banner999

Özelleştirilen TÜPRAŞ ABD ile İran ambargosunu görüşüyor


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

19 Ekim 2018, 13:11

Reuters’in verdiği habere göre İran’dan aldığı ham petrolü işleyen TÜPRAŞ Amerikalı yetkililerle görüşüyor.

Bilindiği gibi, TÜPRAŞ devlet tarafından inşa edilmiş ve yıllarca hiçbir sorun olmadan yüksek karlarla ulusumuza hizmet vermişti.

Küreselleşme Saldırılarına maruz kalan ülkemiz, neo-liberal bir anlayışla, TÜPRAŞ’, çok uluslu yabancı ortağı olanbir şirkete satıldı.

Stratejik tesislerin özelleştirilmesinin milli devlet için güvenlik sorunu olacağı yazılmış, söylenmiş ve hatta özelleştirmelere karşı mücadeleler verilmişti.

Savaş sattı mahalline girdiğimiz şu günlerde, stratejik bir ürünü işleyen şirketin ortağının Amerikalı olması; ABD’nin İran’a uygulayacağı ambargoya katılıp katılmayacağı konusunun şirket ve ABD gündeme getirilmesi…

Türkiye Devleti ABD’nin uyguladığı ambargoya katılmayacağım diye resmî açıklamalar yapmış olmasına karşın, ülke içindeki falan şirketin Amerika ile görüşüyor olması ulus devletin yetkilerinin parçalandığını gösterir.

Halkın ve çıkarları adına karar veren devletin yetkilerini, Amerikalı bir şirket ile paylaşma durumuyla karşı karşıyayız.

Henüz tam olarak savaş halinde değiliz. Savaş durumunda özelleştirilmiş stratejik kuruluşlar, “biz devletin aldığı bu karara uymuyoruz. Amerika’nın aldığı kararlar bizim çıkarlarımıza uygun olduğundan onun kararına uyacağız” derlerse, ortada bir devletten söz edebilir miyiz? Bağımsızlıktan bahsedebilir miyiz?

Şu bilgileri paylaşmış olalım. İran ham petrolü TÜPRAŞ için biçilmiş kaftan gibidir. Hem üretim tesislerinin yapısı İran ham petrolüne uygundur. Hem de diğerlerine göre ucuzdur. Daha az enerji harcayarak ham petrolü işler. Boru hattı ile gelir.

Kuruluşunu ve yatırımını kendimizin yaptığı bir kuruluşu, Amerikan ortaklı bir şirkete sattık diye, başımızın belada olması çok tirajı komiktir.

Diyelim ki yaptığımız köprüleri Amerika ortaklı bir şirkete sattık yârin ben sizi bu köprüden geçirmem mi diyecek?

TÜPRAŞ’ın özel ellerde olması Et ve Balık Kurumunun özelleştirilmesi benzemez. Evet devlet çorap üretmesin ama enerji güvenliğini sağlaması gerekir. Stratejik kurumlardan muradımız; halkın sağlığı ve can güvenliğini ilgilendiren kuruluşlardır.

ABD anladı ki, Türkiye artık yolunu çizmiş ve Avrasya güzergahında yol almaktadır. Bunu durdurmaya veya Avrasya sürecini parçalama yönelik hiçbir çabadan geri durmayacaktır.Bizim malımız, bizim emeğimiz, bizim tasarruflarımızla yapılmış TÜPRAŞ’ı bize karşı kullanmak isteyen bir ABD ile karşı karşıyayız.

Türk burjuvazisinin Türk halkının çıkarlarından yana olması istenir. Çünkü çıkarlarını bu topraklardan ve bu toprağın insanının emeğinden kazanır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Paris işgal altındayken Fransa’nın uçak yapan tesislerinin Fransız burjuvazisi tarafından nasıl da Almaya çıkarlarına hizmet ettiğini kimse unutmasın.
Ulus devletin varlığı ülke içindeki üretim varlığından oluşur. Üretimin güvenliği halkın güvenliğidir. Stratejik tesisler yeniden kamunun mülkiyetinde olmalıdır.

Bülent Esinoğlu
ulusal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adil Aydın - 4 hafta önce
Devletleştirmeye mecburuz.