Mucize mi tehlike mi? Uzman isimden zayıflama iğneleri hakkında çarpıcı gerçekler!
Maltepe Ersoy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Hacer İnal, son dönemde popülerliği artan "zayıflama iğnesi" tedavisinin diyabet ve karaciğer yağlanmasındaki etkilerine dair önemli bilgiler verdi.
Toplum genelinde hızlı kilo vermek amacıyla sıklıkla tercih edilen ve zayıflama iğnesi adıyla bilinen medikal ürünler tıp dünyasının gündeminde yer almaya devam ediyor. Maltepe Ersoy Hastanesi'nde görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Hacer İnal, söz konusu iğnelerin klinik etkileri, yan etkileri ve kullanım koşulları hakkında uyarılarda bulundu.
Bu iğnelerin Tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması ve kilo kontrolü süreçlerinde umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu belirten uzman hekim, hastaların kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemesi gerektiğine dikkat çekti. İlaçların reçetesiz veya bilinçsiz kullanımına karşı çıkan Dr. İnal, "Mutlaka doktor kontrolünde bu ilaçların kullanılması gerekir" dedi.
SİNDİRİM SİSTEMİNDEKİ İŞLEVİ VE BEKLENEN YAN ETKİLER
Zayıflama iğnelerinin vücut üzerindeki çalışma mekanizmasını ve olası risklerini anlatan İnal, tedavinin sadece bir doktor tarafından başlatılması ve süreç boyunca yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Hastaların tedaviye başladığında yaşayabileceği fiziksel tepkileri detaylandıran uzman isim, "Ancak bunların potansiyel yan etkileri göz önünde bulundurulduğunda, tedavinin bir hekim tarafından başlanması ve izlenmesi önemlidir. Bu ilaçların en önemli yan etkileri bulantı, kusma, kabızlık, şişkinlik olabilir. İlk haftalarda bu şikayetler görülür fakat zaman içerisinde şikayetler azalacaktır. Bu ilaçlar genellikle sindirim sistemindeki GLP-1 ve GIP reseptör agonisti olarak etki ederler. Karaciğer yağlanmasında, kan şekerinin kontrolünde, kan lipidlerinin kontrolünde ve tansiyonun kontrolünde önemli sonuçlar elde edilebilir" ifadelerini kullandı.
İĞNEYİ BIRAKANLARI BEKLEYEN KİLO TEHLİKESİ
İlaç kullanım sürecinin aynı zamanda düzenli kan testleriyle desteklendiğini aktaran Dr. İnal, uygulamanın biçimi ve öncesindeki zorunlu sağlık taramaları hakkında da bilgi verdi. İğne tedavisine uygunluk için safra kesesi, pankreas ve göz gibi farklı bölgelerin tetkik edilmesi gerektiğini belirten İnal, ilacın kalıcı bir mucize yaratmadığını, tedaviyi sonlandıran kişilerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmemesi halinde eski kilolarına dönebileceğini vurgulayarak şunları kaydetti: "İlaçlara başlamadan önce safra kesesinin, pankreasın ve göz muayenesinin tamamlanması gerekir. Uygun olan hastalara başlıyoruz. Haftada bir kez yapılıyor. Subkutan olarak yapılır, yani cilt altına, deri altına hasta kendisi yapabilir bunu. Haftada bir düzenli kullanılır. İlaçlar bırakılınca kilo geri alınabilir. Bu nedenle sağlıklı beslenme alışkanlığına ve fiziksel aktiviteye hastanın ilacı bıraktıktan sonra da devam etmesi gerekir. Klasik anlamda bir bağımlılık yapmaz. Mutlaka doktor kontrolünde bu ilaçların kullanılması gerekir. Sadece zayıflama iğnesi olarak algılanmamalıdır. Metabolik bozuklukları düzelten bir tedavi olarak düşünülmelidir."
Kaynak: İhlas Haber Ajansı
BİM'den Salı gününe özel dev indirim! O ürünlerin fiyatları dibe vuracakMarket
MHP lideri Bahçeli'den Yeni Parti açıklaması: "Ayrılığı düşmanlığa dönüştürmek Türk siyasetine zarar verir"Gündem