banner1199

banner1197

banner1203

26.03.2019, 00:19

Sadakanın ekonomisi olmaz!

Viyana’da 1886 yılında doğan bir çocuğun zekâsı ve üretkenliğini dünya ancak 1980 yılından sonra anlayabilecekti. Karl Polanyi 1908 yılında felsefe doktorasını tamamladıktan sonra 1912 yılında Hukuk fakültesinden mezun oldu.

BİR KİTABIN YANKILARI
Avusturya’da 1930’da faşizmin ayak seslerinin duyulmasından sonra İngiltere’ye göç etti. Orada işçiler üzerinde derin araştırmalar yaptı. Kendisini bütün dünyaya tanıtan “Büyük Dönüşüm” adlı kitabı ile ilgili bütün verileri orada topladı. Daha sonra Kanada’ya yerleşti. Columbia üniversitesinde/ABD profesör unvanı ile dersler verdi. 1964 yılında vefat etti. Büyük Dönüşüm kitabının ilk baskısı 1944 yılında çıktı. Kitap sadece sınırlı bir antropolog çevresinin ilgisini çekti. Fakat 1980 yılından sonra sanki sihirli bir el bu esere dokundu. Küresel düzeyde bir tartışma başladı. Karl Polanyi’nin ismi Karl Marx, Adam Smith gibi devlerle birlikte anılmaya başladı. Kitap, Karl Marx’tan sonra kapitalizmin en büyük eleştirisi olarak kabul ediliyor.

LİBERAL TOPLUM İNORGANİKTİR
Kitap şu cümleyle başlar: “19’uncu yüzyıl uygarlığı çökmüştür.” Özü de şudur: “Makineleşme sonucu insanlar kendi doğaları ile çelişen kalabalıklara dönüşmüştür. Piyasanın ortaya çıkardığı toplum doğal ve organik bir toplum değildir. Bu düzen şeytani bir değirmendir; sürdürülebilir olduğu inancı boş bir hayaldir. Liberal ekonomi, emek, toprak ve sermayenin dönüşümü ile gerçekleştirilen bir siyasi projedir. Bu proje ile toplum dağıtılmış ve ekonominin ihtiyaçlarına göre yeniden bir araya getirilmiştir. Toplumun organik yapısı bozulmuş, toplum inorganik olmuştur. Piyasanın yarattığı toplum, kölelikten kurtulmuş özgür insanları açlıkla terbiye etmektedir!”

İNGİLTERE’DE NE OLDU?
Karl Polayni İngiltere’de yaptığı araştırmalarda sadaka ekonomisinin doğasını da ortaya çıkarmıştır. 19’uncu yüzyılda İngiltere’de açlık yaygınlaşır. Büyük bir ayaklanma ile kapitalizmin yıkılacağı endişesi başlar. İngiliz devleti büyük bir plan yapar. Yoksul aileler tek tek tespit edilir. Kilisenin de içinde olduğu büyük bir yardım örgütlenmesi gerçekleştirilir. Bu projenin başarısı için her kesim iyi niyetli olarak yola çıkmıştır. Ama proje bir yıkımla sonuçlanır. Programı istismar eden iş çevreleri işçi ücretlerini düşürür. Çalışan işçide ciddi motivasyon kayıpları olur. Bütün dengeler alt üst olur. Fakirlik artar. Gelir düzeyindeki adaletsizlik daha da büyür. Ahlaki çöküntü toplumsal bir yara olur. Üretim düşer.

HALKA VERİLEN YANLIŞ MESAJ!
Türkiye, ne yazık ki tüm bu gelişmelerden ders almış gibi gözükmüyor. Meclis’teki siyasi partilerin tamamı popüler vaatlerle halkın karşısına çıkıyor. İşin özeti: “A Partisi ne verirse, iki mislini vereceğim!” Halka sadece aysbergin üstü gösteriliyor. Ülkenin gerçek makroekonomik verileri aysbergin altında kayboluyor. Ayrıca Türk milletine de çok yanlış bir mesaj veriliyor. Sanki bir parti istediği takdirde sınırsız para akıtılabileceği kanaati yaygınlaştırıyor. Böyle bir yaklaşım halkı ekonominin doğasından uzaklaştırıp sadece sadaka üzerine yoğunlaştırıyor. Bu atmosferin ülke geneline yayılması hiçbir özgün ekonomik görüşü olmayan partileri çare haline getiriyor. Bu partilerin değil çare olmak, sorunun asıl kaynağı olduğu gözlerden kaçırılıyor. Halkın ancak bu partilerden kurtulduğu takdirde refah ve mutluluk yoluna girebileceği unutturuluyor. Büyük hayal kırıklıkları, yaşanan onca sıkıntıya rağmen her seçimde aynı partiler temcit pilavı gibi önümüze koyuluyor.

OLMAYAN ŞEYİ DAĞITAMAYIZ!
 Kendimizi kandırmayalım. Ancak olan bir şeyi dağıtabiliriz. Dağıtabilmek için önce kabul edilebilir bir zenginlik yaratmalıyız. Bunun tek yolu ise üretimi artırmaktır. 1980’li yıllardan sonra küresel güçlerin tuzağına düştük. Elimizde ne var ne yok sattık! Üretim tesislerini yok pahasına özelleştirdik. Tarım ve hayvancılıkta büyük mevzi kaybettik. Açtığımız fabrikalarla, yarattığımız istihdamla, büyük tarım stokları ile övüneceğimize “yol” dedik, “köprü” dedik. Kısır bir döngü içine girdik. Devletçe tedbir almadığımız için üretim yapmak verimli olmaktan çıktı. Mevcut üretim girdileri ile büyük bir çoğunluk, “zarar edeceğim endişesi” ile üretimden kaçıyor. Böyle bir durum zaten kırılgan olan ekonomik yapıyı daha da hassas bir konuma düşürecektir. Ayrıca ülke insanının sağlıklı bir şekilde beslenmesi de artık bir sorun sahasıdır.
Meclis’teki partiler tüm bu olumsuz ekonomik koşullara rağmen aynı plağı çalmaya devam ediyor. Bu tünelin sonunda bir ışık yok! Aynı plak çaldıkça beka sorunu daha da vahim bir boyut kazanır. Çözümü olan, çıkış yolunu gösterenlerin önünü açmalıyız…


Amiral Soner Polat
ulusal.com.tr
Yorumlar (0)
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 44
2. Başakşehir 22 43
3. Galatasaray 22 42
4. Sivasspor 22 42
5. Alanyaspor 22 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 22 20
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 22 42
2. Erzurum BB 22 39
3. Bursaspor 22 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 22 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 22 18
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 22 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 26 54
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 26 41
5. Tottenham 26 40
6. Sheffield United 26 39
7. M. United 26 38
8. Wolverhampton 26 36
9. Everton 26 36
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 26 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 24 29
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Celta de Vigo 24 21
18. Mallorca 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19