıldı! İşte il il KGM güncel kapalı ve bakımdaki yollar listesiYurt