Rakibimiz Tayyip Erdoğan


Teoman Alili

Teoman Alili

13 Ekim 2017, 17:44

Bir siyasetçi “ben milliyim” dediğinde ona doğrudan “sen milli değilsin” diyemezsiniz. Deseniz bile karşılığını alamaz, kendi iç çekişmelerinizde tartışıp durursunuz. “Ben milliyim” diyen kişinin icraatları belirleyicidir. Mesela “ ben milliyim” diyerek Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehlikeye atacak, komşularıyla ilişkilerini bozacak söylemler ve eylemler yapılıyorsa “ben milliyim” denilerek “fitne” yapılıyordur. Açıkçası milli politikaların bozulması için “fitne bombası” atılıyordur. Bir ülkenin şehrine göz dikerseniz o ülke size karşı cephe alır. Tam tersini yapıp emperyalizme karşı komşu ülkelerle birlikte şehirlerinizi savunursanız emperyalizm size diş geçiremez. Hele hele “ben milliyim” diyerek Amerikancı program hazırlarsanız ve NATO’culuk yaparsanız kimse kusura bakmasın ama o zaman “gladyonun hizmetçisi” olduğunuzu ilan etmiş olursunuz. Bütün bu tanımlamaların dışında kalanlara da “gayrı milli” diyebiliriz. Mesela bölücü ve yobaz terör örgütleri veya legal uzantıları ile onlara destek veren başka muhalefet partileri “gayrı milli” pozisyonuna yerleşiyor. Zaten onların milli olmak gibi bir derdi yada bir iddiası da yok. Bir başka değişle onlar başkasının kumunda, başkasının düdüğünü çalarak, muhalefetçilik oynayacaklar.
 
BAŞA GÜREŞECEĞİZ
 
Keşke bugün Türkiye’de tam anlamıyla milli rekabet yapılabilecek siyasi partiler olsa. Ben yazıyı yazan kişi olarak “milli” tanımı içine kimleri koyabileceğimi yazayım. Birincisi cumhuriyet değerlerine ve devrimlerine bağlı kalmak. Sonra antiemperyalist olmak, bölge ülkeleriyle dost olmak, birleştirici olmak, gerici ve bölücü hareketlere karşı sert mücadele verebilmek ve ekonomide kendi ayakları üstünde durabilecek üretim ekonomisini yaratabilmek. Şimdi “milli” olma iddiasında olan Tayyip Erdoğan bunlardan bazılarını yapıyor bazılarında ise tam tersi bir tavır takınıyor. Örneğin toprak bütünlüğü, komşularla ortaklık ve ABD emperyalizmine karşı net çıkışlar konusunda milli duruşu gözlemleyebiliriz. Elbette büyük eksiklerle; Suriye’ye düşmanlık yaparak yada İncirlik’i hala ABD güçlerine açık tutarak kesin bir tavırdan bahsedemeyiz. Kemalist Devrim’e karşı tavırlar ise zaten “milli” tanımımıza uymuyor. Bu durumda Tayyip Erdoğan elbette bizim milli cephe tanımımız içinde değil ama kendisi “milliyim” diyor ve açıkçası konuşmalarında bu vurguları yapıyor. Bu durumda keskin soru şu: Tayyip Erdoğan milli olduysa kendisine Mustafa Kemal’in askerleriyiz diyenler ne yapacak? Cevap basit; Tayyip Erdoğan’a kör düşmanlık yapmak yerine milletin milli duruşuna önderlik edip gerçek milli duruşu göstermek durumundayız. Gayrı milliler, fitneciler ve gladyo hizmetkarları zaten rakibimiz değil ve milli değiller. Biz milliyim diyen kitleye ulaşacağız ve rakibimizi baştan belli edeceğiz. Bu durumda Tayyip Erdoğan bizim düşmanımız değil rakibimiz. Diğerleri düşmanımız mı? Elbette hayır ama boy başka. Biz başa güreşelim, *tozkoparan" olmak isteyen kumda oynasın.
 
*Yağlı güreşte en alt boy


Teoman Alili
ulusal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.