banner1199

banner1197

14.10.2019, 21:38

PKK süpürülecek mi temizlenecek mi?

Barış Pınarı hareketi başarıyla ilerliyor. Türk ordusu ABD/İsrail koridorunu parçalıyor. PKK/YPG’li teröristler etkisiz hale getiriliyor. Ancak harekâtın net hedefi konusunda farklı tonlarda açıklamalar geliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan medya yöneticileriyle yapılan toplantıda hedefin, 32 km derinliğinde, 440 km uzunluğundaki “Güvenli bölge” olduğunu bir kez daha vurguladı.

Yani, PKK terör örgütünü 32 km güneye sürmek amaçlanıyor. Böylece terör örgütünün sınırımızdan uzaklaştırılacağı vurgulanıyor.

Peki sonrası ne olacak?

İşte soru burada düğümleniyor. Zira PKK/YPG terör örgütü güneye çekilerek varlığını sürdürebilir.

Cumhurbaşkanı’na o toplantıda bu tehlikeyi sorduk.

Erdoğan’ın PKK’ya karşı Suriye yönetiminin devreye gireceğinin sinyalini verdi.

Erdoğan’ın sorumuza cevabı tam olarak şöyle: Aslında Sayın Trump'ın 20 mil dediği ki 32 kilometreye tekabül eder. Bu yapıldığı takdirde o zaman bizim işimiz kolaylaşır. Ondan sonrası onlara aittir. Rejime aittir. Çünkü rejim kendisi de devreye girmenin hesaplarını yapıyor.”

İşte çözüm burada, TSK’nın harekâtının, Suriye Ordusunun harekâtıyla tamamlanması.

Erdoğan’ın aynı toplantıdaki “Rejim aslında YPG/PYD'yi de savunmuyor. Tam olumsuz onlara karşı, açıklamaları var rejimin” vurgusunu da unutmamak lazım.

Erdoğan iki buçuk saat süren toplantıda Suriye yönetimi ile ilgili olumsuz tek bir ifade kullanmazken, Suriye yönetiminin PKK/YPG’ye karşı tavrına vurgu yaptı.

Suriye yönetimini son günlerde yaptığı açıklamalar belli ki Erdoğan’ın da dikkatini çekmiş.

Nasıl çekmesin ki?

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, 16 Eylül 2019 günü Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne yolladığı mektupta “PKK, YPG, YDP, SDG’nin ABD ve İsrail güdümündeki terör örgütleri” olduğunu bildirdi.

Dahası da var.

Barış Pınarı Harekatı’nın başlamasıyla ABD askerileri çekilince, YPG, Suriye yönetiminin kapısını çaldı. Suriye kapısı ihanete kapalıydı.

Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdad “ayrılıkçı” ve “Washington’ın ajanları” olarak niteliği örgütle görüşmeyi reddetti. Ve Türkiye’ye “düşmanımız ortak” mesajı verircesine  "(YPG/PKK) Kendisini Suriye'ye düşman ABD ve Siyonist güçlerin kucağına attı. YPG/PKK'nın, ABD desteğini almak için ulusal çıkarlardan vazgeçti” açıklaması yaptı.

Bu açıklamalar oldukça anlamlıydı. Çünkü ABD’nin kurmak istediği terör devleti hem Türkiye’yi hedef alıyor, hem de Suriye’yi.

PKK/YPG’yi Türkiye de Suriye de terör örgütü olarak görüyor.

Bu olumlu mesajlar verilirlen ABD ve PKK Şam ile YPG’nin anlaştığı yalanını yaydı. PKK’yı kurtarmak isteyenler bu yalanı büyüttü.  Erdoğan, bu iddiaları “dedi kodu” diyerek yalanladı.  Bu “dedi kodu”nun hedefi çok açık ki Türk Ordusu ile Suriye Ordusu’nun PKK’yı bitirmek üzere yan yana gelmesinin önüne geçmek.

Washington’ın ajanı PKK’yı bitirmek için Türk Ordusu ile Suriye Ordusu neden ortak adım atmasın?

35 yıldır PKK terörüyle mücadele eden Türkiye bölge ülkeleriyle beraber PKK’nın kökünü kazıyacak bir fırsat yakaladı.

Ancak, PKK’yı bitirecek bu adımdaki her gecikme terör örgütüne nefes aldırıyor.

Artık karar verme zamanı!

PKK’yı güneye süpürmekle mi yetineceğiz, yoksa temizleyecek miyiz?

Temizlemeye karar verirsek yol haritamız belli.

Yorumlar (0)
15°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P